Sahravi halkı Fas’la yapılan barış anlaşması altında güvenceye alınan özerklik referandumunun yapılmasını bekliyor
Batı Sahra: “Kimse Bize Özgürlüğümüzü Vermeyecek”
(Ryan Mallett ve Outtrim Laura Gilbie’nin Green Left’de yayınlanan 11 Mart 2012 tarihli yazısından bir bölüm)
Yirmi yıllık siyasal bir tıkanıklık döneminden sonra Afrika’nın en eski mülteci nüfusu BM vekalatindeki barış müzakerelerine olan inancını kaybediyor.
Sahravi gazeteci Embarka Elmehdi Said, “Kimse bize özgürlüğümüzü vermeyecek” diyor. Said, 1970’lerde İspanya’dan bağımsızlaşmasından beri Batı Sahra’yı etkileyen krize barışçı bir çözüm için çok az bir umut ışığı görüyor.
Ailesi Fas’ın 1975’te Batı Sahra’yı işgalinden kaçtığında bir çocuk olan Said, hayatının büyük kısmını Batı Sahra-Cezayir sınırındaki Polisairo yönetiminde bulunan mülteci kamplarında geçirdi. Biri üç diğeri oniki yaşında olan iki oğlunun da bütün hayatları bu kamplarda geçti.
Said, eğer ciddi bir değişiklik ortaya çıkmazsa, çocuklarının kalan tüm hayatlarını mülteci olarak geçireceğinden korkuyor: “Çocuklarım sonsuza dek bu boş çöl arazisinde kalacak.” Polisario’nun Fas’a karşı mücadeleye dönmesi gerektiğine, aksi taktirde gelecek Sahravi kuşakları kamplarda yoksulluğa terk edeceğine inanıyor. Said bu görüşünde yalnız değil. Son iki yıl içinde mülteci kamplarındaki genel fikir keskin biçimde değişti; çünkü Sahraviler hız kesen BM liderliğindeki müzakerelere olan inançlarını yitirmiş durumda. 1991’de BM aracılığındaki ateşkes yürürlüğe girdiğinden beri Sahravi halkı Fas’la yapılan barış anlaşması altında güvenceye alınan özerklik referandumunun yapılmasını bekliyor.
Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandum Misyonu (MINURSO) vekaleti, büyük ölçüde Faslı makamların müdahalesi ve uluslararası ilgisizlik nedeniyle 39 defa uzatıldı. İlerleme kaydetmedeki başarısızlığı nedeniyle Misyon artan eleştirilere maruz kaldı.
Polisario müzakere ekibiyle birlikte çalışmış olan Radhi Bachir de BM “misyonunun başarısız kaldığına” inanıyor. Bu genel hayal kırıklığına rağmen Polisario yine de barış görüşmelerine destek vermeye devam etmekte.
Bachir’e göre “Fas ateşkes yaptı ama referandumu gerçekleştirmeyi istemiyor. Hâlâ müzakere yapıyoruz ama politik irade ve ufukta bir değişiklik emaresi yok.”
Bu birçok Sahravi için artık apaçık bir gerçek ve Bachir son başarısız MINURSO girişimi olan Baker Planı’yla “satıldıkları”nı söylüyor.
Sahravi Gazeteci ve Yazarlar Sendikası genel sekreteri Malainin Lakhal; “Zamana karşı yarışıyoruz, insanlar bıkkın ama Güvenlik Konseyi’nde siyasal irade yok. Eğer Sahraviler’in BM’ye verdiği destek işe yaramazsa ne yapmamız gerek?” diye soruyor. Durum, 2010 sonunda Fas işgali altındaki Laayoune yakınlarındaki Gdeim Izik protesto kampının zorla kaldırılması sonrasında neredeyse bir kırılma noktasına geldi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 26 Kasım tarihli raporunda, Fas güvenlik kuvvetlerinin etnik Sahravi yurttaşlara aşırı güç kullanarak misillemeye kalkıştığı belirtiliyor. Gdeim Izik’teki felaketler arasında, protesto kampının yakınında bir yaşındaki Neyam Elgarhi’nin Fas güvenlik kuvvetleri tarafından açılan ateş sonucu vurulması da vardı.
O zamandan beri BM müzakerelerine olan destek ciddi ölçüde azalmış durumda.
sol küre