Puşi davasına protesto

Tek kanıt olarak puşi takmak gösterilen Cihan Kırmızıgül'ü örgüt üyeliğinden yargılayan bir anlayış

GENÇLİK
Cumartesi, 12 Mayıs 2012 (14 yıl 3 hafta önce)

Cihan Kırmızıgül yalnız değil!

Son dönemde artan tutuklama terörü, uzun süreli tutukluluk ve yargılama süreçleri, artan faşist baskılar gençliği, puşi taktığı için 11 yıl 3 ay hapis cezası alan Cihan Kırmızıgül için binlerce genci sokağa döktü.

Kamuoyunda “puşi davası” olarak bilinen, Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Cihan Kırmızıgül'ün yargılandığı davanın 10. duruşması bugün Çağlayan İstanbul Adalet Sarayı'ndaki 14. Özel Yetkili Mahkemesi'nde görüldü. Cihan Kırmızıgül 2010 yılında Kağıthane'de bir markete düzenlenen molotoflu saldırıya katıldığı iddiasıyla tutuklanmıştı. 25 aylık yargılanma süresini tutuklu geçirdi. Özgürlüğünden mahrum bırakıldı.

Kırmızıgül'ün yargılandığı davada tek kanıt puşi takmak olarak gösterildi. Yargılanma sürecinde fazlasıyla çelişkinin ardarda yaşandığı dava sürecinde, Kırmızıgül'ün serbest bırakılması, 45 yıllık hapis cezasıyla yargılanması, tutukluluğu için neden kalmadığı gerekçesiyle serbest bırakılan Kırmızıgül bugün yine aynı mahkeme tarafından puşinin terör eylemlerinde kullanılan bir bez parçası olduğu iddiasıyla 11 yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı.

Sonuçlanan dava sonrası tutuklanan Cihan Kırmızıgül, tutuklu yargılanan 600 öğrenci, 1 Mayıs sonrası ve öncesi Kürtlere yapılan operasyonlar ve Halk cephesine yönelik Türkiye çapında operasyonlara dur demek, tutsaklara özgürlük şiarıyla bir eylem örgütlendi. Taksim tramvay durağında saat 19.30'da toplanan yaklaşık 2 bin kişilik eylem, Galatasaray Lisesi'nin önüne gelindiğinde 5 bini buldu.

Tutuklu öğrencilerle dayanışma inisiyatifinin başlattığı “Öğrencime Dokunma!” kampanyası sloganıyla örgütlenen eylem, öğrencilerin dışında öğretim görevlilerinin de katılımıyla gerçekleştirildi.



Yürüyüş sırasında dikkat çeken sloganlar; “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!”, “İçerde dışarda hücreleri parçala!”, “Faşizme karşı omuz omuz omuza!”, “Cihan'a beraat puşiye özgürlük!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Biz de taktık puşi bizi de alın memleketi kurtarın!” oldu. Kitle yürüyüş sırasında, beş dakikalık oturma eylemi yaptı. Bu sırada eylemin içeriğini vurgulayan sloganlar atıldı. Kitleye sokakta yürüyen birçok kişi alkış ve zılgıtlarla destek verirken, yürüyüşe katılıp basın açıklamasını sonuna kadar bekleyen bir duyarlılık da oluşturdu.

Öğrencilerin son dönemde sokağa çıkmalarındaki en büyük etken düşünce özgürlüğünün olmadığı, ağzını açtığında soruşturma yeme ya da tutuklanma sebebi olmasından duydukları kin eyleme yansıdı. Yürüyüş boyunca sloganlar hiç susmadı.

Galatasaray Lisesi'nin önüne gelindiğinde basın açıklamasını, “Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnsiyatifi” adına Galatasaray Üniversitesi Araştırma Görevlisi Mehmet Karlı okudu. Basın açıklamasında şunlara değinildi:

Bu dava Kürt kimliğini yargılayan bir davadır. Bu davanın görüldüğü mahkeme, Hrant Dink cinayeti için örgüt bulamazken, Cihan'ı örgüt üyeliğinden yargılayan bir anlayışın yuvasıdır. Bugün mahkum edilmeye çalışılan aynı zamanda özgürlük mücadelesidir. Bizler özgürlük için mücadeleye devam edeceğiz. Sadece Cihan için değil, bütün tutuklu öğrencilerle, bu baskı politikasının hedefi olan herkesle dayanışma için yürüyüşlerimize devam edeceğiz.

Bu yolda önümüze çıkanlar oluyor;
Onlar puşi delil diyor, biz puşi kimliktir diyoruz.
Onlar 11 sene üç ay mahkumiyet diyor, biz yıkılsın hücreler, tüm tutsaklara özgürlük diyoruz.
Onlar korkun sinin susun diyor, biz susmayacağız, sinmeyeceğiz, korkmayacağız diyoruz!
İnadına özgürlük, inadına adalet, inadına hakikat istiyoruz!
Basın açıklamasının ardında “Milyonlar Adalet İstiyor İnsiyatifi” adına Alp Altınöz bir destek konuşması yaptı. O da konuşmasında söyledi: “Terörle Mücadele Yasası (TMY) varolduğu sürece, Özel Yetkili Mahkemeler (ÖYM) var olduğu sürece... öğrenciler kampüste değil hapiste olacaktır. O yüzden 'TMY çöpe' diyoruz. Burada yakılan ışık mücadelemizi aydınlatıyor, sloganlarımızda haykırdığımız gibi AKP'den hesabı gençlik soracak!

Kitleselliği ve canlılığıyla göz dolduran gençlik eylemleri devam edecek.