Pazartesi, 21 Mayıs 2012 (14 yıl 5 ay önce)
YAŞANACAK DÜNYA
Bir gün önce yapılan forum konularının kısaca aktarılmasının ardından, grev kırıcılarını etkisizleştirdikten sonra ancak 3. gün konferansa katılabilen 6 ayı aşkın bir süredir grevde olan Yunanistan çelik işçilerinin kürsüye gelmesiyle coşku doruğa çıktı. Çelik işçileri “Yaşasın enternasyonal dayanışma!” sloganlarıyla karşılandı.
Konferansa iki grev sözcüsü katıldı. Grev sözcüsü Panagiotis Katsaros konuşmasında şunları söyledi:
202 gündür grev yapan çelik işçilerinin içinden geliyoruz. Tüm çelik işçilerinin selamlarını getirdik. Greve başladığımız ilk günkü gibi kararlıyız. Tekel yöneticilerine, hükümete, sendika içinde bizi desteklemeyenlere karşı mücadele ediyoruz. Yani kısaca bize karşı olanlara karşı mücadele ediyoruz. Birliğimizi korumaya çalışıyoruz. Grev kırıcılarını safdışı ettik. Eylemimizi kırdırmadık. Geçen hafta çok sert bir kavga yaşadık. Grev kırıcılarını sürekli getirmeye çalıştı patron. Ama bizim birliğimiz ve net duruşumuz grev kırıcılarını kırdı geçti. Kapitalizmi yıkıncaya kadar mücadelemiz devam edecek ve ancak o zaman kazanırız. Mücadelemiz sadece Yunanistan işçilerinin kavgası değil uluslararası bir kavgadır. Spartalıların dediği gibi, 'Ya hepimiz ya hiçbirimiz' diyoruz!
Ardından sözü diğer grev sözcüsü
Sofiya aldı:
Grev öncesine kadar bir ev kadınıydım. Ama şimdi grev sözcüsüyüm. 7 ay önce işletme dairesinin bize yaptığı teklif yaşamımızı sürdürmemiz için dahi koşulu olmayan bir teklifti. Biz yoksuluz bunun altından nasıl kalkabilirdik. Bunun kabul etmedik ve greve çıkma kararı alındı. İlk haftalarda dayanışmalar gelmeye başladı ve 202 gün oldu ve halen bu dayanışmalar devam ediyor. Bu dayanışmalar sayesinde güç alıyoruz. Biz çelikte çalışan kadınlar erkeklerimizin yanında bilinçli durduk. Çocuklarımızın geleceği için bunu doğru bulduk. Erkeklerle birlikte işçi sınıfının bir parçasıyız. Ancak bizim içinde bulunduğumuz bir mücadele kazanılır. Dünyayı üreten ve örgütleyen biziz. Bu kavganında parçası olmak zorundaydık ve olduk.
Öğleden sonra otomotiv tekellerinde çalışan işçilerin forumları yapıldı.
GM/Opel/PSA,
Daimler/Renault,
VW,
BMW,
Ford çalışanları forumları farklı odalarda yapıldı. Biz Türkiye delegesi olan ve bu kurultaya katılamayan
Devrimci Proletarya/Devrimci Sendikal Birlik aktivistinin sunumunu Ford atölyesine sunduk.
Ford forumuna,
Almanya,
Rusya,
Venezüella,
İspanya,
Fransa ve
Türkiye (Türkiye adına Devrimci Proletarya) Ford’da çalışan işçiler katıldılar. Önce dünya genelinde Ford işçileri ve Ford tekeline ilişkin kısa bir sunum yapıldı. Özellikle uluslararası Ford işçilerinin dünya çapındaki dayanışmaları konuşuldu.
Petersburg Ford öncü işçilerinin devlet tarafından şiddete uğramalarına,
Köln Ford işçilerinin onlarla dayanışmada bulunmasına değinildi. Köln’de yeni saldırı hamlesi
ERA’ya karşı (Bireysel Toplusözleşme)
Amerika Ford işçilerinin dayanışma mektubu gönderdikleri açıklandı. Fransa’daki greve
İspanya Ford işçilerinin grevi ziyaret ederek destek verdikleri açıklandı. Foruma katılan delegeler kısa kısa çalıştıkları alanlarda yaşadıkları zorluklara ve verdikleri mücadelelere değindiler.
İspanya: Resmen 70 yıl geriye gittik ve çalışma koşullarımız çok zorlaştı. Fransa’daki grevcilerin ziyaretine gittiğimizde onlardan çok şeyler öğrendik ve biz de kendi grevimizde o tecrübeleri uygulamaya çalıştık.
Venezüella: Sosyalist Ford Sendikası'na üyeyim. Şu anki konuma gelmek bizim için de kolay olmadı. Herhangi bir sorunumuz olduğunda direkt sendika temsilcisine gidiyoruz ve o hallediyor. 3 yılda bir TİS görüşmeleri yapılıyor. Sizlerin yaşadıkları sorunları biz pek yaşamıyoruz. Fakat yarınımız ne olur? O nedenle sürekli işçilerin uluslararası dayanışmasını önemsiyoruz. Bundan kaynaklı olarak da her türlü dayanışmada varız.
Fransa ve Rusya delegeleri kısaca dayanışmanın güçlü örülmesi gerekliliğine değindiler.
Türkiye: Önce DSB temsilcisinin vize konusunda yaşadığı soruna değinilerek “
Aramızda değil fakat yüreği ve bilinciyle aramızda” denildi. Gelemeyen delegenin yazılı sunumundan bazı bölümler aktarıldı. Türk-İş tarafından işçilerin öz örgütlenmelerinin önünün nasıl kesildiği, işçilerin Birleşik Metal-İş sendikasına geçişleri, bunların da işçi haklarını savunma noktasındaki titreklikleri vurgulanarak alternatif olarak yürütülen çalışmalardan Devrimci Sendikal Birlik çalışmasına gelindi.
Özellikle Ulusal İstihdam Stratejisi'ne karşı sınıfsal mücadele stratejisi bilinciyle hareket etme mücadelesi anlatıldı. Son olarak da “
Kurultay çalışmasının büyütülmesi, her ülkede bürolar açılarak daha da pekiştirilmesi” önerisinde bulunuldu.
Daha sonra söz alan diğer katılımcılar, “
Bu öneri üzerine, birbirimizle mutlaka bağlantı halinde olmamız gerekir. Sadece 2 yılda bir buluşarak birbirimizle dayanışmada bulunamayız” dediler. Organizasyon grubu, güvenlik sorunları doğuracağını söyleyerek öneriden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Sonuç olarak bütün ülkenin delegeleri, “
İletişimimiz kopmamalı, dayanışma içinde olmalıyız, hangi ülkede grev varsa oraya bizzat giderek destek vermeliyiz” kararında birleşti.
Forumdan sonra çeşitli kültürel etkinlikler yapıldı. Katılımcıların bazıları şehir gezisine, bazıları
Güney Korelilerin 2009′daki fabrika işgalini anlatan film gösterisine katıldı. Bir kısım katılımcı ise
Stuttgart 21 eylemlerini anlatan bölüme katıldı.
Akşam saatlerinde, tiyatro ve farklı farklı ulusların söyledikleri şarkılardan oluşan enternasyonal eğlence düzenlendi. Eğlenceden önce her ülkeyi temsilen asılan ülke bayrakları,
Türkiyeli ve
İranlı katılımcıların müdahalesiyle indirildi.