"Dersim’in hiç kimseye, hiç bir burjuva yöneticisine ihtiyacı yoktur, Dersim özerk bir bölge olarak kendi kendisini yönetmesini bilir"
YAŞANACAK DÜNYA
Destekleyici kurumlar arasında Yaşanacak Dünya‘nın da bulunduğu, yirminin üzerinde federasyon, dernek, insiyatifin desteklediği, Demokratik Alevi Konfederasyonu ve Avrupa Dersim İnisiyatifi’nin ortaklaşa organize ettiği 4. Dersim Alevi Kültür Festivali Almanya’nın Frankfurt kentinde gerçekleştirildi.
10 bine yakın kişinin katıldığı festival Frankfurt’taki Rebstockpark alanında gerçekleştirildi. Ferhat Tunç, Abidin Biter, Özlem Özdil, Gurup Munzur ve Avrupa'da kurulan, gençlerden oluşan çeşitli gurupların da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı festivale katıldı.
Festivalde BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, BDP Dersim eski parlementeri Şerafentin Halis, Dersim, Pertek ve Mazgirt ilçe belediye başkanları da birer konuşma yaptı.
Coşku ve sloganların doruğa çıktığı anlardan birisi Selahattin Demirtaş’ın konuşması sırasında yaşandı. Demirtaş "Dersim’in hiç kimseye, hiç bir burjuva yöneticisine ihtiyacı yoktur, Dersim özerk bir bölge olarak kendi kendisini yönetmesini bilir" dedikten sonra "Kürt mücadelesinin halkının özgücüne dayandığı ve bu mücadele önünde hiçbir gücün duramayacağı" vurgusu yaptı. Demirtaş’ın konuşmasının ardından festivalin kültürel programına devam edildi. Festival akşam saatlerinde sona erdi.
Aşağıda Festivali Organize eden, Demokratik Alevi Federasyonu ve Avrupa Dersim İnsiyatifi’nin Dersim’de yaşanan olumsuzlukların da özeleştirisini içeren açıklamasını kısaltarak veriyoruz.
Dersim Halkı’na Birlik ve Ortak Mücadele Çağrımız!
Demokratik Alevi Federasyonu ve Avrupa Dersim İnsiyatifi; 25-26 Mayıs 2012 tarihinde, Frankfurt’ta, Dersim Alevi Kültür Festivali düzenliyor.
Değerli Dersim Halkı…!
Dersimliler, geçmişten dersler çıkararak, ortak ve kalıcı bir çalışma geliştirmek yönünde yeni bir süreç başlatıyorlar. Çalışmaya katılan kurumlar, Dersim toplumunun ortak çıkarlarını esas alan, uzun vadeli, çoğulcu-demokratik ve ilkeli bir çalışma yürütme konusunda fikir birliği içindedirler. Böylesi bir anlayışla sürdürülecek bir çalışma, toplumumuzun birliğini güçlendirecek, onun hak ve özgürlükler mücadelesini daha da ileri taşıyacaktır.
Kuşkusuz ki, bu ortak çalışmaya katılan taraflar arasında ve genel olarak da, Dersim toplumunun farklı kesimleri arasında geçmişte sorunlar yaşanmıştır. Biz farklılıklarımızı görmemezlikten gelmiyoruz. Aksine biz; geçmiş süreci, bütün yönleri ile tartışacağız, yapılan yanlışları, hataları irdeleyeceğiz ve bu sorunların nedenlerini araştırarak aşılması yönünde çaba göstereceğiz. Ancak, geçmişten gelen sorunları geleceğimizin ve toplumumuzun genel çıkarlarının önüne engel olarak koymayacağız.
…….Bizler, Dersim’in sosyo-kültürel ve siyasal dokusuna ve realitesine denk düşen yeni bir anlayışla çalışmaya başlıyoruz. Biz, tüm kesimleri tek tipleştiren veya bir kesimin diğer kesimler üzerinde egemenlik kurmasını doğuran bir ortak çalışma süreci öngörmüyoruz. Farklılığa ve eleştiriye tahammül göstereceğiz ve bu farklılıklarımıza rağmen ortak çalışma yeteneğimizi geliştirecegiz…..
Güncel toplumsal-siyasal koşullar ezilenlerin birliğini zorunlu kılıyor
Demokrasi mücadelesi, prensip olarak; halkın farklı kesimleri arasındaki çelişkilerin barışçıl mücadele yöntemi ile çözümünü ve iktidara karşı ezilenlerin en geniş ittifakını esas alır. Bu prensiplerin hayat bulduğu alanların başında, demokratik kitle örgütleri gelir. Biz de, Avrupa zeminindeki Dersim kurumlarının ortak mücadelesini örgütlerken bu temel prensiplerden hareket ediyoruz. Ancak, çalışmamızın kapsamı ve etkisi sadece Avrupa ile sınırlı değildir.
AKP üzerinden iktidarlaşan siyasal islam, yeni uluslararası koşullar ve Kürt Ulusu’nun haklı mücadelesi karşısında ideolojik ve politik meşrutiyetini yitirmiş olan Kemalizmi, dinsel değerler ve Yeni Osmanlıcılık siyaseti temelinde yeniden üretiyor. Kemalizmin yarattığı sorunları çözme, değişim ve özgürlük vaadiyle Kürtleri, Alevileri, Dersimlileri ve emekçileri oyalayan AKP, Kemalist bürokrasi karşısında ikitidarını sağlamlaştırıp, iktidarın merkezine oturduktan sonra, yarattığı statükoyu savunmaya geçmiş ve bundan sonra muhalefet kesimlerine daha yoğun ve açık olarak saldırmaya başlamıştır.
AKP iktidarı, Kemalizmin yarattığı statükoyu sahiplenmiş ve hatta bu statükoyu Ortadoğu bölgesine doğru yayamaya başlamıştır. Kemalizmin “Tek ulus, tek devlet, tek dil” stratejisininin arka planında “Tek din” ve “Yayılmacılık” eğlimleri her zaman bulunmakla birlikte, uluslararası koşullar ve iç zayıflıklar nedeniyle bu eğlimler öne çıkarılamıyordu. AKP iktidarı ile birlikte bu eğlimler yürütülen stratejinin öncelikleri arasına girdiler. Bu durum, TC’nin karekterini daha da gerici bir niteliğe dönüştürmüştür.
Yayılmacı ve mezhepçi bir siyaset izleyen siyasal islamcı AKP iktidarı, bölgesel hedeflerine ulaşmak için, ülke içinde iktidarını sağlamlaştırmayı zorunlu görmektedir. İzlenen bu siyaset, iktidarı giderek faşist bir karaktere büründürüyor. Kürtler, Aleviler, Dersimliler, Emekçiler ve sol hareket iktidarın bu politikalarına karşı duran temel muhalefet güçleridirler. Bu muhalefet güçlerinin birliği ve ortak mücadelesi siyasal islamcı bir faşizmin önlenmesi için tek güvencedir….
Değerli Dersim Halkı…!
Bizi bir araya getiren ve ortak bir festival organize etmemizi sağlayan eğilim, yukarıda özetlediğimiz bu anlayışa dayanmaktadır. Bu anlayış ve pratik çizgi tutarlılıkla yürütülürse, halkımız içindeki güvensizliğe ve parçalanmışlığa büyük ölçüde son verilecek ve uzun vadeli bir birlikteliğin temelleri atılacaktır. Bu durum, Dersim’i, demokrasi mücadelesinde daha sağlam bir mevziye dönüştürecektir. Bu vesile ile, halkımızı ortak çalışmalarımızın ilk adımı olan Dersim Alevi Kültür Festivali’ne davet ediyoruz. Tüm Dersimlileri ve dostlarımızı mevzimizi güçlendirmeye çağırıyoruz.
17. 05. 2012/Demokratik Alevi Federasyonu Avrupa Dersim İnsiyatifi