AB çatırdıyor mu?

Hani “ulus devletler dönemi bitmişti; çıkarlarının ortaklığından dolayı uluslararası birliklere, hele de bu AB’ye hiçbir şeycik olmazdı”!..

DÜNYA
Perşembe, 7 Haziran 2012 (14 yıl 4 ay önce)

Hani “ulus devletler dönemi bitmişti” ve “çıkarlarının ortaklığından dolayı uluslararası birliklere, hele de bu AB’ye hiçbir şeycik olmazdı”!.. AB emperyalist ülkeleri arasında çatlaklar Brüksel’de yapılan gayrı resmi toplantıdan sonra artık dışarıya taşarak bu savunuyu bir kez daha geçersiz kıldı. Çelişkiler, burjuva basınına “Avrupa korkutuyor” “AB çatırdıyor” manşetleri attıracak düzeyde kızıştı. Bunun birliğin kaçıncı kez su alması, çatırdaması olduğu düşünüldüğünde bugün yarın dağılacak bir oluşum söz konusu değil elbette. Fakat, AB içerisinde güçlü emperyalist ülkelerin, uzun süredir borçlandırdıkları ekonomisi daha zayıf ülkelerden borçlarını koparma arayışlarının, krizin derinliği ölçüsünde artmaması da beklenemezdi.

“Afganistan’dan askerlerin çekilme süresi”, “Yunanistan’ın Euro bölgesinden çıkarılabileceği”, “Euro bölgesinde ortak hazineye geçiş Euorband krizi”, “Bütün ülkelerin aynı oranda faizle kredi alması, euro tahvilleri”… yansıtılan çatışmalı gündemlerden bazılarıdır.

Manipülatif bir söylem dalgalandırılmakta, çatışmalar Fransa cephesinde Sarkozy’den sonra Hollande’ın farklı politikalar izlemesine, Almanya Başbakanı Merkel’le çelişkilerine bağlanmaktadır. Önerilerin bir çoğu Fransa tarafından gelmektedir gelmesine. İtalya, İngiltere, İspanya gibi ülkeler tarafından da desteklenmektedir.

Hollande’ın önerileri gibi yansıyan euro tahvilleri, uluslararası piyasalardan borç bulamayan ya da ancak rekor faizle borçlanabilen Yunanistan ve İspanya gibi ülkelere yeni borçlanma olanakları sunma arayışıdır. Diğer yanıyla AB ülkeleri arasında “zayıf halka” niteliği taşıyan ülkelere, yenilerinin eklenmesi durumunda, yaşanacak zincirleme etkiyi kontrol altına almanın yöntemlerindeki farklılıklar çatlakları büyütmektedir.



Hollande, Fransa emperyalizmi cephesinden “Euro Bölgesi’nde bu yıl resesyon tehlikesiyle karşı karşıyayız, Avrupa ekonomilerinde büyüme için çok hızlı adımlar atılması gerekir, Euro tahvilleri de alınabilecek olası önlemlerden biridir” derken, krizde üçüncü aşama denilen yeni bir dalgaya karşı önlemler kapsamında Çin, Rusya, Brezilya gibi ülkelere güven vererek, sıcak para akışının yönünü çekirdek Avrupa ülkelerine çevirmesini de istiyor.

Almanya Başbakanı Merkel ise, euro bölgesindeki krizin dip noktasıyla karşı karşıya olan “Portekiz, İspanya, İtalya ve İrlanda’nın Yunanistan’ın yolundan gitmeleri durumunda, aynı politikaların da bu ülkelere dikte ettirileceğini” çok açık bir şekilde dile getiriyor. Hatta Yunanistan’ın gözden çıkarılabileceği ve bunun hazırlıklarına da başlandığı söylenmektedir. ABD Merkez Bankası Başkanı James Bullard, “Ben Yunanistan’ın süreç uygun şekilde yönetilirse Avrupa ve ABD’de çok fazla hasara neden olmadan çıkabileceğini düşünüyorum” dedi.

Bütün çelişki ve çatlaklar, emperyalist kapitalizmin boylu boyunca krizinde, “Süreci düzgün ve hasarsız yönetmenin” imkansız hale gelmesinden çıkmıyor mu zaten?..

[Alınteri'nin 25. sayısından alınmıştır]