Perşembe, 21 Haziran 2012 (14 yıl 4 ay önce)
YAŞANACAK DÜNYA
Alman emperyalizmi ordusunu yeniliyor!
Alman emperyalist ordusu yeniden yapılandırma sürecinden geçiriliyor.
Savunma Bakanı Thomas de Maiziere “
Tamamen değişen güvenlik politikaları karşısında ordunun yenilenmesi artık bir zorunluluk; yeni bir yön belirlemek, güvenlik politikalarının değişen dünya ile bağ kurabilmesi için bir gerekliliktir” diyor.
Geçtiğimiz günlerde muhalefetin itirazına rağmen Alman Parlamentosu’nda kabul edilen yasal düzenlemenin 2019 yılına kadar hayata geçirilmesi planlanıyor. Muhalefet partilerinin eleştirilerini Savunma Bakanı Thomas de Maiziere, “
ülke savunmasının daha önemli olduğunu ve farklı görev senaryolarına hazırlıklı olmaları gerektiğini” söyleyerek yanıtlıyor.
Farklı görevlerin esas olarak nelerden oluştuğu ise, Maiziere’nin “
Alman ordusunun bugün ülke ve birliğinin savunmasından öte dünyanın başka yerlerindeki krizlerle mücadelede görev alma ihtimali daha fazla” şeklindeki vurgularından anlaşılıyor!
Küresel krizin tehditkar boyutları ve buna karşı sınıf mücadelesini keskinleştirecek dinamiklerin çoğalması, bu arada derinleşip griftleşen emperyalist-kapitalist rekabet koşulları; tüm bunlara bağlı olarak ilerleyecek olan gerek küresel gerekse tek tek (Ortadoğu başa olmak üzere) bölgelerde emperyalist reorganizasyon süreçleri; bunların içerisinden uç veren ve emperyalist politik-askeri-diplomatik müdahalerle içiçe geçmiş iç savaş manzaraları…

Bu tablonun içerisinde Alman mali sermayesi küresel çaptaki emperyal-politik etkisini bir üst düzeye taşımak için sadece ekonomik gücüne ya da kurduğu mali egemenlik ilişkilerine dayanarak yol alamayabileceğinin farkında. Bu nedenle politik-askeri donanımını buna uygun hale getirmeye çalışıyor. Kuşkusuz bu yeni bir gelişme değil. Hatta ‘90‘larda Balkanlar‘a çok yönlü emperyalist müdahaleler esnasında Alman tekelci devleti bölgeye askeri müdahale denemesinde bulunmuş ve büyük ölçüde çuvallamıştı.
Alman Ordusu'nu daha küçük, daha profesyonel ve daha esnek birliklerden oluşturmak şeklindeki stratejik çabalar son yıllarda yoğunlaşmış durumda. Alman Bakan, “
yapı kutusu prensibini” temel aldıklarını, Afganistan ya da Afrika Boynuzu‘ndaki gibi emperyalist operasyonlarda profesyonel birliklerin birbirini kombine edeceğini kaydetti. Buna göre, hangi birlikte ne eksikse o konuda yetenekli olan birlik açığı kapatacak.
Tank, savaş uçağı ya da mühimmat gibi askerî malzemelere bundan sonra nasıl yatırım yapılacağı üzerinde çalışmalar da sürüyor.
Alman emperyalist ordusu halen 32 milyar euroluk bütçesinin dörtte birini bu tür yatırımlara harcıyor.
Alman Ordusu'ndaki yeniden yapılanma süreci, geçen yıl zorunlu askerliğin kaldırılarak profesyonel ve gönüllü askerliğe geçilmesiyle başlamıştı. Ardından ordunun altyapı sistemleri, personel sayısı ve yatırımları da gözden geçirildi ve sürecin ikinci aşamasında yeni kararlar alındı. Buna göre,
31 kışla kapatılacak, sivil ve askerî personel sayısında indirime gidilecek. 250 bin kişilik ordu, 170 bin kişiye düşecek; gönüllülerin sayısı 15 bine indirilecek, sivil personel sayısı da 55 binden 20 bine gerileyecek.
Alman emperyalizmi mali saldırganlığını askeri saldırganlıkla bütünleştirmenin peşinde. Bu ise militarizmin ve Alman şovenizminin daha da güçlendirileceği anlamına geliyor.
Önümüzdeki dönemde halihazırda Alman devletinin dolaylı-dolaysız desteğini alan sivil-resmi Nazizmin faşist saldırganlığının artışına tanık olacağız. Bu noktada ırkçılığa karşı mücadele refleksinin diri tutulması önem kazanacaktır. Emperyalist saldırganlık karşısında tüm dünya halklarının enternasyonalist dayanışmasını örmenin de!..
Kaynak:
Deutsche Welle’den yararlanılmıştır