Şimdi cesaret zamanı diyen öğrencilerin yönetimi ve kararları esas olandı
Anadolu Üniversitesi hazırlık öğrencilerinin yıllardır biriken öfkesi önce direnişle, ardından 22 Haziran günü gerçekleştirilen rektörlük işgaliyle doğru hedefe yöneldi.
Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu'nda okuyan hazırlık öğrencileri, YÖK ve Rektörlüğün akılalmaz uygulamalarına ve hazırlığı geçilemez hale getirmelerine direniş ve işgal ile cevap verdi.
Yabancı Diller Yüksekokulu'nda sınavların zorluğu, ezberci eğitim sistemi, fahiş fiyatlarla zorla aldırılan ve içindeki şifreyle girilen internet üzerinden yüzde 15 puanlama yapılan kitaplar, yönetimin öğrenci düşmanlığı, 2 sene boyunca hazırlığın geçilememesi durumunda bölüme de geçilememesi ve sistemi savunan öğretmenlerin bütün çabalarıyla hazırlığın geçilememesi yıllardır öğrencilerin öfkesini damla damla arttırıyordu.
O öfke Haziran başında patlayarak rektörlüğün önüne kurulan çadırlara direnişe ve ardından 22 Haziran günü gerçekleştirilen rektörlük işgaline dönüşerek yerini buldu.
Espark önünden rektörlüğe yolu kapatarak 22 Haziran Cuma günü saat 16.00'da yürüyen yaklaşık bin öğrenci sloganlarla öfkelerini dile getirdiler.

Rektörlüğün önüne gelindiğinde Rektör Davut Aydın'ı görmek isteyen öğrencilere eylem sırasında içeride bulunmasına rağmen, "Davut Aydın burada yok" şeklinde yalan söylendi. Ardından kapıları zorlayan ve rahatlıkla rektörlüğü işgale başlayan kitle görüşme talep etti.
Aralarında biz DPG okurlarının da bulunduğu kitleye rektör yardımcıları seslendi. Üç öğrenci temsilcisiyle görüşen rektör yardımcıları görüşmeleri boyunca kitlenin sloganlarını rektörlüğü inleten hareket ve seslerini enselerinde hissettiler.
Temsilcilerle yaptıkları görüşmelerin ardından üst katta kitle önüne çıkan yardımcılar, temsilcilerin talepleri gayet güzel ilettiklerini ve bütün talepleri yerine getirmek için senatoda ellerinden geleni yapacaklarını ancak bu işin bir tarafının da YÖK olduğunu son kararı YÖK'ün vereceğini belirttiler.
Ancak bu konuşmayı bitirir bitirmez gidişleri öğrencilerin öfkesini dindirmeye yetmedi. Konuşmaları soyut bulan öğrenciler sloganlarla yardımcıları tekrar çağırdılar, daha somut bir konuşma ve söz istediler. Tekrar kitle önüne çıkmayı istemese de buna mecbur olan ve bu mecburiyetin yüzlerine bir ekşilik kazandırdığı rektör yardımcıları, kalanları geçirmeye de tamam diyerek daha önceki sözlerini tekrar ettiler.
Ardından öğrenciler talepler somut olarak yerine getirilene kadar direniş çadırlarını kaldırmayacaklarını belirterek rektörlüğü boşalttılar.
Taleplerin söz verildiği gibi yerine getirilip getirilmeyeceği önümüzdeki günlerde açığa çıkacak.
Direnişin ve işgalin ruhu, havası, taktiği ve talepleri ayrı bir yazı konusu olmakla birlikte örgütlü ve militan bir duruş sergileyen, kararlılığıyla bütün baskı mekanizmalarını şoka uğratan hazırlık öğrencilerinin eylemini ne üniversitenin önüne yığılan polisler ve TOMA'lar ne bürokrasi ne de soruşturma ve ceza terörü korkusu durdurabildi.
Şimdi cesaret zamanı diyen öğrencilerin yönetimi ve kararları esas olandı. Böylelikle örgütlü ve militan bir duruşun önüne kapitalizmin yozlaşmış ve tarihin çöplüğünü boylamayı hakeden hiçbir baskı mekanizmasının duramayacağı bir kez daha pratikte kanıtlanmış oldu!
DPG / Eskişehir