387. defa

Cumartesi Anneleri 387. kez Galatasaray Lisesi önünde, kayıplarının faillerinin bulunmasını ve cezalandırılmasını istediler

GÜNCEL
Cumartesi, 25 Ağustos 2012 (14 yıl 2 ay önce)

“Failler belli, kayıplar nerede?” pankartı arkasında toplanan kitle içinden söz alan Mukaddes Coşkun, Abdurrahman Coşkun’un yengesi olduğunu söyleyerek şunları ifade etti;

Biz 17 senedir bayram yaşayamıyoruz. Çünkü 17 senedir biz canımızı arıyoruz.

Başbakan hani biz senin Kürt kardeşlerindik. Biz 17 senedir, kimisi 25 senedir kayıplarını, çocuklarını arıyor.

Biz kayıplarımızın katillerini bulduk, söyledik ama cezalandırılmadı. Hala onlar belediye başkanı, milletvekili oluyor. Ama Tayyip Erdoğan bunları görmüyor.
Mukaddes Coşkun’un konuşmasından sonra Cumartesi insanlarından Nahide Kılıç basın açıklamasını okudu. Okunan basın metninde şu ifadelere yer verildi;
Kürt sorununun özel harp yöntemleriyle çözme politikaları devlet eliyle hukuksuzluk şeklinde devam ederken bugün yine, bu kez 18 yıldır kanayan bir yarayı, bir kaybın hikayesini kamuoyuna taşımak için bir aradayız.

15 Ağustos 1994 günü askerler Diyarbakır Hani İlçesi kırsalında, köylere operasyon düzenledi. Hure’ye giren yüzlerce asker köylüleri meydana topladı ve köyü boşaltmalarını söyledi. Köylülerin eşyalarını, gıda maddelerini almalarına zaman verilmeden evler yakılmaya başlandı. Köylülerin geçim kaynağı olan hayvanlar da silahla tarandı.

Evlerin ateşe verilmesiyle İbrahim Karatay da ailesiyle birlikte köyü terk etmeye hazırlandı. 6 aylık hamile olan eşini, üç küçük çocuğunu da yanına alarak köyden uzaklaşmasını söyledi.
Kendisi de henüz yanmayan evinin bodrumundaki kış için hazırlanmış yiyecekleri yanına almak amacıyla tekrar eve girdi.
Yiyecekleri bahçeye çıkarmaya çalışırken askerler tarafından fark edilerek gözaltına alındı.

Çocuklarıyla birlikte komşu köye sığınan Salime Çakır, eşinden haber alma umuduyla 10 gün bekledikten sonra kayınpederi ile birlikte Hani'ye giderek savcılığa başvurdu. Buradan cevap alamayınca Hani Jandarma Karakolu’na gittiler. Karakol komutanı 'Senin oğlun terörist ama biz onu serbest bıraktık, nerde olduğundan haberimiz yok' dedi.

İbrahim dönmeyince babası tekrar karakola gitti. Karakoldaki yetkililerden biri babasının sağına soluna ateş ederek 'Oğlunu bir daha sorarsan diğer çocuklarını da öldürürüz' tehdidinde bulundu.

Ailenin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. İbrahim Karatay’dan bir daha haber alınamadı.

İbrahim Karatay kaybedildiğinde Tansu Çiller Başbakandı.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı.
Kitle, basın metninin okunmasının ardından 388. kez buluşmak üzere alandan ayrıldı.