Perşembe, 30 Ağustos 2012 (14 yıl 2 ay önce)
6. ayını dolduran İMO Direnişi'nde Cansel Malatyalı'nın işine iadesini görüşmeler yoluyla gerçekleşmesini sağlamak amacıyla aşağıda imzaları bulunan kurumlar İMO yönetimiyle bir görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşmeler sırasında da "devrimci-demokrat" bir kurum olduğunu iddia eden İMO, tavrında hiçbir esneme yapmamış ve görüşme yolunu kapatmış olup görüşmeler sonunda da Türkiye genelinde hem sınıf sendikacılığı yapan sendikalara (KESK, DİSK) hem de odalara (TMMOB), bazı partilere bir yazı gönderip Cansel Malatyalı'nın 6 aydır sürdürdüğü oturma eylemini ve akabinde İMO işgalini kınamalarını istemiştir. Bir emekçinin haksız yere işten atılmasını ve buna karşılık yaptığı haklı eylemini emekten ve emekçiden yana olanlar nasıl olduysa kınadıklarını açıklamışlar ve daha sonrada bu kınamayı kabul etmeyenler Akman ŞİMŞEK gibi kabul etmeyen bir yazıyla tavırlarını belirtmişlerdir.
İMO yönetimi'nin sendikalara, odalara ve partilere Malatyalı'nın eylemini kınamalarını isteyen yazıyı aynen yayınlıyoruz:
15 Ağustos 2012 Çarşamba günü odamız Başkanlığını bir grup ziyaret etmiş ve "İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASINA AÇIK ÇAĞRIMIZ"dır başlıklı metni tarafımıza sunmuş ve metinde yazılan dil sözlü bir şekilde ifade edilmiştir. Bu gruba karşı Odamız görüş ve tutumlarını anlatmaya çalışmış olmasına rağmen ekteki metni tarafımıza sunmakta ısrarcı olunmuştur.
Malumunuz olduğu üzere 1 Ağustos 2012 günü sabah erken saatlerinde binada sadece kapı görevlisi mevcut iken "hak arama mücadelesi" adı altında bir saldırıya uğramış ve yönetim katı tahrip edilerek kullanılamaz hale getirilmiştir. Bu kişilerin saldırılarına yönelik güvenlik kamerası görüntüleri web sayfasında mevcuttur. Ayrıca odamızın yapmış olduğu açıklama ekte yer almaktadır.
Odamızın maruz kaldığı bu saldırıya karşı demokrat kamuoyu ve kurumları hassasiyet göstererek gerekli tepkiyi vermiştir. Başta İMO birimleri TMMOB ve bağlı odaları olmak üzere KESK, DİSK, TTB ve diğer parti, sendika ve derneklere yaptıkları açıklamalar, gösterdikleri dayanışma ziyaretleri nedeniyle teşekkürü borç biliriz.
Ancak baştan sona önyargılı, haksız, mesnetsiz ve tehditkar ifadeler içeren ekteki metin bizi fazlasıyla şaşırtmış ve demokratik mücadele değerleri açısından kaygılandırmıştır. Bu metinde yer alan iddia ve ithamlar elbetteki üyelerimiz ve demokratik kamuoyu nezdinde hakettiği cevabı alacaktır. Hiçbir tehdit 60 yıllık mücadele deneyimini taşıyan ve 85 bin üyenin sorumluluklarını yüklenen yöneticilerini yıldıramayacaktır. Tehdit ve şiddet kültürünün bir parçası olmayacağını düşündüğümüz kurumumuzun da imzası ne yazık ki bize sunulan ekteki metinde yer almaktadır. Böylesi gayrı ciddi bir metinin altına kurumsal olarak imza atmayacağı zannımıza rağmen sizi bilgilendirmek ve teyyidinizi almak ihtiyacını hissediyoruz. Yanıtınızı geciktirmeyeceğinizi umuyor. saygılar sunuyoruz.
İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner YÜZGEÇ
İnşaat Mühendisleri Odası’na açık çağrımızdır!
Biz, aşağıda imzası olan kurumlar; İnşaat Mühendisleri Odası’nda işinden atılan ve işine geri dönmek için başladığı direnişin bugün 178. gününü dolduran Cansel Malatyalı'nın destek talebini görüşmek üzere İHD ( İnsan Hakları Derneği)'nin çağrısıyla 14.08.2012 günü İHD Ankara Şubesi’nde bir araya gelerek aşağıdaki değerlendirmelerde ortaklaşmış bulunuyoruz.
1- İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Cansel Malatyalı'nın iş akdini fesh ederken "performans yetersizliğini" gerekçe göstermektedir. "Performansa dayalı" çalışma sistemini getirirken siyasal iktidara karşı emek ve meslek örgütleri ile birlikte "bu yasa egemenlerin eline emekçileri istediği biçimde cezalandırma olanağı veriyor" diyerek sokağa çıkan İMO' nun bugün bir çalışanını "performans" gerekçesiyle sokağa atması kabul edilemez.
Devlet bile bugüne kadar "performans düşüklüğü" gerekçesiyle emekçilerin iş akdini feshetmeye cesaret edememiştir. Ancak "performansı düşük" personelin ücretinde artış yapmayarak cezalandırma yoluna gidebilmektedir.
İMO yönetimi emekçileri sokağa atmak konusunda devletin bile önünde gittiğinin farkında mıdır?
2- Cansel Malatyalı'nın işine geri dönmek için başlattığı ve bugün 178. gününü dolduran direnişi son derece meşru, haklı ve her türlü övgüye layık örnek bir davranıştır.
Emekçiler ve ezilenlerin gaspedilen haklarını elde etmek için basın açıklaması, bildiri, el ilanı, oturma eylemi, pankart asma, hatta işyerine oturup terk etmeme- işgal- vb bütün mücadele yol ve yöntemleri de haklı ve meşrudur.
3- İMO yönetiminin Cansel Malatyalı ve destekçilerinin bu meşru ve haklı mücadele yöntemlerini polis çağırarak, çevik kuvvetle, biber gazı kullanarak dışarı atması, polis şiddetine maruz bırakması hiçbir biçimde kabul edilemez.
4- İMO yönetimi Cansel Malatyalı'nın iş akdini feshettiğinden bu yana İMO için 10'a yakın özel güvenlik görevlisi istihdam etmeye başlamıştır.
Bu tavır emekçilerin hak taleplerini tazyikli suyla, copla, panzerle, zehirli gazla bastırırken emekçilerin talep ettiklerinden fazlası bir bütçeyle ha bire güvenlik görevlisi istihdam eden polisin maaşına zam yapan, biber gazına, panzere vb para aktaran faşizan devlet aygıtının tavrıyla şaşırtıcı bir benzerlik göstermektedir.
10 yıl ÖDP' de çalıştıktan sonra 5 yıl da İMO' da çalışan ve 178 gündür direnen Cansel Malatyalı'nın görev alanı içine giren işleri yapmadığı ya da "düşük performansla çalıştığı" iddiası bize inandırıcı gelmemek ile birlikte bu iddianın bir an olsun doğru olduğunu varsaysak bile bu sadece performans düşüklüğünün Cansel Malatyalı'ya uygulanan mobbinge bağlı olabileceğini kanıtlamaktadır.
Süregelen ve giderek kilitlenen bir kadın emekçinin işine geri dönme talebi etrafında ki bu gelişmelerin devrimci-demokrat olduğunu iddia eden kişi ve grupların yönetimde olduğu İMO'yu ve devrimci-demokrat inşaat mühendislerini de yıprattığını ve üzdüğünü üzülerek izliyoruz.
Bu değerlendirmeler ışığında İMO yönetiminden kendisini ve inşaat mühendisleri camiasını da fazla yıpratmadan hak arayan, işine geri dönme talebi dışında bir talebi olmayan bir kadın emekçiyi de daha fazla mağdur etmeden derhal işe iade etmesini talep ediyoruz.
İMO yönetiminin bu tatsız gelişmeler nedeniyle Cansel Malatyalı şahsında bütün direnen emekçilere ve devrimci-demokrat kamuoyuna da ayrıca bir "özür borcu" olduğunu düşünüyoruz.
Cansel Malatyalı'nın işe iade talebi kabul edilmediği takdirde Cansel Malatyalı işe iade edilinceye kadar her türlü sokak eylemi dahil destek eylem ve etkinliklerine başlayacağımızın da bilinmesini istiyoruz.
Alınteri, EDP, BDSP, Kaldıraç, İHD, EHP, ÇHD, ESM 1 No’lu Şube, TÖP, BDP, SDP, SP, ESP, Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, Yeni Demokratik Sendikal Birlik