Eskişehir Anadolu Üniversitesi hazırlık sınıfı öğrencilerine polis saldırdı
Haklarını arayan ve rektörlük önünde çadır kuran Eskişehir Anadolu Üniversitesi hazırlık sınıfı öğrencilerine polis saldırdı. Otuzdan fazla öğrenci gözaltına alınarak eylemleri bitirilmek istendi.
Anadolu Üniversitesi hazırlık öğrencileri, sınavlarda ve sistemde rekabet ve elemeciliğe, sınıf geçmenin imkansızlaştırılmasına başta olmak üzere, eşitsizliklere ve kendilerini öğrenci değil müşteri olarak gören uygulamalara karşı eyleme geçmişti.
Öğrenim yılının bitmesine yakın rektörlük önüne çadırlar kuran, rektörlüğe girerek taleplerini militanca belirten ve yönetimden taleplerinin yerine getirileceğine dair söz aldıktan sonra eyleme ara veren öğrenciler, şimdi isteklerinin YÖK tarafından geri çevirilmesine karşı tekrar rektörlük önünde toplanmış ve çadırları kurmuştu.
Ancak faşist ve gerici eğitimin doğası gereği haklı eylemleri sıkışıldığı noktada polis terörüyle bitirilmek istendi. Özel güvenlik birimlerinin öğrencileri dağıtamamasının üzerine öğrencilere saldıran polis öğrencileri darp ederek, otuzdan fazla öğrenciyi gözaltına aldı.
Eğitim ve öğretimin tekelci burjuvazi ve sermayenin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirildiği, 4+4+4 gibi çok yönlü saldırıların başlatıldığı, eğitimin her alanına paranın sokulduğu işçi ve emekçi çocuklarının gitgide geriye atılarak küçük burjuvazi ve sermayeye köle olmaya adayların önünün açıldığı dönemde, bir taraftan "Harçlar kaldırıldı" denilerek göz boyanmaya çalışılırken diğer taraftan verilen notun bir kısmının fahiş fiyatlı yabancı kitapların alınabilmesine bağlı olduğu hazırlık sınıfında, isyan edilen öğrenciler işkenceyle gözaltına alınıyor.
Bütün bu kıvrak numaraların altında ise işçi ve emekçi çocuklarına eğitim kapılarının kapatmak ve daha fazla köleleştirmek yatıyor. Bir yandan da eğitimi tamamen burjuvazinin hegemonyası altına alarak eğitim ve öğretimi kanemici tekellerin köle pazarları haline getirmek. Böylelikle amaçlanan hem ekonomik hem de politik açıdan tekelci sermayeyi daha fazla semirterek kapitalist barbarlık yarışında bir adım daha ileri gitmek ve emperyalizmin taşeronluğu rolünü daha layıkıyla oynayabilmek.
Unutmamak gerekir ki "Harçları kaldırdım" diyerek göz boyamaya çalışan da en demokratik talepleri için rektörlük önüne gelen öğrencilere saldıran da onlardır.
İşçi ve emekçilerin başta olmak üzere tüm insanlığın kurtuluşunu, sosyalizmi savunan öğrenciler için alınabilecek en nitelikli eğitim, üniversitelerde, sokaklarda, işçi sınıfının, emekçi kitlelerin yanında yürütülecek hak arama mücadelesi ve dövüştür. Örgütlü bir mücadele ile kapitalizm koşullarında git gide daha fazla para karşılığı verilen bütün eğitim kırıntılarını örgütlülüğün başarısı için bir araç haline dönüştürmek ve sosyalizmi ete kemiğe büründürmek için harcanmalıdır bütün çaba.
Yoksa yanı başımızda, bize, Kürt ulusuna, Ortadoğu halklarına yapılan dizginsiz saldırılar, kardeş halkları birbirine kırdırma planları, işçi ve emekçilere daha fazla baskı daha fazla sömürü, öğrencilere gözaltı ve polis terörü kendiliğinden sona ermez. Aksine boyun eğdikçe tepemize inecek kırbacın darbesi sertleşir. Utanmazlaşır.
Gençlik olarak tek yol örgütlü koskoca bir yumrukla o kırbacı kavrayıp ucundaki barbarları fırlatmak ve sosyalizmi haykırmak. Parasız, bilimsel, anadilde bir eğitim, Kürt ulusunun özgürlüğü, işçi ve emekçierin özgürlüğü, üretim araçlarının ve bilimin tüm toplum yararına kullanılması ve iktidar bilinci bu yoldan geçiyor. Bütün saldırılara karşı hücum ruhunu kuşanma vakti!
Emperyalizme savaş! Halklara barış!
Kürt ulusuna özgürlük!
Parasız, bilimsel, anadilde eğitim!
Yaşasın devrim ve sosyalizm!
Devrimci Proleter Gençlik