Eylül buluşması...

12 Eylül fırtınasının esip gürlediği yılardı... “Koskoca” ağaçları bile eğip büktüğü, yerinden söktüğü yıllar..

GÜNCEL
Cumartesi, 8 Eylül 2012 (14 yıl 2 ay önce)

Selma Aybal: Komünist onurun gencecik savaşçısı


12 Eylül fırtınasının esip gürlediği yılardı...
“Koskoca” ağaçları bile eğip büktüğü, yerinden söktüğü yıllar...
Gencecik Selma, dal gibi bir fidandı ondokuzunda...
Ama istekle tutundu devrimci toprağa, fırtınaya göğüs gerdi.

Henüz çok genç bir devrimciyken faşizme tutsak düştü. 12 Eylül karanlığı o cezaevindeyken çöktü bu topraklara. Tahliye edildiğinde, dizginsiz bir faşist terör ve baskının yanı sıra tasfiyeci korkaklık ve kavga kaçaklığı kol geziyordu. O gencecik devrimci, tasfiyeciler gibi örgütten ve örgütlü mücadeleden uzak durmayı, günün devrimci görevlerine yan çizerek arazi olmayı aklından bile geçirmedi. Tersine, yenen darbeler nedeniyle Ankara'da eski bağlantı kanalları üzerinden ulaşamadığı örgütü aramaya koyuldu

Hakkında verilen ifadeler nedeniyle devlet fellik fellik onu, Selma örgütü arıyordu. Gidecek yeri, parası yoktu. Ne yaptı etti borç para buldu. Onunla bağ kurabilmek için İstanbul'un yolunu tuttu. Buluştular. Tam bir gönüllülükle gencecik yaşamını sunuyordu: “Nerede, hangi iş olursa olsun...” diyordu.

Adana'ya gidecekti. Örgütün baskı işlerini yapmak üzere bir ev tuttular. Makineleri taşıdılar, tezgahı kurdular. Bir süre sonra Adil Özbek köpeği İstanbul'da yakalandı. Derin bir çürüme içerisinde olduğu bilinen bu kişiliksiz yaratığın çözülme olasılığı vardı. Uzanabileceği yerlerin hızla boşaltılmasına girişildi. Gece yakalanan hainin İstanbul'da kaldığı eve 12 saat sonra gelen polis orada tek bir çöp dahi ele geçiremezken, günler sonra gittiği Adana'daki baskı evinde yanındaki yoldaşıyla birlikte onu hala parça parça ev boşaltmaya çalışırken buldu...

Önce baskı makineleri ve malzemeler çıkarıldı; sonra silahlar. Hain ve polisler evi bastıklarında, biraz önce çıktıklarını öğrendiler komşulardan. Faşistler ve köpekleri buradan eliboş dönmenin öfkesiyle koyuldular yola. Şans onlardan yanaydı, trafiğin yavaşladğı bir sırada, Selma'ların yandaki dolmuşta olduğunu farketti hain. Komünistlere olan kinini bir kez daha kustu orada. Arabadan inip kaçmaya çalışan Selma'yı tanıdılar. Ateş açtılar, yaralandı ve düştü...

İşkenceye çektiler; silah dediler, baskı dediler, örgüt dediler. Dal gibi fidan bu kasırgaya da direndi. “TİKB, TİKB...” diye tekrarladı içinden. Son nefesini verirken söylediği gibi, gencecik alnına ve örgütüne leke düşürmedi.

Tarih 8 Eylül 1981'di.

***

Vedat Çataltepe: Antifaşist mücadelede bir komünist


9 Eylül 1979'da Vedat Çataltepe Adana'nın Kiremithane semtinde sivil faşistler tarafından katledildi.

Toprağa düştüğünde henüz 17 yaşında bir TİKB sempatizanıydı. Canlılığı, enerisi ve atılganlığıyla antifaşist mücadele içinde sivrildi, faşistlerin hedefi haline geldi. Semt halkının sempati ve saygısını kazanan Vedat, sivil faşistlere karşı mahallede nöbetine giderken katledilmişti. Vedat, Adana'dan faşistleri öbeklendikleri kimi mevzilerden söküp atma mücadelesinde düşen ne ilk ne de son ölümsüzleşen oldu, fakat '80 yılına girildiğinde Adana'da faşistlerin tutunacağı ne bir okul ne bir semt ne de bir fabrika kalmıştı.

Yoldaşları Vedat için görkemli bir cenaze töreni yaptılar. Cenaze antifaşist bir kitle gösterisine dönüştü. Silahlı korumalarla 2 bin kişiyi aşkın kişi Kozan yolunu trafiğe keserek Mutlu Mezarlığı'na kadar yürüyüşe geçti. Yol boyunca mahallenin esnafı, şoförü korteje katılarak faşizme öfkelerini haykırdılar. TİKB bayrakları ve pankartlarıyla saatler süren yürüyüşe devletin resmi güçleri saldırma cesaretini bulamadıkları gibi, yanaşamadılar bile... Yürüyüş, mezar başında Ataman yoldaşın yaptığı konuşma ve silahlar havada içirdiği devrim andıyla son buldu.

Vedatlar bugün 33 yaşında!..