Toprakkale'de toplama kampı!

Toprakkale Açık Cezaevi'ndeki 180 tutsağa zorunlu çalışma ve İstiklal Marşı dayatılıyor

GÜNCEL
Salı, 11 Eylül 2012 (14 yıl 1 ay önce)

Kölelik koşullarında çalıştırılan tutsaklara Gülen zulmü


Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan Toprakkale Açık Cezaevi’nin 140 dönüm alanda oluşturulan mobilya-marangoz, mantar yetiştiriciliği, seracılık, sebze-meyve bahçeleri, demir doğrama, bakliyat ve kuruyemiş kavurma ve paketleme tesislerinde 180 tutuklu çalıştırılıyor.

Üretilen ürünler ise, Türkiye genelinde 120 cezaevindeki kantinlere gönderiliyor. Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bilal Asrağ, cezaevinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi’ne başvuruda bulundu. Sürekli sürgün edildiğini aktaran Asrağ, son olarak götürüldüğü Toprakkale Cezaevi'nde daha önce kaldığı cezaevlerindeki durumunu anlatan dosyasında “hak arayan ve insanları idareye karşı örgütleyen bir mahkumdur” diye yazılması nedeniyle cezaevine girişte psikolojik baskıyla karşı karşı kaldığını kaydetti. Asrağ, cezaevine götürüldüğünde insanlıkdışı uygulamalara şaşırdığını ve tutsakların köle gibi çalıştırıldığını vurguladı.

‘Bunları anlatmak zorundayım’
Asrağ, cezaevindeki mahkumların “arkeolojik çalışma” adı altında cezaevi idaresinin bazı firmalarla para karşılığında anlaşması nedeniyle arkeolojik çalışma alanına götürülüp, taş kırdığını söyledi. Asrağ, “Cezaevindeki mahkumlar, taş kırıyorlar ve tarımda çalışıyorlar. Ve bunu da cezaevi idaresi zorunlu kılıyor. ‘Eğer sen buralarda çalışmazsan ve bu uygulamalara boğun eğmezsen seni kapalı cezaevine sürgün ederiz’ diyorlar. Bir nevi tehdit ediyorlar” diye konuştu.

Mobeselerde kayıtlı
Sabah saat 8 içtimasından sonra insanların köle pazarında olduğu gibi dizildiğini ifade eden Asrağ, mahkumların Osmaniye Defterdarlığı’na, Osmaniye Adliyesi’ne, taş kırmaya, tarlaya ve inşaata götürülerek ağır işlerde çalıştırıldığını söyledi. Asrağ, şunları dile getirdi:
Bu insanlara çalışmalarının karşılığı olan ücret dahi ödenmiyor. Göstermelik olarak idarenin yandaşı olan birkaç kişiye ayda 50 ila 60 TL veriliyor, ama geri kalan insanlara ise para verilmiyor. Bu söylediklerimin kanıtı orada bulunan mobese kameralarının kayıtlarıdır. İnsanların nasıl 50 derece sıcağın altında içtima adı altında bir iki saat bırakılıp ve ondan sonra nasıl çalıştırıldıkları mobese kayıtlarında vardır. Devlet isterse, bakan isterse pekala bu kayıtları ortaya çıkarabilir.
Yine istiklal marşı
12 Eylül’de mahkumlara dayatılan İstiklal Marşı’nın kendilerine de dayatıldığını belirten Asrağ, öğretmenler İstiklal Marşı okutup, ülkücülüğü ve Fethullah Gülen’i anlatıyor dedi. Asrağ, “30 Ağustos günü öğretmen bize ülkücülüğü anlattı. Bize Fethullah’ı anlattı. Ve bize orada diyor ki, ‘Yunanistan kahpedir, düşmanımızdır. Irak’ta böyledir, İran da böyledir. PKK bizim düşmanımızdır’ Kürtlere hakaretler yapılıyor. 3 milyon insan vardır, bunların Kürtlükle bu vatanla alakası olmaz dediler” diye konuştu. Cezaevlerinde yaşanan sorunlara ilişkin çok sayıda başvuru aldıklarını açıklayan İHD Adana Şube Başkanı Şahin Kılıç, “Bu konunun takipçisi olacağız” dedi.

Murat Çiftçi - Hamdullah Kesen / Adana -Diha 11.09.2012 Ö.Gündem