Eğitim emekçilerine Diyarbakır'da saldırılması Ankara'da bir basın açıklamasıyla protesto edildi
Eğitim emekçilerinin 4+4+4'e karşı başlattıkları yürüyüşe Diyarbakır kolunda girişilen polis saldırısı Ankara'da protesto edildi. Eğitim emekçileri, bir basın açıklaması yaptılar. Basın açıklamasına, aralarında TTB, TMMOB, KESK, DİSK ve Alınteri'nin de bulunduğu devrimci demokrat kurumlar da destek verdi.
Açıklamayı okuyan KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı TOMBUL konuşmasına, "Bu düzenleme gericileşmenin ve piyasalaşmanın kaynaklarından biri olarak hayata geçirilirken, eğitimin tüm kademeleri sermayenin yeni kar alanlarına dönüştürülmekte, AKP'nin 'dindar nesil' yetiştirme gayesi hızla gerçeğe dönüşmektedir" diyerek başladı.
TOMBUL konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
Eğitimi neredeyse Milli Eğitim Bakanlığı'nın alanından çıkartıp, sermayenin ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın konusu haline getirmeye adeta ant içmiş AKP Hükümeti, 4+4+4 kademeli eğitim düzenlemesini toplumun geniş kesimlerinin bütün itirazlarına rağmen yasalaştırmış, hızla hayata geçirmiştir. Bu dönem içinde ortaya çıkan tüm bilimsel itirazlara ve toplumsal tepkilere ise kulaklarını tıkamış, ortaya çıkan sorunları görmezden gelmiştir.
Buradan bir kez daha kendisine hatırlatıyor ve uyarıyoruz,
Eğitim herkesin eşit ve parasız ulaşabildiği sosyal bir hak olması gerekirken, bugün sadece parası olanın ulaşabileceği bir ayrıcalık haline getirilmekte, eğitimin kamusal niteliği tamamen ortadan
kalkmaktadır.
4+4+4, çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasına neden olacaktır. İlk 4 yılın ardından, 9 yaşında henüz kendi yetenek ve yönelimlerini keşfedemeyecek bir çağda 'mesleki eğitime' yönlendirilecek, erken
yaşta işçileşmeye maruz kalacaklardır.
Demokratik eğitim hakkı yerine ırkçı ve tekçi eğitim anlayışı devam ettirilmekte, anadilde eğitim hakkı yine yok sayılmaktadır. 5 yaşındaki çocuklar zihinsel, fiziksel, sosyal ve psikolojik olarak
ilkokula hazır değillerdir.
Aralarında 1,5-2 yaş farkı olan çocuklarımız aynı sınıflarda eğitim görecek, bu da gelişimlerini olumsuz etkileyecektir.
30'ar kişilik sınıflarda okuması gereken çocuklarımız 70-80 kişilik sınıflarda okumak zorunda kalacaklardır.
'Seçmeli' olarak sunulan din dersleri fiilen zorunlu olacak ve bu dersleri seçmeyen öğrenciler dışlanmaya maruz kalacaklardır. Laik ve bilimsel olması gereken eğitim, bu dayatma sonucu zorunlu hale getirilen din dersleri ile derin bir gericileşmeye maruz kalacaktır. 4+4+4 öğretmenlere sürgün, norm fazlası, hak gaspları demektir. Tayin ve atamalarda öğretmenlerin kazanılmış hakları elinden alınmaktadır.
Veliler yine yüklü bir maliyetin altında kalacak, okulların temizlik, personel, güvenlik ve araç-gereç gibi masraflarına katlanmak zorunda kalacaklardır.
Çocuklar mahallelerindeki okullara gitmek yerine daha uzaktaki okullara servisle gitmek zorunda kalacaklar, küçük yaştaki çocukların güvenliğini tehdit eden bu zorunluluk aynı zamanda ailelere de ilave masraf olarak yansıyacaktır.