12 Eylül Askeri faşist darbesinin 32. yıldönümünde DİSK, KESK, TMMOB tarafından İzmir'de bir yürüyüş gerçekleştirildi
Saat 17.30'da Konak YKM önünde toplanan KESK, DİSK, DİSK-GENEL-İŞ, DİSK-BİRLEŞİK metaL İŞ, TMMOB, HDK, İMECE-DER, TKP, TKP1920, HALKEVLERİ, HKP, ÖDP, ÖĞRENCİ KOLLEKTİFLERİ, SDP, “12 Eylül faşizmi AKP ile sürüyor! Teslim olmayacağız!” pankartı arkasında biraraya geldiler.
"Darbecilerden hesabı devrimciler soracak!","Faşizme karşı omuz omuza!", "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!" sloganlarıyla başlayan yürüyüşe, Konak Meydanı'nda CHP'li İzmir milletvekilleri de katıldı. Milletvekillerinin katılımından sonra HDK bileşenleri yürüyüşten ayrıldı. Büyükşehir Belediyesi önüne gelindiğinde alkışlar ve ıslıklarla AKP Hükümeti'nin Büyükşehir Belediyesi'ne yaptığı operasyon protesto edildi.Yürüyüş boyunca yapılan konuşmalarda 12 Eylül faşizminin AKP Hükümeti'nin uyguladığı politikalarla devam ettiğine vurgu yapıldı.
Gazi Bulvarı'nı trafiğe kapatarak yürüyüşe devam edildi. Yürüyüş İzmir AKP İl önüne kadar sürdü . AKP önünde tüm devrim şehitleri adına yapılan 1 dakikalık saygı duruşunun ardından basın açıklamasına geçildi.
Basın açıklaması, TMMOB İZMİR İL KOORDİNASYONU adına okundu. Açıklamada şunlar vurgulandı:
12 Eylül 1980'de gerçekleştirilen darbenin 32. yılındayız, 32 yıldır meydanlardayız ve sömürü düzenine olan isyanımızı haykırıyoruz.AKP Hükümeti'nin son dönemdeki eğitim politikalarına da değinildi: “12 Eylül darbesinin zihniyeti günümüzde AKP eliyle sürdürülmektedir. Bu yüzden darbeyle gerçek bir hesaplaşma için gerici, piyasacı, emek düşmanı AKP'nin devraldığı bu düzeni ortadan kaldırmaktan başka yol yoktur! Halkımıza reva görülen bu zulüm düzeninin dişlilerinde bir 30 yıl daha ezilmemek için mücadeleyi her alanda büyütmekten başka yolumuz yoktur! 12 Eylül'de katledilen arkadaşlarımıza, yoldaşlarımıza, emekçi halkımıza borcumuz budur.”
12 Eylül darbecileri, halkımızın eşit, özgür, demokratik gelecek umudunu yerlebir etmişti. Kesintisiz baskı düzeni postal sesleri arasında geldi, gitgide kurumsallaştı ve bugün yaşadığımız gerici, piyasacı, antidemokratik devlet düzenini adım adım inşa etti. Kurulan işkence tezgahları, idam sehpaları, fişlemeler, gözaltında ölümler, yargısız infazlar faşizmin en yalın yüzüydü.
Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en büyük hak gasplarına da imza atan AKP, kendisine muhalif olan tüm kesimleri 12 Eylül'cülerin mantığıyla düşmanlaştırdı.12 Eylül'de binlerce sendika yöneticisi, işyeri temsilcisi ve işçi tutuklanmış, işkencelerden geçirilmiş yıllarca cezaevlerinde tutulmuştu.
Bugün de gazeteciler, öğrenciler, aydınlar, sendikacılar, siyasetçiler cezaevlerine dolduruldu. 12 Eylül'de başlayan zorunlu din dersleri, düşünen, sorgulayan, eleştirel nesillerin yetişmesine engel olmak istiyordu. Bugün de AKP iktidarı 4+4+4 ile dindar kuşaklar yaratarak bu projeyi tamamlamaya çalışmaktadır.