ON'ları anıyoruz!

ON'lar, işkenceyle, baskıyla, korku ve tutsaklıkla teslim alınamayan gelecek çığlığımızın taşıyıcılarıydı

GÜNCEL
Çarşamba, 19 Eylül 2012 (14 yıl 1 ay önce)

Ulucanlar Hapishanesi on devrimciye mezar, yüzlercesine işkencehane oldu. 26 Eylül 1999'daki Ulucanlar Katliamı, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in “hapishaneler denetim altına alınmadan toplumsal muhalefet denetim altına alınamazdı!” sözleriyle itiraf ettiği gibi F tiplerine ilerleyişin adımlarındandı: Ulucanlar, 19 Aralık Katliamı'nın provasıydı.

ON'lar, işkenceyle, baskıyla, korku ve tutsaklıkla teslim alınamayan gelecek çığlığımızın taşıyıcılarıydı.

ON'lar, Türkiye hapishanelerinde direniş tarihini kendi cephelerinden zenginleştiren yoldaşlarımızdı.

ON'lar, faşist devletin katliamcı geleneği karşısında, tıpkı kendilerinden öncekiler gibi boyun eğmeden dikilen evlatlarımızdı.

Habip Gül, Ümit Altıntaş, Abuzer Çat, Mahir Emsalsiz, İsmet Kavaklıoğlu, Önder Gençaslan, Halil Türker, Aziz Dönmez, Zafer Kırbıyık, Ahmet Savran... Aradan henüz 13 yıl geçmesine rağmen anıları ve esinledikleri taptaze, ON'lar daima bizimle!..

İki güne yayılacak etkinlik programını ve anma metnini yayınlıyoruz:

KANLA YAZILAN TARİH SİLİNMEZ

26 Eylül 1999 yılında Ulucanlar Hapishanesi'nde direnerek şehit düşen ON devrimciyi, ON siper yoldaşımızı anmak için buradayız.

İsmet Kavaklıoğlu
Halil Türker
Abuzer Çat
Ümit Altıntaş
Zafer Kırbıyık
Aziz Dönmez
Habip Gül
Ahmet Savran
Önder Gençaslan
Mahir Emsalsiz


Ulucanlar'da "Öleceğiz ama teslim olmayacağız!" diyerek direnme geleneklerine bir yenisini daha eklediler. Sabahın 04'ünde gelen devletin faşist katilleri devrimcilerin kaldığı koğuşların çatısından koğuşları taramaya başlıyor.

Devletin faşist katliamında uzun namlulu silahlar, gaz bombaları, itfaiye ve iş makinaları, yangın kancaları ve akla gelmeyecek her türlü işkence aracı devredeydi. Büyükşehir Belediyesi'nin itfaiye yangın söndürme araçlarıyla önce tazyikli su, sonra köpük sıkarak saldırılarına devam ettiler.

Sadece bir koğuş sorunu olamazdı katliamın nedeni. Buca'da, Ümraniye'de, 19 Aralık 2000 F tipi hapishanelere geçişte olduğu gibi, asıl amaç işçiyi, memuru, ezilen halkları teslim almaktı.



Ulucanlar Hapishanesi'nden F Tipi tecrit hücrelerine devletin katliam saldırıları devam ediyor. Devrimci tutsakların sohbet hakları engelleniyor, keyfi uygulamalarla yıllarca iletişim ve görüş yasakları veriliyor. Hücrelerde arama bahanesiyle tutsaklara saldırılar devam ediyor. Hasta tutsakların tedavileri engelleniyor, tutsaklar ölüme terkediliyor.

Tarihinin hiçbir döneminde devrimcilerin cenazesinin sahiplenilmesini hazmedemeyen faşizm bugün de işkence yapıyor, saldırıyor.

Faşizm, devrimcileri, işçiyi, memuru, emekçileri hiçbir zaman teslim alamayacak. Devletin yaptığı hiçbir katliam hesapsız kalmayacak. Kanla yazılan tarih silinmez bunu biliyoruz ve herkesi ON'ların haklı mücadelesini sahiplenmeye çağırıyoruz.

ON'ları selamlıyor, ON'ların anısı önünde saygıyla eğiliyoruz!

Alınteri, BDSP, DHF, Halk Cephesi