Tanınmayacak hale gelenlerin gururu

Me-Ka fabrikasında bir işçi taş ezme makinesinin içine düşerek öldü. Cesedi tanınmaz hale geldi. Şırnak'ta bir diğerinin başına taş düştü: Öldü. Bin ton kömürmüş ederimiz. Bir baretten değersiziz... Oysa bir Me-Ka grevcisi ne anlatmıştı...

GÜNCEL
Cuma, 9 Haziran 2006 (20 yıl 4 ay önce)

Me-Ka grevinde bir işçi anlatmıştı:
“Zamanın birinde bir iki kilo kadar çimento kazayla yere döküldü. Bana patron dedi ki 'bu çimento senden değerli'...”

Me-Ka grevinde bir işçi anlatmıştı:
“Burada bir iş kazası oldu bir işçi öldü o burda çalışmıyor diyerek gezmeye gelen bir misafir gibi gösterdi.”

Me-Ka grevinde bir işçi anlatmıştı:
“Bir işçinin de eli ayağı koptu 'trafik kazası geçirdi' dediler. İşçiyi köpek yerine koyuyorlar.”

Bu anlatılanların yaşandığı büyük taş kanalizasyon borularının üretildiği Me-Ka fabrikasında bir işçi taş ezme makinesinin içine düşerek hayatını kaybetti. 15 gün önce işe başlayan Adem Ateş gece vardiyasında çalışıyordu. Cinayet sabah 06:00 sularında gerçekleşti. Adem'in cesedi tanınmaz hale geldi.

Taş ezme makinesinin içine düştü... Kapitalizmin sömürü çarklarının tam ortasına... Cesedi tanınmaz hale geldi...

Adem ve diğer Me-Ka işçileri ve tüm işçiler, taş ezme makinesinin içinde katledilirken de taş ezme makinesinin başında dizginsizce sömürülürken de aşağılanırken de bizi katledecek sermayeyi üretirken de tanınmayacak haldeyiz... Katledilmişlerimizin ölüleri de daha katledilmemişlerimizin posası çıkarılan bedenleri de: Tanınmayacak haldeyiz.

Bir iki kilo çimentodan değersiz, köpek derekesindeyiz...

İşçi Selim Sevim dün akşam Şırnak'ta çalıştığı maden ocağının tavanından başına bir taşın düşmesiyle öldü. Hemen oracıkta... Taş düştü Selim öldü...

Üç kuruşluk bir baretten daha değersiziz...

15 yaşındaki Muhammet Telli ve 27 yaşındaki Abdülhamit Gülay çalıştıkları Muğla'nın Kavaklıdere İlçesi'nde bağlı Nebiler Köyü mevkiinde faaliyet gösteren bir taş ocağında öğle saatlerinde meydana gelen patlama ile yaralandılar. Muhammet dirseğinden, Abdülhamit gözünden ameliyatta.

“Kaç kiloluk kömürsünüz?” başlıklı haberimizde yazmıştık, onlar söylüyor 1000 ton kömür değerindeyiz. 15 yaşında sömürü ocaklarında çalışmak zorundayız. 15 yaşında...

Me-Ka grevi çakan kıvılcımlar gibi ortaya çıkan bir çok grev ve direniş gibi sönümlenmişti. Bir tek Me-Ka'da, bir tek Mito'da, tek başına İleri Deri'de, Seka'da, Cesur Çuval'da..... kazanabileceğimiz bir zafer değil bu. Katliam haberleri her yerden geliyor: İnşaatlardan, tersanelerden, ocaklardan, beton fabrikalarından, küçük imalathanelerden, büyük metal fabrikalarından...

Her yerde dizginsiz sömürü, her yerde katliam...

Me-Ka grevinde bir işçi anlatmıştı:
“Greve çıktığımız ilk gün inan ki çok gurur vericiydi. Demek ki insanın hakkını araması çok güzel birşey. İnsanın göğsü kabarıyor. Patronların halini bir görsen kimisinin suratı kıpkırmızı, sarı olanınki kapkara”.