Yerinde bir uyarı

T24 sitesinden aktardığımız asker anlatımları üzerine bir okurumuzun uyarı mesajıyla karşılaştık

GÜNCEL
Perşembe, 20 Eylül 2012 (14 yıl 1 ay önce)

Bingöl'deki asker sevkiyatı sırasında gerçekleştirilen gerilla eyleminin detaylarına ilişkin T24 sitesinde yayınlanan asker anlatımlarını sitemize taşımamız üzerine, bir okurumuzun uyarı mesajıyla karşılaştık. Aşağıda bütününü aktaracağımız mesajda okurumuz çok doğru bir noktaya parmak basıyor: PKK gerillalarının son aylarda ele geçirdikleri inisiyatifin boyutlarını küçümseyip gerçek nedenlerini saklamak amacıyla başta Taraf gazetesi olmak üzere liberal özürcülerin sarıldıkları “Ergenekon tezgahı” söylemlerine karşı uyanık olmak gerekiyor.

Okurumuzun bu uyarısını sonuna kadar paylaşmakla birlikte bizim haberi veriş amacımız, kurbanlık koyun gibi savaşa sürülen erlerin sevki sırasında sergilenen korkaklığın teşhiriyle, bunun arkasında yatan etken olarak gerillanın Kürdistan coğrafyasında nasıl bir psikolojik üstünlük ve alansal inisiyatif kazandığına dikkat çekmekti. Bunun yanı sıra sorunun, okurumuzun da dikkat çektiği boyutunun gözardı edilmemesi için uyarıyı aynen yayınlıyoruz:

Ergenekon işi mi?


“Yaralı askerler anlattı" başlığıyla verilen haber bence iyi olmamış. Çünkü PKK'nin her eyleminden sonra özellikle Taraf gazetesi ve bazı liberallerin komplo senaryoları yazmasına dikkat etmek lazım. Bu defa da yine "Ergenekon PKK işbirliği"ni ısıtıyorlar. Son eylemde TSK'nın asker sevki sırasında yaptığı salaklıkları "bilinçli bir komplo" olarak sunmaya çalışıyorlar. Oysa alakası yok; ordunun salaklığından başka bir şey değil olay. Herkesin gözü önünde günlerce süren asker sevki için özel bir istihbarata gerek yok zaten. PKK'nin milislerinin gözü önünde olup bitiyor bu. Sonra da "istihbaratı nerden aldı" diyor bölgeyi bilmeyen Taraf vb. liberaller ve bazı salaklar.

Zırhlı araçların mühimmatsız olması da muhtemelen yalandır; korkakça kaçışlarını gizlemek için uydurmuşlardır, ama mühimmatsız olsalar bile o da en ufak bir tıkırtıda sağa sola binlerce mermi yağdırmalarındandır. Mühimmat mı yeter o kadarına... Sonuç olarak "Ergenekon komplosu" saçmalıklarına destek veren bu tarz haberlere çok da itibar etmemek lazım. "İhmal" vb. üzerinde durmak yerine İdris N. Şahin gibilerin "şehitlik nasip meselesi" mantığına bakmak daha yerinde olur.

Yıllardır Kürtleri koyun gibi katlederken sevinenler; Kürtlerin de canına tak edip silahlarını konuşturacağı günlerin geleceğini bilmeli ve bunu da sindirmeyi öğrenmeliler ya da adam gibi savaş karşıtlığı yapmayı... Emekçi çocuklarını Kürt dağlarına ölüme göndermek "nasip" işiymiş... Allah onlara da "nasip" etsin diyelim... Generallere, bakan ve milletvekillerine, yüksek yargı mensuplarına... Bunların çocukları çok "nasipsizmiş" anlaşılan; yıllardır bir teki "şehit" olmadı. Kürtleri katlederek, bunca Türk emekçi çocuğunu bile bile ölüme gönderirken vicdanları sızlamayan Türk egemenleri bu büyük vahşet fotoğrafını gizlemek için her ölümden sonra bu tarz "ayrıntı"ları meselenin merkezine koyup göz boyuyorlar; buna kanmamak lazım.

Antep'te, Afyon'da, daha önce Dağlıca ve Diyarbakır'da aynısını yaptılar... Savaş varsa taraflar birbirinin açıklarından faydalanır, TSK 30 yıldır aynı salaklıkları yapıyor (nasıl olsa ölen onların çocukları değil, emekçi çocuklarıdır, rütbelilerin kararları bunlar). PKK gerillası da 30 yıllık bir deneyime sahip olarak onun bu salaklıklarını biliyor; olay budur, altında bir şey aramaya gerek yok. (Bu arada aynı açıkları PKK de veriyor, Kazan vadisi ve geçen kış ele verdikleri sığınaklar örneğinde olduğu gibi... onlar da mı “Ergenekon işiydi” diye sormak lazım).

[Bir Alınteri okuru]