TCDD, Tarihi Haydarpaşa Garı'nın rantsal dönüşümle yağmalanması için Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na başvurdu
Tarihi Haydarpaşa Garı ve çevresindeki 1 milyon metrekarelik alanın, "kentsel dönüşüm" adı altında özelleştirilerek, rant kapısına dönüştürülmesi için Devlet ve hükümetin attığı adımlar devam ediyor. TCDD Genel Müdürlüğü, Yönetim Kurulu'nun, Haydarpaşa'nın "gelir getiren" bir turizm ve ticaret merkezine dönüştürülmesini hedefleyen kararına uygun olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na başvurdu.
2004 yılından beri tarihi garın Haydarpaşa Port projesi adı altında yağmalanması ve emekçilere kapatılmasına karşı mücadele eden Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, sermayenin Haydarpaşa'yı rant kapısı haline getirmekte, BTS ve Haydarpaşa dostlarının da buna karşı mücadele etmekte kararlı olduğunu ifade etti.
Açıklamada şu ifadelere de yer verildi;
TCDD Genel Müdürlüğü de Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda 18 Eylül 2012 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na başvuruyu yapmıştır.
TCDD yönetiminin bu kararı AKP hükümetinin iktidara gelmesinin ardından bugüne dek yürütmekte olduğu kentsel dönüşüm ve benzer adlar altında aslında rantsal dönüşüm yoluyla kamu taşınmazlarının yağmalanması ve sermayeye açılması uygulamalarına eklenen yeni bir halkadır.
Demiryolu işletmeciliğini esas alması gereken TCDD işletmesi Yönetim Kurulunun Haydarpaşa Gar'ın tarihsel misyonuna uygun işlevini yerine getirmesi gerekirken ticari bir yaklaşımla turizm, konaklama ve ticaret vurgusunun öne çıkararak Gar ve çevresini rant alanına dönüştürme çabası düşündürücüdür.
Amaçlanan proje ile bölgenin rantsal alana dönüştürülmesi aynı zamanda tarihi ve doğal dokuya da zarar verecektir. Yine Haydarpaşa Gar’a artık ihtiyaç kalmayacak yalanıyla da kamuoyu yanıltılmaktadır. Oysa İstanbul'un Anadolu'ya açılan kapısı olan Haydarpaşa Garı’nın asıl işlevini bir tarafa bırakarak trenlere ve halka kapatılması asla düşünülmemeli, Marmaray Projesi kapsamında yapılabilecek bir düzenleme ile tren hatları varlığını ve tarihsel sürekliliğini devam ettirebilmelidir.
Sendikamız, birlikte mücadele ettiği örgütlerle beraber başta Haydarpaşa Gar olmak üzere tarihsel ve kültürel mirasımız ile doğanın oldu bittilerle yağmalanmasına ulusal ve uluslararası sermaye gruplarının emrine sunulmasına karşı dün olduğu gibi bundan sonrada karşı durmaya, demokratik ve hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanmaya devam edecektir.