Savaş bezirganları işbaşında

Birbiri üzerine binen olaylar göründüğünden daha karmaşık çizgiler taşıyor. Emperyalist hegemonya çatışmasında, hedefteki İran'ın yalnızlaştırılıp kuşatılması, Rusya-Çin blokunun etki alanının daraltılması kapsamında Esad'ın düşürülmesi çatışmanın arka planını oluşturuyor

GÜNCEL
Çarşamba, 3 Ekim 2012 (14 yıl 1 ay önce)

Urfa'nın Akçakale ilçesinde, Suriye sınırının beri tarafında bir eve isabet eden top mermisi sonucu beş kişinin yaşamını yitirdiği, dokuz kişinin de yaralandığı açıklandı. Özellikle Eylül'ün ortasından bu yana diken üstünde olan Akçakale halkı olayın ardından Kaymakamlık binasına yürüdü. Kaymakamın zırhlı araçla olay yerinden kaçtığı belirtildi.

Urfa'nın hemen karşısında yer alan Rakka kentine bağlı Tel Abyad ilçesi. İlçe Eylül ayının ortalarında yaşanan yoğun çatışmalar sonucunda muhaliflerin eline geçmişti. Sınır ilçesini kaybeden Esad güçleriyse daha güney kısımlara yerleşerek Tel Abyad'ı uzaktan bombardıman altına almaya başlamışlardı. Tel Abyad sınır geçiş kapısı da Suriye Özgür Ordusu'nun kontrolünde.

Olayın duyulmasıyla birlikte Türk devlet yetkililerinden önce konuşan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton oldu. “Durum çok tehlikeli” tespiti yaptı. “Türk dostlarımızla çalışıyoruz. En iyi nasıl bir yol alınabileceği konusunda ben de Türk Dışişleri Bakanı ile daha sonra konuşacağım.” dedi. Clinton açıklamasının devamında; “Bu olay Suriye’nin içinde, şimdi de Suriye sınırının öteki tarafında, komşularda giderek artan bir şekilde devam eden şiddete rağmen Esad Rejimi’nin sonuna kadar yanında yer alan İran gibi ülkelerin desteklediği rejimin kendi halkına yaşattığı acılar meselesine de geliyor. Çok, çok tehlikeli bir durum. Bütün sorumlu ülkeler, Esad Rejimi’ni ateşkes yapmak, kendi halkına saldırmayı bırakmak ve ülkedeki siyasal geçişi başlatmak konusunda ikna etmek için bir araya gelmek zorunda.” vurgusu yaptı.



Ardından Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Genelkurmay Başkanı Özel Başbakanlık Konutu'nda bir araya geldi. Burjuva basında savaş senaryolarının biri bin para kesildi. Meclis sabah saatlerinde toplantıya çağrıldı. Yarın aynı zamanda Güney Kürdistan topraklarına yönelik sınırötesi savaş tezkeresinin Meclis'te görüşüleceği gündü.

Irak merkezi hükümeti “Irak'ta herhangi bir yabancı devlete ait askeri kuvvetlerin yer almasını ve bundan sonra da yabancı güçlerin ülkeye girmesini yasaklayan” bir karar aldığını açıklamıştı. Ayrıca tezkerenin “Irak'ın güvenliği ve egemenliğini çiğneme anlamına geldiği”ni duyurmuştu. Bir birinin ardısıra yaşanan bu gelişmeler içerisinde, şimdi tezkerenin kapsamının Suriye'yi de içine alan düzeyde genişletilmesi gündemde.

Başbakanlık, "Bu menfur saldırıya, sınır bölgesindeki Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından angajman kuralları doğrultusunda anında gereken karşılık verilmiş, radarla tespit edilen Suriye'deki noktalara top atışı yapılarak hedefler vurulmuştur" açıklaması yaptı.

NATO Konseyi, Türkiye'nin yaptığı çağrı üzerine Brüksel'de büyükelçiler düzeyinde olağanüstü toplandı. Toplantının ardından Türkiye'ye her türlü desteğe hazır oldukları açıklandı.

Birbiri üzerine binen olaylar göründüğünden daha karmaşık çizgiler taşıyor. Emperyalist hegemonya çatışmasında, hedefteki İran'nın yalnızlaştırılıp kuşatılması, Rusya-Çin blokunun etki alanının daraltılması kapsamında Esad'ın düşürülmesi çatışmanın arka planını oluşturuyor.

Bu düzlem içerisinde Irak işgali ve yıllara yayılan savaş, Afganistan müdahalesi ABD'nin başını çektiği emperyalist blok açısından istenen sonuçları doğurmadı. Emperyalist işgalciler açısından buralar birer bataklığa dönüşürken, İran'ın buralardaki nüfuzu sınırlandırılamadı. Hatta öyleki Irak merkezi yönetimi İran'ın yanında tutum almaya yelken açtı. Bölgedeki İslami ağırlıkla birleşik, Sünni-Şii yarılması ve çatışması yönünde daha fazla yol alındı.

Bölge şimdi bu mezhep çatışması sarmalının içine itiliyor. Türkiye'nin Suudi Arabistan, Katar gericiliğiyle birlikte, İran'ın başını çektiği ve Rusya-Çin desteğini alan Şii yayı karşısında, Amerika'nın hamiliğinde bir Sünni hattı çıkarması ayyuka çıkmış halde.

İşbirlikçi Türkiye kapitalizmi savaş ganimetlerine fazlaca bel bağlamış durumda. Fakat bir o kadar da sıkışmış halde. Bölgesel bir karakter taşıyan Kürt sorunu başta olmak üzere, elini kolunu bağlayan açmazlarla karşı karşıya.

Emperyalist işgal ve savaş politikalarına, gerici Esad rejimine karşı, “İşçilerin birliği, halkların kardeşliği” politikası temelinde bölgesel bir direnişten öte çıkış yolu yok!..