“Kürt açılımı”nda olduğu gibi, “Alevi açılımı”nda da sergilenen tekçi anlayışın parçalanması, sınıf mücadelesinde ortaya çıkan dengeler açısından zorunludur. Yaratılmak istenen karanlığın yarılması için sokağa, eyleme, özgürleşmeye
Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Dernekleri Federasyonu tarafından 7 Ekim’de Ankara’da düzenlenecek olan “Eşit yurttaşlık” mitingi, faşist rejimin saldırganlığını kustuğu savaş çığırtkanlığının fütursuzlaştığı bu süreçte önemli bir yere oturuyor.
“Kürt açılımı”nda olduğu gibi, “Alevi açılımı”nda da sergilenen tekçi anlayışın parçalanması, sınıf mücadelesinde ortaya çıkan dengeler açısından zorunludur.
Bu tepkiyi, Sünni-İslam senteziyle birleşik, uluslararası işbölümü temelinde tekelci sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda, toplumun baştan aşağı -Eğitimden, sağlığa, yerleşim hakkından, çalışma yaşamına- yeni bir kalıba dökülmek istenmesine karşı çıkış odağından ele almak gerekir.
Birleşik, kitlesel, militan…
Bu yüzden 7 Ekim, işçi sınıfı ve emekçilerin, bir bütün olarak ezilenlerin faşizme, kapitalizme karşı güçlerini birleştirmesinin bir zemini olarak görülmeli.
Yıkıma uğratılan, yaşamları ve hayalleri mutlak bir denetime tabi tutulan toplumun her kesiminde ortaya çıkan tepki, rejime karşı savaşımda bir kaynama noktasıdır. Bu kaynama noktalarının birleşerek, kapitalizmi vuran dalgalara dönüşmesi, yaratılmak istenen karanlığın yarılmasında işlevsel olacaktır.
Bu bilinç ve ruhla, 7 Ekim’de ülkenin dört bir yanından, Antakya’dan, Amed’den, Taksim’den Ankara’ya akmak önemlidir.
4+4+4’ün parçalanması, kentsel yıkımın durdurulması, işçi sınıfı ve emekçilerin, Kürt halkının özgürlüklerinin tanınması, savaş tezkeresinin yırtılması, Ulusal İstihdam Stratejisi’nin durdurulması için birleşik, kitlesel, militan bir sokak hareketi şarttır!..
İşçi sınıfını gerçek kurtuluşa götürecek sosyalizm savaşımının önünün açılması, barikatların yarılması için sokağa, eyleme, özgürleşmeye!..