Cansel’in ailesi, arkadaşları destekleyen dostları ve yoldaşları hep bir ağızdan zafer türküleri söylediler. Halaylar, türküler, marşlar, alkışlar ve sevinç gözyaşları işte işçinin bayramı tam da buydu. Annesinin gözleri sevgiyle gülüyordu
“İşimi geri istiyorum, haksız ve hukuksuz gerekçelerle işten atıldım. Direnişe başlıyorum” diyerek Necatibey Caddesi 56 Numara’da bulunan İMO'nun önünde 8 ay önce süresiz oturma eylemine başlayan ve yaklaşık 36 gündür direnişini Süresiz Açlık Grevi’ne çeviren Cansel Malatyalı'nın direnişi sınıf adına, sınıf için kazanımla sonuçlandı.
Direnenler ve destekçileri kazandı
Süresiz Açlık Grevi direnişi 36. gününe gelmiş İMO'da ses seda yok. Kendi içlerindeki kargaşayı da görmezden geliyorlardı.
Görüşmelerin, alışılagelen eylemlerin bir sonuç getirmeyeceğini bu nedenle de önümüze artık farklı girişimlerde bulunma hedefini koymayı kararlaştırırken, bugün önemli bir gelişme oldu.
İMO yönetimi Cansel Malatyalı ile iş akdi imzaladı. “Demokrat İMO” sınıf bilinci, direnme azmi ve iradesi, devrimci dayanışma ile başedemedi. Devrimci iradenin teslim alınamayacağı bir kez daha kazanılmış oldu. Birleşe, birleşe kazanıldı.

Arada kırılmalar, teklemeler, çekinmeler olduysa da dik duruş ve iradeli bakış, sınıfsal bilinç galip gelmişti. Zafer haberini aldığımızda çok uzaktaydık. Telefon ederek söylediler Cansel’in İMO yönetimiyle iş akdi imzaladığını. İşte zafer buydu. Devrimci dayanışmayla kazanılmıştı. Kutlamaya yetişemeyeceğiz diye çok telaşlanmıştık.
Direnişin zafer kazandığını saat 17.30’da basın açıklamasıyla ilan ettiler. Ardından halaylar, türküler, marşlar, alkışlar ve sevinç gözyaşları... işte işçinin bayramı tam da buydu.
Cansel’in ailesi, arkadaşları destekleyen dostları ve yoldaşları hep bir ağızdan zafer türküleri söylediler. Hep birlikte halaylar çektiler. Malatyalı’nın annesinin gözleri gülüyordu. Bir gün öncesine kadar çok endişeleniyordu kızının sağlığı için. Eşi hiç yalnız bırakmadı. Babası memlekette kolunu kırmış bir hafta hastanede yatmış, çıkar çıkmaz kızının yanına koşmuştu. Cansel’in iki oğlu sonuna kadar destek oluyorlardı. Kardeşleri hiç yalnız bırakmadı. Gece gündüz hep birlikte göğüslediler 8 ay boyunca yapılan maddi, manevi baskıları.

Bizler gidip gelip destek oluyorduk. Görüşmeler yapıyorduk. Bazen çok sinirleniyor, bazen birbirimizi sakinleştirmeye çalışıyorduk. Ama hepsini sınıf dayanışması içinde yapmaya çalışıyorduk ve başardık.
Direniş çadırı alkışlarla söküldü. Hep birlikte itinay söktük çadırı, belki yeniden lazım olur diye!.. Daha sonra fotoğraflar çektirdik hatıra olsun, dayanışma ruhunu yitirmeyelim, haksızlığı kim yaparsa yapsın dimdik duralım karşısında diye...