BDP cezaevlerinde 40 gündür süren açlık grevlerinde ölümler olmadan grevcilerin taleplerinin yerine getirilmesi gerektiğini söyledi
BDP Ankara İl Örgütü dün saat 14.00’te Yüksel Caddesi’nde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Bir araya gelen yaklaşık 100 kişi hep bir ağızdan 40 gündür açlık grevi yapan binlerce tutsağın taleplerini dillendirdiler.
Basın metnini BDP Ankara İl Örgütü Başkanı okudu. Metinde şu ifadelere yer verildi;
Bilindiği üzre 12 Eylül 2012 tarihinden beri, yani 40 gündür Türkiye cezaevlerinde binlerce Kürt siyasi tutsak, süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemlerini sürdürüyor.Açıklamanın ardından BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık kısa bir konuşma yaptı. Sakık’ın konuşmasının ardından gerçekleştirilen yirmi dakikalık temsili oturma eylemi ile basın açıklaması sonra erdirildi.
Kürt halkının onurunu ve özgürlüğünü amaç edinen bu açlık grevlerini, parti olarak samimiyetle destekliyoruz. Türkiye cezaevlerindeki Kürt siyasi tutsakların sahip oldukları tek şey olan darpedilmiş ve yaralı bedenlerini ölüme yatırmış olmaları Türkiye'deki zulüm, inkar, imha ve asimilasyonun boyutunu gözler önüne sermektedir.
Bedenlerini ölüme yatıran arkadaşlarımızın taleplerinden biri, Türkiye’deki savaş ortamını barışa dönüştürebilecek tek kişi olan sayın Abdullah Öcalan’ın üzerindeki insanlıkdışı tecridin bir an önce kaldırılması, özgürlük, sağlık ve güvenlik koşullarının düzeltilmesidir.
Bir diğer talepleri ise Kürt dili üzerindeki yasak ve baskıların kaldırılarak cezaevlerindeki Kürt tutsakların kendi anadilleriyle savunma yapabilmeleridir. Aslında bu talepler, Kürt halkının onursal talepleridir. Çünkü Kürt halkının dili ve önderliği kendi onurudur. Her insanın ve toplumun kendi onurunu koruması onun en doğal, en insani ve evrensel hakkıdır. Kürt halkı da her alanda, her şart ve ortamda cezaevlerinde de onurunu korumaya devam edecektir. Süresiz ve dönüşümsüz olarak bedenlerini ölüme yatıran Kürt tutsakların haklı, meşru, insani, demokratik ve evrensel taleplerinin karşılanması ve ölümlerin önlenmesi bir an önce sağlanmalıdır.
Vicdanı olan herkese sesleniyoruz, Kürt halkı anadilini kullandırmamak için yaşatılan bu ölümlere dur deyin. Kürt halkının özgürce yaşamasını engellemek için yaşatılan bu bedellere artık yeter deyin.
Sayın Başbakana, sayın Cumhurbaşkanına ve sayın Meclis Başkanına sesleniyoruz; yönettiğiniz ülkede katliamlar yaşanıyor. Yönettiğiniz ülkede binlerce insan; yaşlı, genç, kadın can veriyor. Sizin yönettiğiniz ülkenin cezaevlerinde binlerce insan barış ve özgürlük talepleri ile bedenlerini ölüme yatırmış bulunuyor. Artık yönettiğiniz Türkiye’yi demokratikleştirerek yaşanır hale getirmeye çalışın, artık yönettiğiniz ülkede barışı ve kardeşliği sağlamaya çalışın.
Ji zulme re EDİ BESE, Ji asimilasyoné re EDİ BESE, Ji inkaré re EDİ BESE!
Bi héviya aşitiyek bi rumet, bi héviya birati, azadi ü wekheviya gelan.