Şimdi TİKB'nin önündeki tayin edici adım, bu programın militan sosyalist içerik ve ruhunu pratikleştirmektir
“Ekim'de ölümsüzleşenlerimiz gibi ileri atılıyoruz” etkinliğinin ikincisi Paris'te gerçekleştirildi. Uzun zamandan sonra Paris'te bu içerikte bir etkinliğin yapılıyor oluşu, ona ayrı bir özellik katıyordu.
I. Kongre'nin coşkusunun damgasını vurduğu etkinlik, dolu dolu ve sıcak geçti. Genç bir kadın yoldaşın sunuculuğunu yaptığı etkinlik kısa açılış sunumuyla başladı. Açılış sunumunda Eylül-Ekim ayında ölümsüzleşen komünistlerin adları söylenirken salondan "yaşıyor" haykırışları geldi.
Sahneye ilk olarak devrimci dostumuz Hıdır Kalay çıktı. Ardından TİKB adına bir yoldaş konuşma yaptı.
Konuşma, bayrağın üzerine asılı duran Eylül-Ekim ayında ölümsüzleşen TİKB militanlarının fotoğrafları gösterilerek, “onların karşısına bu yıl başımız daha dik çıkıyoruz” denilerek başladı. Konuşmaya rengini veren, tasfiyeciliğin utancını yarmış, yeni bir tüzük ve gelişkin bir programla tarihsel zayıflıkları parçalamış olmanın özgüveniydi. Konuşmacı yoldaş, düğmesine 1,5 yıl önce basılan Kongre sürecinin teknik olmayan yönlerine değindi; programın birçok boyutuyla tartışılıp kolektif iradenin pekiştirilmiş olması yönüyle altı çizildi.
Proletaryanın ölümsüz önderlerinden Engels'in, “Bir partinin programı, göndere çekilmiş bir bayrak gibidir. Herkes o partinin ne olduğunu buna bakarak görür” sözünden hareketle “TİKB'nin ideolojik siyasi kimliğinin, tarihsel hedeflerinin, sınırlarının nereden geçtiğinin bu programla net bir biçimde ortaya konduğunu ve artık sadece dışımızdaki güçlerin değil TİKB'yle örgütlü bir ilişki içine girmek ve bunu sürdürmek isteyenlerin de bu programın, bu çizginin, bu sınırların gerektirdiği proleter devrimcilik ve sosyalizm anlayışına uygun hareket etmek zorunda olacaklarının” altı çizildi.
Programın önemi ve içeriğine ilişkin vurguların ardından, "bütün önemine karşın tek başına bir programın her şey olmadığı, programı ortaya koymanın bir son değil başlangıç olduğu" belirtildi. Proletaryanın bir diğer ölümsüz önderi Marks'ın “pratikte ileriye doğru atılan bir adım, iyi kaleme alınmış bir düzine programdan daha değerlidir” sözünden hareketle şimdi TİKB'nin önündeki tayin edici adımın, bu programın militan sosyalist içerik ve ruhunu pratikleştirmek, sınıf mücadelesinin her alan ve cephesinde ona layık bir pratiğin örgütlenmesinin oluşturduğu üzerinde duruldu.
Bu bağlamda, TİKB başta olmak üzere TDH'deki “iktidarsız devrimcilik” zaafiyetinin aşılması zorunluluğuna vurgu yapıldı. İşçi sınıfının farklı bölükleri içerisinde, sanayi havzalarında militan sosyalizm savaşının zeminini güçlendiren örgütlenme ve çıkışlar yapılacağının altı çizildi. Emeğin Yumruğu, Kardeşlik Müfrezeleri gibi militan biçimlerin, işçi sınıfı ve Kürt halkına karşı saldırganlığın yanıtları olarak konuşturulacağı vurgusu yapıldı.
Etkinliğe dost devrimci güçlerin katılım düzeyi ve mesajları anlamlıydı.
MLKP Fransa Örgütü adına gönderilen mesaj “Siper yoldaşları” diye başlıyordu: Emperyalist kapitalist sisteme karşı mücadele yürüten devrim ve sosyalizm savaşçılarının faşist saldırganlığın hedefi olduklarına değinildikten sonra bu uğurda toprağa düşenlerimizi anmanın önemine vurgu yapılıyordu. Mesajda şunlar söyleniyordu:
...Düş yorgunlarına, belirsizliklere, yarınlar için bugünü feda etmeyenlere en yalın yanıttır şehitlerde her gün, her eylemde, her duruşta yeniden yeniden öğrenmek. Onları kapitalizme karşı her savaşta şimşek gibi yaşamın içine katmak. Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun gibi dursalar da onlardan öğrenmeye devam etmek bir görevdir şimdi yarını ilmek ilmek ören her devrimci için. Her bir şehidimizin gözlerindeki ışık fırtınaları, kokuşmuş, eskimiş, zulümle ömrünü uzatma çabasındaki sisteme karşı kasırgaya dönüştürmek boynumuzun borcudur. Onlar devrimin hamalları, dünümüz, bugünümüz, yarınımız, kutup yıldızlarımız, yakalamamız ama aşmamız gereken devrimci eşiğimizdir.Ardından MKP Fransa Örgütlülüğü'nün mesajı okundu. Mesajda “Türkiye Kuzey Kürdistan devrim tarihinin, ölümsüz şehitlerini saflarına, geleneğinizin mücadelesi içerisinde savaşırken şehit düşenleri anmak için düzenlediğiniz bu anlamlı etkinliği katılmanın kıvancını yaşıyoruz” denildikten sonra, devrim mücadelesi sırasında toprağa düşenlerin sonraki kuşaklara bıraktıkları mirasın önemine değiniliyordu:
Kapitalist emperyalizmin, örgütsel ve ideolojik tasfiyeciliği dayattığı bu dönemde 1. Kongrenizi başarıyla toplamanızı Marksist Leninist Komünist Parti olarak selamlıyor mücadelenizde başarılar diliyoruz.
Devrimci parti ve örgütlerin, sınıf mücadelesinin karmaşık sorunlarına doğru bilimsel cevaplar vererek, devrimci eylemlerini bu cevaplar üzerinden hayata geçirip tarihsel köklerine tutunarak, egemen sınıflara karşı tarihsel savaşlarına devam etmeleri, tarihsel ortak misyonumuzun bizlere yüklediği güncel görev durumundadır. Bu bilinç temelinde, günün görevlerine sarılma devrimci bilincine bağlı olarak düzenlemiş olduğunuz bu etkinlik vesilesiyle, başta Türkiye Kuzey Kürdistan'daki gerici sınıflar olmak üzere, tüm dünya gericiliğinin er veya geç yenileceğine olan stratejik inancımızı yineliyor, devrimci mücadelenizde başarılar diliyoruz:TKP/ML Paris Örgütlülüğü de, etkinliğimizi selamladığı mesajında devrimci güç birliğinin öneminin altını çiziyordu:
Dünyada, Türkiye'de ve Türkiye Kürdistanı'nda her türlü gerici faşist saldırının arttığı ve bu azgın saldırılara karşı halkların mücadelesinin ve karşı koyuşunun ivme kazandığı bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemde her türlü devrimci güç birliğinin artırılması gerektiğini düşünüyor ve umut ediyoruz. Bu yoğun saldırı ve karşı koyuşların olduğu bir dönemde yapmış olduğunuz TİKB I. Kongresi'ni devrimci duygularla ve devrimci dayanışmayla selamlıyoruz. Mücadelenizde başarılar diliyoruz.Ardından sahneye tüm izleyicilerin merakla bekledikleri Kutup Yıldızı çıktı. Kutup Yıldızı, geniş ve zengin bir dinleti sundu. “Biz Kazanacağız!”, “Halkça” “18 Yaş” ve “Tutsak dilinde”nin de aralarında olduğu 12 parça seslendirdiler. Topluluk üyeleri, KCK tutsaklarının açlık grevine ve önemine değindiler: “Birçoğunuzun bildiği üzere, Türkiye'deki cezaevlerinde Kürt tutsaklar açlık grevi başlattı. Bugün 40. gününü geride bırakan açlık grevine katılım da çok yüksek. 583 kişi! Bizler Kürt yoldaşlarımızın başlatmış olduğu açlık grevini destekliyoruz. Sıradaki şarkımızı açlığı dirençle, mücadeleyle yüceleştiren Kürt yoldaşlarımız için söylüyoruz: “Açlık bize ölüm olsa/ Eğilmeyiz tuksaklığa/ Bir değil bin can feda/ Özgürlük yolunda kavgaya/...”