Onlar birilerinin oğludur, kızıdır. Lideri diye bellediklerine terörist, hak diye istediklerine terör diyemezsiniz
90’ların başında bir gün Mazlum Çimen ve Musa Anter AKM’nin önündeki seyyar pilavcıdan birer tas alıp kaşıklarlar. Pilavcı oğlan, karşısındakinin Musa Anter olduğunu öğrenince ileride sıra sıra bekleşen diğer pilavcılara bağırır: “Ape Musa hat!” (Musa Amca geldi!) Hepsi arabalarıyla tam hız gelirler. Pilavını bitirip Bostancı dolmuşuna doğru yürüyen Ape Musa’ya eşlik ederler. Konvoy halinde. Trafik kilitlenir filan. Ape Musa hepsini alnından öper ve dolmuşa biner. Dolmuş şoförü şaşkın vaziyette sorar: “Amca bunlar senin neyin oluyor?”
Ape Musa cevap verir: “Hepsi benim oğlumdur, evlat.”
Şoför üsteler: “Amca senin oğullarının hepsi pilavcı mı?” Ape Musa bu kez anlatır: “Yok, evlat, bunlar yalnız buradakiler.
Geri kalanlar hapiste, sürgünde, şurada burada işte.”
* * *
PKK üyesi olmaktan hüküm giymiş bin kadar kişi 42 gündür açlık grevinde. Bir kısmı yaşamsal fonksiyonlarını geri dönülmez biçimde kaybetmiş vaziyette. Bir tutam tuz, bir tutam şeker, bir lokma B vitaminiyle duruyorlar. Yaşamak değil, durmak. Anadilde eğitim ve Öcalan’ın tecrit halinin son bulmasını istiyorlar. İstekleri kabul görene kadar da aç kalacaklar. Bu açlığı görmek istemeyenler yüzünden de ölecekler. Bugün saat 12.00’de Ape Musa’nın diğer çocukları, biyolojik olanları, yani Dicle ve Rahşan da 24 saatlik açlık grevine girdi. Dicle Batman’da, Rahşan İzmir’de, babalarının diğer evlatları ölümcül bir çığlıkla bağırıyor ve kimse duymuyor diye bunu yapacaklar.
Dicle Anter’i aradım, meramını şöyle anlattı:
“Başbakan Erdoğan bir keresinde ‘Düşünmezseniz Kürt sorunu yoktur’ demişti. Biz düşünüyoruz çünkü insanız. Siz düşünmüyor, duymuyor, görmüyorsanız sorun sizdedir. Bakın bu üçüncü büyük açlık grevidir. 20 gündür o insanların halini kimse dile getirmiyor. O sansürü bir gazeteci olarak sen daha iyi tarif edersin, Ezgi. Ben şunu diyebilirim: Bu işin sonunu çok vahim görüyorum. Benzerlerini yaşadık. Diyarbakır zindanlarında, Ulucanlar’da. Tarih üçüncü kez tekerrür ederse biz insan mıyız? Biz ablamla KCK tutuklamaları dahil şu anda yaşanan tüm hukuksuzluklara ve mahkûmların taleplerine dikkat çekmek için aç kalacağız. Öcalan’ın bir halk lideri olduğu ve Kürtlerin özgürlük mücadelesi artık kabullenilmeli bu topraklarda. Kürt dili kabullenilmeli. Kürtçeyi seçmeli ders yapmak da neymiş? Benim kızımın isminde W harfi var diye nüfusa yazdıramadım. İsveç vatandaşı yaptım. İsveçli benim kızım şimdi. Anlatabiliyor muyum? Açlık grevini makul bir eylem olarak savunamam çünkü ölüm getirir. Ama bu da insanların son çaresidir. Ve biz Kürtler, bir bakıma, bu ülkede yaşayan ölüler değil miyiz? Dili, kimliği yok sayılan insana yaşayan ölü denilmez mi?”
* * *
Ape Musa’nın evlatları açlıktadır. Onlar birilerinin oğludur, kızıdır. Lideri diye bellediklerine terörist, hak diye istediklerine terör propagandası diyemezsiniz. Onlar dönülmez bir yoldadır. Ape Musa’nın evlatları. Düşünmeseniz de öyledir. Bu kez hep beraber düşünelim, n’olur. Düşünüp bir felaketi önleyelim.
NOT: Ape Musa’nın pilavcı hikâyesi için Met Üst’e teşekkür ederim.
Ezgi Başaran - Radikal