Diyarbakır Cezaevi'ne kitlesel yürüyüş

Yürüyüşte siyah zemin üzerine "Susmak ölüme ortak olmaktır ölümlere göz yummayacağız" yazılı pankart taşındı

GÜNCEL
Cuma, 26 Ekim 2012 (14 yıl 1 hafta önce)

Sağanak yağmur ve yoğun polisiye önleme rağmen yapılan yürüyüşte, açlık grevi eylemcilerinin taleplerinin karşılanması çağrısında bulunan BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, "Talepler karşılanırsa savaş gerekçesi de ortadan kalkar" dedi.



Diyarbakır 78'liler Derneği, PKK'li ve PAJK'lı tutuklular tarafından başlatılan ve 44'üncü gününe giren süresiz-dönüşümsüz açlık grevine dikkat çekmek amacıyla Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'ne yürüyüş düzenledi. Yürüyüş öncesi BDP Diyarbakır milletvekilleri Nursel Aydoğan ve Emine Ayna, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Hafize İpek, AP eski Üyesi Feleknas Uca, BDP İl Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt, ESP Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Karakaya, Diyarbakır 78'liler Derneği Başkanı Gani Alkan'ın da aralarında bulunduğu yüzlerce yurttaş, BDP Diyarbakır İl binası önünde bir araya geldi. Polisin parti binası çevresi, yürüyüş güzergahı ve Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde yoğun önlemler aldığı görüldü.

Kitle çevik kuvvet ve zırhlı araçlar ile kuşatıldı!


Sağanak yağışın şiddetini arttırdığı dakikalara denk gelen etkinlik için parti binasından dışarı çıkan yüzlerce yurttaş, alkış zılgıt ve ıslıklar eşliğinde yürüyüşe geçti. BDP'li seçilmişlerin öncülük ettiği yürüyüşte siyah zemin üzerine "Susmak ölüme ortak olmaktır ölümlere göz yummayacağız" yazılı pankart taşındı. Turgut Özal Bulvarı'ndan Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nin bulunduğu Emek Caddesi'ne doğru yürüyüşüne devam eden kitle sık sık, "Bijî Serok Apo", "Bijî berxwedana zindanan" ve "Siyasi tutsaklar onurumuzdur" sloganlarını attı. Adeta çevik kuvvet ve zırhlı araçlar ile kuşatılan kitlenin caddede yürümeleri ile ilgili kısa süreli gerginlik yaşandı. Emek Caddesi üzerinde adeta etten duvar ören polis kitlenin caddeye inmemesi için yoğun çaba harcadı. E Tipi Cezaevi önünde sona eren yürüyüşte bir kez daha kitlenin kaldırıma çıkarak açıklama yapması yönündeki ısrarlar üzerine tekrar gerginlik yaşandı.

Polis yetkilisinin "Çeviklere süpürtürüm" tehdidine kitle alkış, slogan ve ıslıklarla karşılık verdi. Ardından kısa bir açıklama yapan Diyarbakır 78'liler Derneği Başkanı Gani Alkan, 78'liler Derneği olarak içinden geçilen süreci çok iyi bildiklerini, bu nedenle açlık grevinde olan tutsakların taleplerinin kabul edilmesi için gerekirse her gün Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanlığı ve Adalet Bakanı'na mektup göndereceklerini duyurdu.

'Öcalan'a yapılanlar siyasi bir insana yapılacak en büyük işkencedir'

Ardından konuya ilişkin açıklama yapan Diyarbakır 78'liler Derneği Sözcüsü Ahmet Andiç, Kurban Bayramı'nın birinci gününde 58 cezaevinde 600'ün üzerinde siyasi tutsağın açlık grevinde olduğunu hatırlattı. Açlık grevinde bulunanlar için günün bayram değil ölüme biraz daha yaklaştıkları bir gün olduğuna dikkat çeken Andiç, siyasi tutukluların taleplerinin hükümet ve medya tarafından görmezden gelindiğini vurguladı. "Bu açlık grevi diğerlerinden farklı. Siyasi tutuklular bireysel olarak kendileri için bir şey istemiyor. Talepler tamamen siyasidir" diye açıklamasına devam eden Andiç, "İlk talepleri Sayın Öcalan ile ilgilidir. Uyduruk 'koster bozuk' gerekçesiyle 15 aydır avukatları ve aile ziyaretine çıkarılmıyor. Ciddi havasızlık sorunu olan küçük bir hücrede 13 yıl yalnız başına tutulması, radyo, televizyon, gazete yasağı, her türlü iletişim ve haberleşme olanağından mahrum bırakılması bir insana, özellikle siyasi bir insana yapılacak en büyük işkencedir" dedi.

'Yüzlerce direnişçinin ölüme yürüdüğü bir evrede yapmamız gereken!'

Bütün bu uygulamalara tabi tutulan şahsiyetin her hangi bir şahsiyet olmadığına dikkat çeken Andiç, "Kürt halkının yaşayan en ileri siyasi iradesi. Bu memlekete barış gelecekse, bundan esas rol oynayacağı kabul gören bir düşünce. Mademki silahların susmasının ve barışa giden yolu açacak konumda ise, yaşam ve mekan koşullarının buna uygun hale getirilmesi gerekiyordu. İkinci talep ise 'Anadilde eğitim ve mahkemelerde savunma hakkı' ile ilgili tek bir olumlu adım atmadı. Yüzlerce direnişçinin ölüme yürüdüğü bir evrede yapmamız gereken mücadelenin 'barışçı' bütün biçimleriyle ve kitlelerle harekete geçmek, uyuyan vicdanları uyandırmak, görmeyen gözleri açmak susan sesleri çığlığa dönüştürmektir" diye kaydetti.

Aydoğan: Talepler kabul edilirse savaş gerekçesi ortadan kalkar

Andiç'in ardından kısa bir konuşma yapan BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, PKK'li ve PAJK'lılar tarafından sürdürülen açlık grevi eylemi ile ilgili taleplerin kabul edilmesi halinde savaş gerekçesinin de ortadan kalkacağına dikkat çekti. Ayrıca dün Sincan Cezaevi'ni ziyaret eden Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, açlık grevi eylemcileri ile yaptığı görüşme sonrası yaptığı açıklamada "Önemli ve değerli" şeklindeki ifadesinin kendileri için de önemli ve değerli olduğuna vurgu yapan Aydoğan, Ergin'in taleplerin kabul edilmesi için girişimlerine devam etmesi çağrısında bulundu. Açıklama 5 dakikalık oturma eylemi, alkış, zılgıt ve sloganlarla son buldu.

DİHA