"Bu sesi duyun!"

Tutsakların iradesi gaz, tazyikli su ve copla kırılamaz ve her saldırıda daha büyük bir dirençle karşılaşılır

GÜNCEL
Cuma, 26 Ekim 2012 (14 yıl 1 hafta önce)

Hapishanelerde yurtsever tutsakların "Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması", "Anadilde savunma ve eğitim" talepleriyle 12 Eylül'den beri sürdürdükleri süresiz açlık grevi 45. günde devam ederken, dışarda da ölümlerin engellenmesi ve taleplerin kabul edilmesini isteyen ses büyüyor.

BDP milletvekili Sebahat Tuncel ve avukatların iki gündür açlık grevinde oldukları Bakırköy Cezaevi önünde tutsak aileleri ve HDK bir açıklama yaparak "ölümleri durdurun" çağrısı yaptı.

Hapishaneye giden yollar çevik kuvvet tarafından kapatıldığı ve giriş engellendiği için E-5 üzerinde yapılan eyleme milletvekili Levent Tüzel de katıldı. Içerden çıkan Sebahat Tuncel alkışlarla karşınarak aileler tarafından kucaklandı.

açlık-grevi

200'ün üstünde kişi, eyleme "Tecriti kaldırın ölümleri durdurun!", "Faşizme karşı omuz omuza!", "Baskılar bizi yıldıramaz!" sloganlarıyla başladı. Anaların ve tutsak ailelerinin yoğun olduğu eylemde halaylar çekildi ve "Biji serok Apo!" sloganı da sıklıkla atıldı.

İlk sözü bağımsız milletvekili Levent Tüzel alarak, ölümlerin durmasının tek yolunun içerden yükselen sesi devletin duyması ve buna uygun adımları atması olduğunu belirterek, tek çözümün diyalog olduğunu kaydetti.

"Sorun sadece Kürt halkının sorunu değil"


Tüzel'in ardından açlık grevinde olan Sebahat Tuncel de söz aldı ve İstanbul Valiliği ve Emniyeti'nin dışarda yapılan eylemelere yaklaşımlarının AKP'nin yaklaşımı olduğunu ifade ederek, tutsakların taleplerinin sadece Kürtlerin talepleri olmadığını bu meselenin Türkiye'nin de meselesi olduğunu vurguladı. Tutsakların aynı zamanda tıkanan diyalog sürecini de aşmak için bedenlerini ölüme yatırdıklarını belirten Tuncel, tutsak ailelerinin de dışarda açlık grevinde olduğunu ve eğer devlet adım atmazsa sadece içerde değil dışarda da ölümlerin başlayacağını söyledi.

"Direncimiz tazyikli su ve copla kırılmaz!"


Esenyurt ve Bakırköy'de ailelere polis ve sivil faşistlerin saldırısını da kınayan Tuncel, devletin tutsakların iradesini gaz, tazikli su ve cobla kıramayacağını ve her saldırıda daha büyük bir dirençle karşılaşacağını da vurguladı.

Oturma eyleminde hapishanelerde açlık grevinde olan tutsakların aileleri de söz alarak konuştu. Tutsak aileleri tarafından Türkçe ve Kürtçe yapılan konuşmaların ana vurgusu ise, her koşulda çocuklarının yanında oldukları ve devletin bu sesi duyarak bir an önce adım atması gerektiğiydi. Barış istediklerini söyleyen aileler, Kürt halkı olarak çektikleri bunca zulmü Türk halkının duyması gerektiğini ve kendilerinin de tek isteğinin Türk halkıyla beraber kardeşçe yaşamak olduğunu ifade ettiler.

"Çillerlerin zulmü bitti, AKP zulmü başladı"


Kendisi de açlık grevinde olan, açlık grevindeki tutsak Mazlum Dikmen'in babası Ahmet Dikmen şunları söyledi:
'93'lerde Mardin'de köyleri yakılıp yıkılan ve Tansu Çiller'in, Doğan Güreş'lerin zulmünden kaçan bir aileyiz. Simit satıp, boyacılık yaparak onurumuzla ayakta durabildik. Yıllarca sokaklarda coplandık, dayak yedik. Suçumuz ne? Siyasi bir partide siyaset yaptığımız için. Bizim mücadelemiz insanların, çocukların ölmemesi içindi. Ben bu mücadelede kardeşimi kaybettim. Bir oğlum Tekirdağ'da bir kızım Bakırköy'de. B1 vitamini verilmiyor. Bizler ne gerilla ne asker ölsün istiyoruz. Bizler Türk kardeşlerimizle rahatça yaşamak için mücadele ediyoruz.
Açlık grevinde olan kardeşler Vedat ve Abdullah Sİner'in ağabeyisi ise Kürt halkının din, dil ve ırk ayrımı yapmayan bir halk olduğunu belirterek bu ülkede insanlık sorunu olduğunu ve bunun için mücadele ettiklerini kaydetti.

Polis yine provoke etmeye çalıştı


Son olarak ise geçtiğimiz yıl kendisini yakan Fırat Mizgin'in ağabeyisi söz alarak, tüm devrimci tutsaklar bizim onurumuzdur dedi. Alandan "Şehit namirin!" sloganı yükseldi.

açlık-grevi

Oturma eyleminin sonlandırılmasının ardından eylemi sıklıkla provoke etmeye çalışan çevik kuvvet, E-5 üzerine iki kez ses bombası attı. Provokasyona gelmeyen aileler alandan ayrıldı.

açlık-grevi

27 Ekim Cumartesi günü aileler Bakırköy Hapishanesi önünde saat 11.00'de tekrar bir açıklama yapacaklar.

27 Ekim Cumartesi ayrıca saat 15.00'te Kadıköy Altıyol'da aileler eylemde olacaklar.

açlık-grevi

açlık-grevi

açlık-grevi