Cumartesi anneleri, yakınlarının mezarlarını bulma ve kayıplarının faillerinin cezalandırılması için her Cumartesi yaptıkları oturma eyleminde buluştular
Oturma eyleminde konuşma yapan Cumartesi annelerinden Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun şunları söyledi;
Biz konuşa konuşa herkesi her şeyi ezberledik.1980 yılında kaybedilen Hayrettin Eren'in kardeşi İkbal Eren ise duygularını şöyle ifade etti;
İnsanlıktan bahsediyorlar, ama bizi görmüyorlar, duymuyorlar.
Biz katillerin kim olduğunu biliyoruz.Biz kemikleri bulana kadar burada hesap soracağız.
Siz hangi insanlıktan bahsediyorsunuz. Kürt sorunu çözümü için kaç kişinin ölmesini bekliyorsunuz. O anaların çocukları ölüme yatmış. Bugün 46. günü. Hangi insanlıktan bahsediyorsunuz.
Ben kendi anadilimde konuşamadım bugün. Çünkü tercüme edecek arkadaş bugün yok. Ben anadilimde konuşmak istiyorum. O çocukların isteği de anadilde eğitim.
Biz de burda kayıplarımızı istiyoruz ve ölümler olmasını istemiyoruz.
Benden önce konuşan anneler, kayıpların çocukları o kadar güzel ifade ettiler ki.Kayıp yakınlarının konuşmalarının ardından basın metni okundu. Basın metnini Cumartesi annelerinden Maside Ocak okudu. Maside Ocak şunlara değindi:
Devlet kendisine karşı olanları bir biçimde yok ediyor. Benim abim de onlardan biriydi.
Mehmet Ağar benim abimi kaybeden ekibin içinde. Çünkü o yıllarda emniyet müdürüydü. Şimdi ise Mehmet Ağar efendi devlet tarafından ağırlanıyor.
Biz senelerdir söylediğimiz gibi yakınlarımızın mezarlarını istiyoruz.
Söyleyin bize;Basın açıklamasının ardından haftaya tekrar görüşmek üzere oturma eylemi bitirildi.
Evlatlarımızın akıbetlerini gizleyen, faillerini koruyan politikaların devamcıları olarak hangi bayram huzurundan söz ediyorsunuz?
Mezarsız annelerin ülkesinde hangi adaletten söz ediyorsunuz?
En temel hakları için ölmekten başka çıkış yolu bulamayan yüzlerce mahpus gerçeği karşısında hangi hukuk devletinden söz ediyorsunuz?
Filipinler'de, barış için müzakerelerde arabuluculuk yaptığınızı açıklayıp, kendi ülkenizde savaşta ısrar ederken hangi barıştan söz ediyorsunuz?