Canlar açlığa yatmış...

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri 49. gününe giren açlık grevleriyle ilgili yeni bir çağrı yaptı

GÜNCEL
Salı, 30 Ekim 2012 (14 yıl 1 hafta önce)

CANLAR AÇLIĞA YATMIŞ, SEN DE BİR SES VER!.. ÖLÜM DEĞİL ÇÖZÜM!..


Susma!..

Suskunluk ölüm, dayanışma; özgürlük, eşitlik, kardeşlik, barış getirir!..
Açlık grevleri yayılıyor, anaların yüreği ağzında yine!..

58 hapishanede 647 tutsak, bedenini açlığa yatırmış. Bir kısmı “ölüm orucu”na çevirmiş eylemlerini. Sayı her geçen gün artıyor.

12 Eylül’de başlayanlar 40’lı günleri devirdi, “kritik” günlerdeyiz. Artık her an hapishanelerden tabutlar çıkabilir. Sadece su, tuz ve şekerle beslenme şimdiden iç organlarında geri dönülmez sakatlıklara, arızalara, çürümelere yol açabilir.

Bazı hapishanelerdeki insanlıkdışı uygulamalar, riski daha da arttırıyor. Bu hapishanelerde açlık grevine girenler tek kişilik hücrelere atılıyor, temiz su, tuz, şeker ve B1 vitamini verilmiyor; tutsaklar musluk suyuyla açlık grevi yapıyor.

Kiminde kusma, bulantı, ishal, iç organlarda kanamalar, aşırı halsizlik, algılama güçlüğü vb. başgöstermiş. Bazısının vücudu artık sıvı kabul etmiyor. Kan kusmaya başlayanlar var…

AKP Hükümeti'nin; “Kürt açılımı, demokratik çözüm, ileri demokrasi” vb söylemleri altında yürüttüğü acımasız ve kirli savaş, inkâr ve imha politikalarında ısrar, “iyi şeyler olacak” derken 3 yılda 10 bin insanın tutuklanması, anadilde eğitim hakkının tanınmaması, insanların mahkemelerde anadillerinde savunma yapmalarının kabul edilmemesi, Önderlerinin 16 aydan beri; “koster bozuk”, “hava muhalefeti” gibi uyduruk gerekçelerle İmralı’da ağır tecrit koşullarında tutulması vb. tutsakları bedenlerini ortaya koymaya sürüklemiş.

AKP Hükümeti, emekçilerin ve ezilenlerin talepleriyle ilgili her konuda olduğu gibi bu konuda da ikiyüzlü.

Bir yanda Adalet Bakanı Sincan Cezaevi'nde bayram arifesinde tutsaklarla görüşüp “mavi boncuk” dağıtıyor, öte yanda önce Hükümet Sözcüsü, sonra da bizzat Başbakan; Dünya Hekimler Birliği’nin uluslararası bildirgelerini hiçe sayarak “müdahale” tehditleri savuruyor.

'96 ölüm oruçlarında, 19 Aralık “Hayata Dönüş” operasyonunda zorla müdahalenin ne anlama geldiğini hep birlikte gördük!..

Her zamanki gibi en önde analar; onların yüreği ağzında; evlatlarına sahip çıkmak için yollara döküldüler.
- 30 Ekim’de önce Meclis’te görüşmeler, saat 17.00’de de Yüksel’de basın açıklaması,
- 31 Ekim’de saat 17.00’de YKM önünden Adalet Bakanlığı'na yürüyüş ve basın açıklaması,
- 1 Kasım’da annelerin AKP ve CHP Genel Merkezlerini ziyareti ve basın açıklaması,
- 2 Kasım’da saat 12.00’de TBMM önünde oturma eylemi ve basın açıklaması,
- 3 Kasım’da saat 12.00’de Sakarya Caddesi'nde tüm kurumların katılımıyla oturma eylemi ve basın açıklaması,
- 4 Kasım’da saat 12.00’de Sincan Cezaevi önünde oturma eylemi ve basın açıklaması yapacaklar.

Sessiz kalmak suça ortak olmaktır. Hapishanelerden yeniden tabutlar çıkarsa bu ayıbın altında sadece hükümet değil, sessiz kalanlar da ezilir.

Yüreğini dinle, vicdanına sor, sen de bir ses ver!..

ANKARA EMEK ve DEMOKRASİ GÜÇLERİ