Bastille Meydanı'nda karşılama

“Öcalan'a Özgürlük” otobüsü bugün Paris’teydi. Bastille Meydanı’nda karşılama gösterisi düzenlendi

GÜNCEL
Pazar, 4 Kasım 2012 (14 yıl 3 gün önce)

Almanya'nın Manheim kentinden 8 Eylül günü yola çıkan “Öcalan'a Özgürlük” otobüsü bugün 57. durağı olan Paris’teydi. Otobüs Paris’te Bastille Meydanı’nda karşılandı. Karşılamaya çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu belli bir kitle katıldı.

KON-KURD Başkanı İsmet Kem, Kürt sanatçılar Şemdin, Eylem, Mustafa Şahin, Kürt Kadın Hareketi üyeleri, Kürt Gaziler Birliği, Şehit Aileleri temsilcilerinin de yer aldığı Öcalan'a Özgürlük Otobüsü heyeti saat 14.00 gibi Bastille Meydanı’na geldi.

Karşılamanın ardından Kürt Kadın Hareketi adına bir konuşma yapıldı. Sonra KON-KURD Başkanı İsmet Kem bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmalarda "Başkanımızın tarihi direnişini, gerillanın zafer duruşunu, cezaevlerindeki tutsakların direnişini, halkımızın kararlı yürüyüşünü selamlıyoruz" vurgusu öne çıktı.



Karşılamaya katılan DKÖP-Paris (Dersim Külltür Araştırma Merkezi, ATİK-Paris, Kürdistan Kültür Sanat Akademisi, ODAK, ACTİT, BİR-KAR, ALINTERİ) ve DİDİF-Fransa adına hazırlanan ortak bir açıklama okundu.

Açıklamada “Faşist diktatörlüğün en ağır biçimde uyguladığı asimilasyon ve imha politikası, Kürt ulusal özgürlük hareketinin mücadelesiyle başarısızlığa uğratılmış, Faşist diktatörlüğün en önemli argümanı olan, ‘tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek dil’ söylemini de yerle bir etmiştir.” denildi. “Anadilde eğitim ve savunma yapmak, Türk Egemen sınıf sözcülerinin küstahça dile getirdikleri bir lütuf değil, bir haktır ve tanınmak zorundadır. Bu temelde Türkiye Kuzey Kürdistan hapishanelerinde, haklı ve meşru talepler için devam eden Açlık Grevi direnişini selamlıyor, sahipleniyor ve destekliyoruz.” vurgusu yapıldı.

Özgürlük otobüsünü karşılama gösterisinde TİKB ve MLKP adına da birer konuşma yapıldı. MLKP adına yapılan konuşmada yürütülen direniş selamlandı. TİKB adına yapılan konuşmada sözün bittiği yerde olunduğu, kazanmanın yolunun sokak direnişini büyütmekten geçtiği vurgusu öne çıktı. Hücre hücre eriyen direnişçi tutsak bedenlerinde bu saatten sonra beyin hücrelerinin zarar görmeye başlayacağı kazanmak için daha güçlü bir yüklenmenin zorunlu olduğunun altı çizildi.