Pazartesi, 5 Kasım 2012 (14 yıl 3 gün önce)
Cezaevlerinde Kürt siyasi tutukluların açlık grevlerinin 54. gününde, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Mamak Meclisi, tutuklularla dayanışmak amacıyla meşaleli yürüyüş ve oturma eylemi gerçekleştirdi.

4 Kasım Pazar günü saat: 18:00’de, Nato Yolu Caddesi Tek Mezar durağında bulunan Hacı Bektaş Parkı’nda buluşan HDK’lılar ve destek için gelen; Alınteri, Halkevleri, TKP, PSAKD ve DHF temsilcileri buradan Tuzluçayır Meydanı’na yürüdüler.
Tutukluların taleplerini sahiplenen HDK Mamak Meclisi, “Ölüm değil çözüm taleplerimiz kabul edilsin” pankartı arkasında yürüyen kitle, saat: 19:00’da Tuzluçayır Meydanı’na ulaştıktan sonra yapılan ortak basın açıklaması ve konuşmaların ardından bir saatlik oturma eylemi gerçekleştirdi.
54 gündür tutsakların hiçbir şey yemediğine dikkat çekerek ortak konuşma metnini okuyan HDK Mamak Meclisi üyesi Fuat Kılıç, tutukluların yaşam dolu bedenlerinin yavaş yavaş çürüdüğünü, cıvıl cıvıl gözlerinin yavaş yavaş karardığını, şarkılara, türkülere hasret kulaklarının yavaş yavaş sağırlaştığını, 67 cezaevinde 700’e yakın tutuklunun yaşamaya aç tutuklu bedenlerini ölüme yatırdıklarını söyledi.
Kılıç, açlık grevi yapanların özgür bir ülkede, analarının – atalarının dilleriyle yaşamak istediklerini, oysa onlara köleliğin, onursuzluğun, kimliksizliğin, dilsizliğin ve etrafı dört duvarla kuşatılmış bir yaşamın dayatıldığını kaydetti.
Açlık grevindeki tutsaklara insanlıkdışı uygulamalar
Açlık grevindeki tutuklulara insanlık dışı uygulamaların bu halde de sürdüğüne, muayene bahane edilerek zorla giysileri çıkartılıp darpedildiğine dikkat çeken
Kılıç, yaşamları için bu süreçte önemli olan B1 vitamininin de verilmediğini, psikolojik baskıyla davalarından vazgeçirilmeye çalışıldığını bildirdi.
İmha devletin mayasında var!
Bu devletin mayasında imha, inkar ve asimilasyonun olduğunu kaydeden
Kılıç, bu devletin halklar için bir hapishane olduğunu, Kürt halkının devletin zulmüne boyun eğmediğini, "
Kürdistan dağları gibi başını göğe doğrultmuş, 'An mirin an azadî' deyip, Çerkes’i, Laz’ı, Hemşin’i, Pontus’u, Pomak’ı, Tatar’ı, Arnavut’u, Kızılbaş’ı, Arap’ı, Süryani’si, Ermeni’si, Ezidi’si ve daha onlarca halka ve dünyaya örnek olacak şekilde başkaldırmıştır” dedi.
Avrupa’da, Amerika’da ve ülkenin her yerinde sanatçı ve akademisyenlerin de bulunduğu binlerce kişinin imza kampanyası başlatarak ölümler olmadan açlık grevi yapan tutukluların taleplerinin kabul edilmesini istediklerini kaydeden Kılıç, kendilerinin de bu talepleri sahiplenerek devrimci tutuklularla dayanışma eylemi düzenlediklerini belirtti.
“Şimdi bütün bu topyekün saldırılara karşı birlik olup topyekün cevap verme zamanıdır” diyen
Kılıç, açlık grevi yapan tutukluların bu toprakların bağrında açmış nergisler olduğunu kaydederek şunları söyledi. “
Gelin devletin onları soldurmasına izin vermeyelim. Ölüme değil çözüme ortak olalım.”
Kılıç’tan sonra konuşan bir tutuklu anası
Nafiye Yiğit, Kürtlerin ne ölümle ne de tutuklamalarla bitirilebileceğini, ölümler olmadan tutukluların çağrısına ses verilmesini istedi.
Açıklama ve konuşmanın ardından ve hapishane türküleri söylenerek gerçekleştirilen bir saatlik oturma eyleminde kısa bir duyuru yapan HDK Mamak Meclisi sözcüsü, bundan sonra her akşam 18:00 – 19:00 saatleri arasında Tuzluçayır Meydanı’nda oturma eylemi yapacaklarını ve Mamak halkını eylemlerine güç vermeye çağırdı.
5 Kasım’dan itibaren cezaevlerinde açlık grevine katılanların sayısının 10 bin kişiyi bulacağı bilgisi üzerine, yürüyüş boyunca tekrarlanan,
“Devrimci tutsaklar onurumuzdur!", "Yaşasın halkların kardeşliği!", "Biji bratiya gelan!", "Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!” sloganları birkez daha haykırıldı.