Üniversite öğrencileri 6 Kasım'da, YÖK üzerinde yapılan sahte reformu kabul etmediklerini, YÖK'ün ve YÖK düzeninin ortadan kaldırılması gerektiğini söylediler
12 Eylül 1980 askeri faşist darbenin ürünü olan YÖK kuruluş gününde Üniversite öğrencileri tarafından protesto edildi.
İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi gibi çeşitli üniversitelerden gelen öğrenciler "YÖK karşıtı inisiyatif" olarak sokağa çıktılar.
"YÖK'e reform değil, üniversitelere özgürlük! Savaş değil halkların kardeşliği için yürüyoruz!" yazılı pankart açan öğrenciler, Çapa Tıp Fakültesi girişi önünde buluşarak İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü önüne yürüdüler. Beyazıt Kampüsü kapısı önüne geldiklerinde İstanbul Üniversitesi öğrencileri ve İTÜ araştırma görevlileri ile buluşarak basın açıklaması yaptılar.
Yürüyüş boyunca sayısı artan kitle " Sermaye defol üniversiteler bizimdir!", "Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim istiyoruz!", "Susma haykır, YÖK'e hayır!" sloganlarını attı.
Üniversite öğrencileri, hapishanelerdeki tutsakların 56. gününe giren açlık grevlerini de eylemlerinde gündemleştirdiler. "Açlık grevleri 56. gününde " diye hep bir ağızdan haykıran öğrenciler ,"Anadilde eğitim haktır engellenemez!", "İçerde, dışarda hücreleri parçala!", "Tecriti kaldırın, ölümleri durdurun!", "Zindanlar yıkılsın, tutsaklara özgürlük!", "Be ziman jiyan nabe!" sloganlarını attılar.
Ayrıca öğrenciler, eylem sırasında yapıkları konuşmalarda, Türkiye'nin Ortadoğu'da ABD'nin taşeronluğunu yaptığını vurguladılar ve Suriye'de savaş istemediklerini söylediler.
Yürüyüş sonunda İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü önünde sloganlar eşliğinde buluşan öğrenciler basın açıklamasını okudular. Basın açıklamasında şunlara yer verildi:
Üniversiteleri Yök düzeniyle, 4+4+4 politikasıyla ilk ve ortaöğretimi baştan aşağı şekilendiren devlet, "kindar ve dindar" olan dinci-gerici bir nesil yetiştirmek, çocuk yaşta ucuz ve kalifiye iş gücü, çocuk gelinler yetiştirmek hadefindedir. Bu uygulama ile kimlerin üniversite okuyacağı çok erken yaşta belli olacaktır. Parası olanın okuyacağı bir sistemle işçi ve mekçi çocuklarına üniversite kapıları çok daha erken zamanda kapanacaktır.
Üniversitelerde ırkçı, gerici, bilimden uzak, cinsiyetçi bir eğitim mevcuttur. Kürtlere yönelik imha, inkar, asimilasyon politikalarının bir parçası olarak şekillenen üniversitelerde ırkçı uygulamalara karşı çıkıyoruz. Anadilde eğitim başta olmak üzere Kürtlere özgürlük taleplerine sahip çıkarak halkların kardeşliği için mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.
