57. gün!..

ÖLÜM DEĞİL ÇÖZÜM PLATFORMU, cezaevlerinde 57. güne ulaşan açlık grevleriyle ilgili olarak açıklama yaptı

GÜNCEL
Çarşamba, 7 Kasım 2012 (14 yıl 20 saat önce)

Cezaevlerinde 57. gününe ulaşan açlık grevleriyle ilgili hiçbir olumlu adım atılmadı. Katliamların, baskıların, yıldırma politikalarının hız kesmemesi, F tipi cezaevlerindeki tecritlerin giderek ağırlaştırılması, Abdullah Öcalan'ın kimseyle görüştürülmemesi devam ediyor. KCK PJAK davalarından siyasi tutukluların 60'lı günlere evrilen süresiz, dönüşümsüz açlık direnişi kritik günlere de adım attı.

Ankara' da içerisinde Alınteri'nin de bulunduğu siyasi örgütler, partiler, sendikalar, dernekler "Ölüm değil çözüm Platformu"nu oluşturdular. Açlık direnişinin 57. gününden itibaren başlattığı eylemlerden ilkini bu akşam saat 18.30'da Yüksel Caddesi'nde toplanıp Sakarya'ya yürüyerek gerçekleştirdi. Bu eylem her geçen gün gittiçe kitleselleşerek büyüyecek, olumlu bir çözüm bulunana kadar güçlenecektir.

Yürüyüş sırsında “İçerde dışarda hücreleri parçala!”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!”, “Yaşasın zindan direnişimiz!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Kahrolsun faşist diktatörlük, Kürt ulusuna özgürlük!”, “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!”, “Ölüm değil çözüm istiyoruz!" sloganları atıldı.

Kürt sorununun çözümsüz bırakılması ve demokratik siyasetin önünün tıkanmasından kaynaklı Kürt tutsakların 12 eylül tarihinde başlattıkları süresiz- dönüşümsüz açlık grevi 5 kasım tarihi itibari ile "onbin" tutsağın katılımıyla tarihte eşine rastlanmayacak kadar büyük bir kitlesel greve dönüştü.

Bugün 57. gün. Binlerce insan demokratik talepler uğruna bedenlerini ölüme yatırmış ve ölüm sınırı çoktan aşılmış iken, siyasal iktidar kör, sağır ve dilsiz olmaya devam ediyor. Tutsakların bedenleri her gün biraz daha erirken, yeni katılımlarla eylem daha da büyürken; "önce az yiyip içiyorlar", sonra "açlık grevinde sadece bir kişi var" diyerek tarihsel eylemi itibarsızlaştırmaya, başta Kürt halkı olmak üzere tutsakları ve taleplerini sahiplenip sokağa çıkan milyonları boşa çıkarmaya çalışılıyor.



Siyasal iktidar sorumsuz, gayri ciddi ve gayri insani bir tavır sergilemektedir. Tutsakların talepleri haklı, doğal ve meşru olduğu kadar demokratik ve gönüllü birlikteliğin de olmazsa olmazıdır ve reddedilemez. Adilde eğitim, anadilde savunma hakkı ve Kürt halkının önderi olarak kabul ettiği sayın Abdullah ÖCALAN üzerindeki tecridin kaldırılması; sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının oluşturulması talepleri bir halkın en doğal talepleridir.

Tutsaklar, 'biz, iktidarın ölüm siyasetini öldürmek için ölümü göze alıyoruz' diyorlar. İktidardan bir şey istemiyorlar, ölümü öldürerek Kürt halkı ve Türk halklarının özgürlüğü yolunu gösteriyorlar.
12 Eylül ile daha da derinleşen inkar, imha asimilasyon politikalarının bugün de, başka bir düzlem ve söylemle devam ettiğini ve Kürt halkının artık bunu kabul etmeyeceğini anlatıyorlar. Büyük bedeller ödeyerek bugüne gelene Kürt halkının siyasal bir statü istediğini ve bunun için gerekirse daha büyük bedeller ödemeye hazır olduğunu anlatıyorlar.

Şantajdan bahsetmek gerekirse bunu iktidar yapmaktadır: İktidar, Kürt halkını ölümle sınamak istemektedir. Doğal haklar için on binin üzerindeki insanın açlık grevine gitmek zorunda bırakılmasından daha büyük bir şantaj olamaz.

Buradan siyasal iktidara bir kez daha seslenmek istiyoruz: Gittiğiniz yol barışın yolu değildir.

Politikanız demokratik siyaset zeminini daraltıp yok etmektedir, barışı engelliyor ve en önemlisi de duygusal kopuşu hızlandırıyor. Yakınken, ölümler olmadan bu çıkmaz politikadan vazgeçin. Kürt halkının demokratik taleplerini kabul edin ve sorunun çözümü için demokratik müzakere sürecini başlatın; eğer ölümler olursa bu ülkede hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Ateşle oynamayın. Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin evlatlarının ölümüne boyun eğeceğini aklınızdan bile geçirmeyin! Şunu unutmayın: Her ölüm sizin iktidarınızın da sonu olacaktır!

Ölüm değil yaşam, savaş değil barış!

ÖLÜM DEĞİL ÇÖZÜM PLATFORMU
Basın açıklamasının ardından 8 Kasım 2012 Perşembe günü akşam saat 18:00'de Ankara Kadın Platformu Sakarya'danYüksel'e bir yürüyüş düzenleyeceği ve bu yürüyüşü "Ölüm değil çözüm Platformu"nun Yüksel'den Sakarya'ya yapacağı yürüyüşle birleştireceği söylendi .

Ayrıca 10 Kasım 2012 Cumartesi günü saat 13.00'te Kolej'den Sakarya'ya kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirilecek.