Üretiğimiz belli parçaları fabrikaya topladık ve kapıları lehimledik. Arabaları dışarı vermiyoruz
YAŞANACAK DÜNYA
Belçika'nın Limburg bölgesinde, 20 binin üzerinde işçi Genk Ford Fabrikası'nın kapatılmaması için sokaklara çıktı.
1960 yılından bu yana Genk’te kurulu olan fabrika, Avrupa pazarındaki daralma nedeniyle düşük kapasiteyle çalıştırılıyordu. Ford tekeli, Genk Fabrikası'nı kapatarak yılda 500 milyon dolar tasarruf edeceğini açıklarken diğer yandan bu fabrikayı İspanya‘ya taşımayı planlıyor.
Genk’teki Ford işçileri fabrikanın kapatılmaması için günlerdir eylem yaparak fabrikayı terketmiyorlar. Bugün de kitlesel bir eylem yaparak seslerini duyurmaya çalıştılar. Yaklaşık 600 Köln Ford işçisi de işçi arkadaşlarına destek vermek için Limburg'a gitti.
Eyleme destek vermek için Belçika'nın birçok şehrinden işçiler gelmişlerdi. Saat 12:00'de Bochtland'a yürüyüş başladı ve C-MIME alanına doğru yüründü. Bu eylemi örgütleyen sendikalar, Belçika'nın en güçlü üç metal sendikası, ABVV-Kırmızılar (Sosyalist İşçi Sendikası), ACV (Katolikler) ve LİBERAL. Bu sendikaların dışında, çeşitli örgütler, partiler ve antifa grupları da eyleme katılmıştı.
Biz Yaşanacak Dünya olarak Köln Ford işçileriyle birlikte eyleme katıldık. Eylem boyunca sürekli olarak “Ford Fabrikası'nın kapatılması demek daha çok işsizlik demek, yoksulluk demek, birçok sorunu birlikte getirmek demektir. Son dönemlerde krizi bahane göstererek Belçika'da birçok fabrikayı kapattılar. Şimdi de Ford'u kapatmak istiyorlar bunlara artık 'dur' demek gerekiyor. Bunun için buradayız” şeklinde açıklamalar yapıldı.
Yaşanacak Dünya Gazetesi olarak Genk Ford'da çalışan işçilerle röportaj yaptık:
Yaşanacak Dünya: Sizi tanıyabilir miyiz?
Ertuğrul Kulcu: Genk'te Ford fabrikasında çalışıyorum.
Yaşanacak Dünya: Eyleme katılma nedeniniz nedir?
E.K: Bugün burada sesimizi tüm dünyaya duyurmak istiyoruz. Çalıştığımız fabrika kapatılacak, bizler de kapatlmaması için burdayız. Birçok kişi işsiz kalacak buna karşı burdayız.
Yaşanacak Dünya: 4 bin 300 işçi işten atılacak değil mi?
EK: Ford'un kendi işçisi 4 bin 300 kişi. Fakat Ford'a farklı parçalar üreten yan firmalar da var bunların hepsini hesapladığınızda 10 bin işçi demektir ve bu işçilerin hepsi işsiz kalacak demektir.
Yaşanacak Dünya: Fabrikayı neden kapatıyorlar bilginiz var mı?
EK: Güya fazla kar yapmadıklarını söylüyorlar. Aslında rakamlar aklımda değil fakat krizi bahane ederek kar yapılmadığı söyleniyor. Ford bu yıl bayağı bir kar yaptı. Bizi bilerek düşük kapasiteyle çalıştırdılar. Az üretim yaptırdılar. Çünkü üretilen arabalar Avrupa'da satılmayınca şimdi fabrikayı kapatıp 500 milyon dolar kar yapmayı planlıyorlar. Bu fabrikada yıllardır çalışan işçiler var, herkes kendine göre ev almış, araba almış yarın işsiz kalırsak bunları kim karşılayacak.
Yaşanacak Dünya: Fabrikayı İspanya'ya taşımayı düşünüyorlar bu konuda ne söyleyeceksiniz?
EK: Olabilir çünkü oradaki işçilerin ücretleri daha düşük. Bizden daha düşük ücretle çalıştıklarını biliyorum.
Yaşanacak Dünya: Geçen hafta Köln'de yapılan eylemden haberiniz var mı?
EK: Ben gitmedim. Ama haberim var. Sonuçta sesimizi tüm dünyaya durmamız için bunların yapılması gerekiyor. Oradaki işçiler destek verseydi daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
Yaşanacak Dünya: Sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Servet Yılmaz. Genk Ford'a çalışıyorum. Ford Fabrikası'nın kapatılmasıyla binlerce kişi işsiz kalacak; sesimizi duyurmak, fabrikanın kapatılmaması için burdayız. Bu eylemle umarım sesimizi duyururuz. İşten atılmamız büyük bir sorun yaratacak. Kendimizi 2020 yılına kadar hazırlamıştık. Çünkü bu fabrikanın 2020 yılına kadar açık kalacağı sözünü verdiler. Mondeo modeli burada üretilecekti. Fakat hepsi bir yalan oldu, bizimle oyun oynadılar resmen. Hepimiz borçlandık bu borçlarımızı nasıl ödeyeceğiz bilemiyorum.
Yaşanacak Dünya: İşçileri psikolojik olarak nasıl etkiler bu işten atılmalar?
SY: Kötü etkileyecektir. Ford Genk'te 2003 yılında yine işçi çıkarılmıştı ve birkaç arkadaşımız intihar ederek yaşamını yitirdi. Bu defa daha fazla kişi intihar girişiminde bulunur diye düşünüyorum.
Yaşanacak Dünya: Ne tür eylemler yapmayı düşünüyorsunuz?
SY: Fabrikanın kapatılmaması için 2 yıl önce ücretlerimizin düşürülmesine gönüllü razı olmuştuk. Maaşımızdan yüzde 12 kesinti yapıldı. Bunu isteyerek verdik çünkü 2020 yılına kadar kapatılmama sözü verildi. Eylem olarak da yaklaşık bir aydır sürekli eylemler yapıyoruz. Sendikalar da bizlere destek veriyor. Belçika Hükümeti fabrikanın kapatılmasını istemiyor. Üretiğimiz belli parçaları fabrikaya topladık ve kapıları lehimledik. Yapılan arabaları dışarı vermiyoruz. Fabrika sahiplarine teslim etmeyeceğiz. Bütün kapılar kapalı ve üç metal sendikası var bunların üçü de kapılarda bizlerle birlikte bekliyorlar. Çünkü ne kadar malzeme elimizde olursa pazarlık yapma gücümüz o kadar fazla olur.
Yaşanacak Dünya: Şu an fabrikada üretim var mı?
SY: Tam anlamıyla değil. Şu an ben işsizlik parası alıyorum. Perşembe günü işbaşı yapacam. 8 gün çalışacağız. Tekrar işsizlik parası alacağım. Yıl sonuna kadar toplam 15 gün çalışacağız. Daha sonrası, yapacağımız eylemlere de bağlı olarak değişebilir. Tam gün üretim yapılmıyor kısmi çalışıyoruz, dolayısıyla da kısmi üretim yapıyoruz. Fakat dışarıya üretilen arabaları ve parçaları satmıyoruz.
Yaşanacak Dünya: Sendika dışında size destek veren var mı?
SY: Hükümet destek veriyor hatta Genk polisi de destek veriyor. Çünkü 10 bin kişinin işsiz kalması birçok sorunu birlikte getirecektir. Bir yandan da acımızı paylaşıyorlar.
Yaşanacak Dünya: Türkiyeli göçmen çok var mı?
SY: Yaklaşık bin 500 kişi çalışıyor yan firmalarla birlikte. İtalyanlar var, Yunanistanlı işçiler, Faslı işçiler çalışıyor.
Yaşanacak Dünya: Sizi tanıyabilir miyiz?
Hüseyin Turan. Ford'a çalışıyorum.
Yaşanacak Dünya: Ford'un kapatılmasına ilişkin ne düşünüyorsunuz?
HT: Ne düşünelim işimizden olacağız. Düzenimiz, huzurumuz kalmayacak. Bir ton sıkıntı yaşayacağız.
Yaşanacak Dünya: Bu tür eylemler çözüm mü sizce?
HT: Bilemiyorum. Şimdiye kadar fabrikanın önünde ayrılmadık, bu tür eylemlerle de sesimizi daha güçlü duyurabiliriz diye düşünüyorum. Burada daha önce Renault, Audi fabrikaları vardı, onlar da kapandı. Bu da kapanırsa ne olur bilmiyorum. Bu bölgede son araba fabrikası bu. Bu da gitti mi ekonomi çöktü demektir. Kriz diyorlar fakat ben inanmıyorum; krizi kendileri çıkartıyor çözüm olarak da bizi işten atıyorlar. Amaçları krizi bahane ederek daha fazla kar yapmak. Kapitalistlerin her zamanki oyunları.
Yaşanacak Dünya: Çözüm ne sizce?
HT: Çözüm ne olacak birlik olup sesimizi daha güçlü çıkartmalıyız. Bizlerle oyun oynuyorlar. Her şeyimizi onlar belirliyor. Bunların karşısında güçlü durmak gerekir. Şimdi “İspanya'ya taşınacak” deniyor. Ben inanmıyorum. Balkan ülkelerine götürecekler fabrikayı çünkü orada işçilere daha düşük ücret veriyorlar. Bizim aldığımızın üçte birini verecekler ve aynı üretimi yapacaklar daha fazla kar edecekler. Bu sistemi çocuklar dahi biliyor. Bunlara izin vermemek için burdayız. Bakalım ne olacak.
Yaşanacak Dünya: Sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Ali Demir. Kamyon üreten bir firmada çalışıyorum.
Yaşanacak Dünya: Eyleme neden katıldınız?
AD: Ford'da çalışan işçi arkadaşlarımla dayanışmada bulunmak için geldim. Bugün onlar işten atılmayla karşı karşıyalar, yarın biz aynı sorunu yaşıyabiliriz. Bu fabrikanın kapanması demek Limburg bölgesinin çökmesi demektir. 18 bin işçinin kapının önüne konulması ne demek!.. Resmen büyük toplumsal sorunları da beraberinde getirir. Şimdi kürsüde sosyalist sendika yöneticisinin de söylediği gibi; krizi kendileri çıkartıyor ve faturasını da biz işçilere yüklüyorlar. Bu tamamen kapitalistlerin çıkarına olan bir durum.
Uzun süredir Ford'da çalışan işçileri düşük kapasiteyle çalıştırdılar; şimdi de burayı Ford tekeline bir yük gibi gösteriyorlar ve kapatmayı hedefliyorlar. 18 bin kişi ve bunların ailelerini düşündüğümüzde 30 bin kişi demek ve bu insanların geleceğiyle oynuyorlar. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı, bu insanlar üzerinde böyle oynanmamalı diye düşünüyorum.
Yaşanacak Dünya: Ne yapmak gerekir sizce.
AD: Ben bugün desteğe geldim. Birlik olmalı ve sesimizi daha güçlü çıkartmalıyız. Biz onlardan daha fazlayız ve onlar karşısında daha güçlü durmamız gerekir.