Ankara'da da açlık grevi

Ölüm Değil Yaşam Platformu bileşenlerinden sekiz kişi üç günlük açlık grevine başladı

GÜNCEL
Pazartesi, 12 Kasım 2012 (13 yıl 11 ay önce)

Saat 13:30’da Ankara'da örgütlü Ölüm Değil Yaşam Platformu 3 gün sürecek olan süreli dönüşümlü açlık grevine bugün başladı. Açlık grevine bugün 8 kişi katıldı. Perşembeye kadar sürecek olan açlık grevine başlamadan önce “Ölüm Değil Yaşam Platformu” adına bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasında şunlara değinildi.

Değerli basın emekçileri,
Sevgili halkımız,

Dünya tarihinin bugüne kadar gördüğü en büyük açlık grevi 62. gününe girdi. Kürt halkı, demokratik kamuoyu, tutsak aileleri, Barış Anneleri ve toplumsal vicdan sahibi onbinlerce insan günlerdir tutsakların haklı, meşru ve demokratik taleplerinin karşılanması ve eylemin geri dönülemeyecek noktalara gelmeden bitmesi için sokakta eylemdeler.
Aydınlar sanatçılar bu çığlığı duyun diye açıklamalar yapıyorlar. Uluslararası demokratik kamuoyu tutsakların taleplerinin karşılanması için hükümete çağrılar yapıyorlar. İktidar ise gayri insani, ırkçı ve faşist tutumunu sürdürmeye devam ediyor. Herhangi bir ülkede, büyüyen bu tarz toplumsal tepkiler ve haklı talepler karşısında herhangi bir siyasal iktidarın, böylesine sorumsuz, gayri ciddi ve gayri insani bir tavır sergilemesi düşünülemez. Ancak bu ülkenin başbakanı “şantaj, blöf, şov” kavramlarını kullanarak provokatif tavrını devam ettiriyor. İdam tehditleri savuruyor. Böylelikle kafa karışıklığı yaratıp, haklı ve meşru direnişi anlamsızlaştırmaya ve direnişçilerin iradesini kırabileceğini sanıyor. Aynı zamanda zamana yayarak sorunu geçiştirmeye çalışıyor. Geçiştirmeye çalıştığı talepler; anadilde eğitim ve savunma hakkı ile Kürt halkı önderi sayın Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılıp, sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması. Başbakanın ruhsal bir bozukluk hali içerisinde olduğunu görüyorduk ancak siyasal ve tarihsel hafızasının olmadığını bilmiyorduk. Başbakana biz hatırlatalım.
Kürt halkının tüm hakları yıllarca gaspedildi ama halk, hakları için mücadeleden hiç vazgeçmedi, geri adım atmadı. Ağrı, Zilan ve Dersim gibi katliamlar yaşadı, geri durmadı. 5 Nolu Diyarbakır toplama kampı ve işkencehanesini yaşadı, geri durmadı. Köyleri boşaltıldı, faili meçhul denen faili belli cinayetler yaşadı, durmadı… Kürt halkı bütün bu süreçlerde çok bedeller ödedi. Hala dağları, taşları bombalanıyor, çocukları ölüyor ama halk mücadeleden vazgeçmiyor.
Son olarak KCK adı altında siyasal bir soykırım yaşandı. Binlerce siyasetçisi tutuklandı. AKP iktidarının tutuklayarak, onlarca yıllık cezalar vererek etkisiz hale getirdiği ve tasfiye ettiğini düşündüğünü Kürt tutsaklar bu eylemleriyle mücadeleden geri durmayacaklarını gösterdiler. Bunu kendileri için yapmıyorlar. Kendileri için bir şey istemiyorlar. Kürt halkının temel hakları için bedenlerini ölüme yatırıyorlar. İktidardan bir talepte bulunmaktan çok teslim edilmek zorunda olunan doğal haklarını hatırlatıyorlar. Yani; şantaj, blöf ve şov yapmıyorlar. Kürt sorununda kritik bir aşamayı yaşadığımız şu günlerde çözümün adresinin İmralı olduğunu hatırlatıyorlar. Bir Barış Annesinin deyimiyle “..Barış için Türkiye kilit ise, anahtar da Öcalan’dı…” diyorlar.

Değerli basın emekçileri;
Tutsakların talepleri, demokratik bir yeniden başlangıcın yolunu açacak haklı ve meşru taleplerdir. Bu talepleri bizler de aynen sahipleniyoruz. Sorunun mevcut iktidar tarafından çözüleceğine inanmaktan çok, halkımızın sahiplenmesi ve desteği ile siyasi iktidarı çözüme zorlayarak çözebileceğimize inanıyoruz. Açlık grevi eylemimizin nedeni budur.

Tutsaklar, sorun çözülmeden eylemi bırakmayacaklarını söylediler. Greve başlayan milletvekillerimiz aynı şeyi söyledi. Biz de aynı şeyi söylüyoruz. Taleplere somut ve net yanıtlar verilene kadar eylemimizi sürdüreceğiz. Eğer bunun için birilerinin ölmesi gerekiyorsa, ölen içerideki çocuklarımız değil biz olacağız.
Buradan siyasal iktidarı son bir kez uyarmak istiyoruz. Ülkeyi dipsiz bir karanlığa iten çıkmaz politikalardan vazgeçin.

Bir çağrımız da halkımızadır. Barış, demokrasi ve özgürlük uğruna bedenlerini ölüme yatırmış bu insanlara sahip çıkın, destek olun. Onların taleplerinin gerçekleşmesi demek barışın yolunun açılması demek. Daha demokratik, daha kardeşçe ve daha özgür bir ülke demek. O nedenle sessiz kalmayın, bulunduğunuz her yerde destek verin.

YAŞASIN HAYATI UĞRUNDA ÖLECEK KADAR SEVENLERİN DİRENİŞİ!
Basın açıklamasının ardından 3 gün sürecek açlık grevine başlandı.