Amedlilerin korkusu da evlerinde korkuluğu da yok

GÜNCEL
Çarşamba, 14 Haziran 2006 (20 yıl 4 ay önce)

Yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte Diyarbakır civarından her sene olduğu gibi damdan düşme haberleri de gelmeye başladı. Sadece bir ay içinde yaşanan 110 damdan düşme vakasında tam 12 kişi hayatını kaybetti.

Bu sene damdan düşme olayları akademik bir çalışmaya da konu oldu. Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı ile Beyin Cerrahi Ana Bilim Dalı tarafından yapılan bir anket çalışmasıyla oluşturulan araştırmanın başlığı: "Diyarbakır'daki Konutlarda Düşme Olguları ve Risk Faktörleri".

Anket çalışması kapsamında bin 445 konutta birebir görüşmeler yapıldı. Bu bin 445 konutta toplam 246 düşme vakası olduğu saptandı. Yani her 100 binanın 16'sında düşme öyküsü bulunuyor. Düşenlerin yüzde 37'sinin hastaneye yatırıldığı, yüzde 8'inin ameliyat olduğu, yüzde 15'inin havale geçirdiği belirlendi. Tedavi olanların yüzde 29'unda tedavi sonrasında işlev veya doku bozukluğu meydana geldi.

Damdan düşenlerin yüzde 69'unu 15 yaş altındaki çocuklar oluşturuyor.
Düşenlerin yüzde 60.6'sı kadın, yüzde 39.4'ü ise erkek.
Düşme olgularının yüzde 50'si damdan, diğerleri merdiven, balkon, yüksek duvar ve ağaçtan oldu. Ayrıca araştırmada düşmelerin yüzde 98'inin kaza, yüzde 1.6'sının intihar, yüzde 4'ünün de itme sonucu gerçekleştiği ortaya çıkartıldı.

Anket çalışmasında düşük olarak ortaya çıksa da düşenlerin yüzde 60.6'sının kadınlardan oluşması intihar ve “töre” olgusunun boyutu hakkında kuşku uyandırıyor.

Konutların yüzde 50'si çatısız, düz damlı. Düşme öyküsü olan konutların yüzde 61'ini ise 1 veya 2 katlı yapılar oluşturuyor.
Yüzde 32'sinde korkuluksuz pencere, yüzde 19'unda korkuluksuz merdiven, yüzde 10'unda korkuluksuz balkonlar bulunuyor.
Konutların yüzde 10'unda yetersiz aydınlatma sorunu, yüzde 6'sında ise asansör boşluğu var.

Araştırmada çatı ya da damına çıkış kapılarında kilit ya da herhangi bir kontrol önlemi olmayan konutlarda düşme riskinin diğer konutlara göre 4 kat, damlarda korkuluk olmamasının düşme riskinin diğer konutlara göre 3 kat daha fazla olması da ortaya çıkartıldı.

Amed'de geri bırakılmışlığın sancısı bastırıyor. “Kaza sonucu” düşmelerde de intihar ve aile meclisi gerçeğinde de...

Herşeye rağmen Amedlilerin evlerinde korkuluk olmadığı gibi binlerce yıllık esaretin ve direnişin sonucunda yüreklerinde de korku yok.