Avrupa eylemde!..

Bütün bir tarihsel süreç boyunca rüzgar ekenlerin, fırtına biçmeye de hazır olmaları gerekiyor. Son yıllarda dünyanın değişen iklimi, ezilenlerin Ortadoğusu, emperyalistlerin metropolleri, Asya'nın kan ve ter atölyeleri, unutulmuş sanılan diyarların emekçileri seslerini yükseltiyor

DÜNYA
Çarşamba, 14 Kasım 2012 (13 yıl 11 ay önce)

Avrupa Sendikalar Konfederasyonu'nun çağrısıyla başlayan ve Avrupa'nın 20 ülkesinde eşzamanlı örgütlenen eylem, "Avrupa Eylem ve Dayanışma Günü" adı altında altında gerçekleşiyor.

Asıl olarak İspanya ve Portekiz'de iki hafta önce kitlesel gösterilerle başlayan grev ve protesto dalgası, Yunanistan, İtalya, Almanya, Fransa, Belçika ve bazı Doğu Avrupa ülkelerindeki sendikalardan ve işçi sınıfı hareketinden de destek görüyor.

Grev ve protesto dalgası emperyalist ülkelerin krizin de basıncıyla hız verilen “kemer sıkma” politikalarını hedefliyor. Yunanistan'dan sonra dalga dalga yayılan “antikriz” politikalarının işçi ve emekçileri, yoksulları, kadınları, evsizleri ve toplumun dışlanmışlarını ilk elde vurduğu örnekleriyle yaşandı, görüldü.

Krizin derinleşmesiyle birlikte milyonlarca işçi, daha önceki yıllarda uzun mücadelelerle kazandıkları haklarını kaybettiler. Sadece bugünleri değil gelecekleri de ipotek altına alınmak isteniyor. İşsizlik ve toplumsal yoksulluğun muazzam boyutlara ulaşması, emeklilik haklarının kaybı, maaş ve ücretlerden yapılan yeni kesintiler, vergilerdeki büyük artış kitlelerin canına tak dedi. Avrupa, önce icin için kaynamaya başladı, işçi sınıfı ve kapitalist sistemin sonuçlarından gerçekten zarar görenler -bugün olduğu gibi- elele vererek hayatı durma noktasına getirdiler.

Avrupa'daki grevler en fazla İspanya ve Portekiz'de etkili oldu. İşsizliğin yüzde 24'lere ulaştığı İspanya'da eylemler gece yarısı başladı. Ulaşım sektöründeki işçilerin de greve katılmasıyla birçok Avrupa ülkesinde özellikle tren ve metro tamamen devredışı kaldı. Uçak seferlerinin büyük çoğunluğunun iptal edilmesiyle kara ve hava trafiği tam anlamıyla felce uğradı. İspanya'da fabrikalardaki üretim bantları da neredeyse durma noktasına geldi.

Madrid'in bazı yerlerinde grev gözcüleriyle polis arasında çatışmalar çıktı, tutuklananlar oldu -32 kişinin tutuklandığı gelen bilgiler arasında. Barcelona'da temizlik işçilerin greve çıkması nedeniyle çöpler toplanamadı. Sokaklar çöp yığınlarından ve kokudan geçilmez oldu.

Hükümet grevin etkili olmadığını elektrik kullanımının yüzde 80'lerde olduğundan hareketle öne sürerken, sendikalar ise, aralarında Danone ve Heineken'in de bulunduğu büyük tekellerde de üretimin durduğunu belirtiyor.

İspanya'da işsizlik belası Avrupa ülkeleri içinde en fazla can yakanı. İşsizlik yüzde 24'lerde geziyor. Her 10 haneden birinde hem anne hem baba işsiz. Gençler arasındaki işsizlik oranı ise yüzde 50'leri aşmış durumda.

İspanya'da, tıpkı Yunanistan'da olduğu gibi, sağlık ve eğitim sisteminde ciddi kesintilere gidiliyor. Hastanelerin özelleştirilmesi, muayene ve tedavi ücretlerinin artırılması ve ilaçların ek ücrete tabi olması hedefleniyor. Kemer sıkma politikaları eğitime de uygulanıyor. İspanya'da bugüne kadar 40 bin öğretmen işini kaybetti; kemer sıkma politikalarına devam edilecek olursa bu rakamlar elbette çok daha büyüyecek.



Bir süredir eylemde olan ve sokakları henüz terketmemiş olan işçi ve emekçiler Portekiz'de sabahın ilk ışıklarıyla yürüyüşlere ve eyleme başladılar. Pankartlar AB, IMF ve Avrupa Merkez Bankası üçlüsünün sömürücü politikalarına yönelikti. Yunanistan emekçilerinin boğazına sarılan bu troyka 78 milyar euroluk kredi için şimdi de Portekiz'e ezici bir kemer sıkma paketi dayatıyor.



İtalya'da ülkenin en büyük sendikası CGIL'in çağrısıyla ülke çapında 4 saat boyunca iş bırakma eylemi gerçekleştiriliyor. Tren ve feribot seferlerinin durmasıyla ulaşım orada da kesintiye uğradı. Greve öğretmen ve öğrenciler de yürüyüş ve gösterilerle destek veriyor.

Son 2 aydır üçüncü grevlerini yapan Yunan işçi sınıfı da eylemde yerini aldı. Atina'da, Kurtarma paketlerinin biri kapanmadan bir diğeri açılıyor. Yunanistan egemenleri, “kurtarma paketi”nin 31,5 milyar euroluk son taksidini alabilmek için ücretlerde azaltma, istihdamda ek “düzenleme”ler ve emeklilik yaşının artırılması, emeklilik maaşlarında ciddi kesintiler (son 6 ayda beş kez kesinti yapıldı) ve halk sağlığı alanında yeni dayatmaları gündemden düşürmeyerek toplumsal öfke ve tepkiyi sürekli canlı tutuyorlar.



Yunan işçi sınıfı yine grevde. Geçtiğimiz hafta sonu işçi sınıfı ve emekçi Yunan halkına yeni yıkımlar getirecek olan tasarruf önlemlerinin kabul edilmesi üzerine Yunanistan'da iki günlük grev vardı. Sendikalar bugün için de 3 saatlir grev çağrısında bulunmuştu.

Alanlar ısınıyor, meydanlar dolup dolup boşalıyor. Bütün bir tarihsel süreç boyunca rüzgar ekenlerin, fırtına biçmeye de hazır olmaları gerekiyor. Son yıllarda dünyanın değişen iklimi, ezilenlerin Ortadoğusu, emperyalistlerin metropolleri, Asya'nın kan ve ter atölyeleri, unutulmuş sanılan diyarların emekçileri seslerini yükseltiyor.