Grev ve eylem günü

Burjuvazinin saldırıları karşısında Avrupa'da ilk kez eşzamanlı grev ve gösteriler düzenlendi

GÜNCEL
Perşembe, 15 Kasım 2012 (13 yıl 11 ay önce)

YAŞANACAK DÜNYA
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’nun çağrısıyla ‘‘Avrupa Eylem ve Dayanışma Günü” adı altında 23 Avrupa ülkesinde grevler ve protesto gösterileri yapıldı. Böylece Avrupa’da burjuva hükümetlerin ekonomik-sosyal saldırıları karşısında işçi sendikaları ilk kez eşzamanlı grevler ve eylemler düzenledi.

İspanya ve Portekiz‘de genel greve gidilirken Yunanistan, İtalya ve Fransa’da gün içerisinde yarı zamanlı iş bırakma eylemleri yapıldı. İspanya, Portekiz ve Belçika’da kamu ulaşımı tamamen durdu, fabrika ve şirketlerin çoğunda iş bırakma eylemleri yapıldı. Ayrıca İspanya, Portekiz ve Yunanistan’da dev kitlesel gösteriler gerçekleştirildi.

İSPANYA

İspanyol hükümeti adil olmayan tasarruf önlemleriyle ekonomik krizden sorumlu olmayanları hedef alıyor. Büyük şirketler ve bankalar büyük kazanç ve avantaj sağlarken, diğerleri ise çok çalışmak ve tasarruflara katlanmak zorunda kalıyor.

Bütün haklarımızı elimizden alıyorlar. Bankalar ve işadamları bizim sokağa çıkmamıza neden oldu, onlar maaşlarımızı çalıyor. Artık hiçbir hakkımız yok.
Ülkedeki genel greve katılan İspanyol işçilerin bu sözleri, sokaklara dökülen Avrupalı işçilerin greve gitme nedenini de özetler nitelikte.

İspanya’nın iki büyük işçi sendikası CCOO ve UGT’nin yanı sıra değişik kitle örgütleri de genel grevi desteklediklerini açıkladılar.

Grevler nedeniyle birçok havayolu şirketi Avrupa’daki uçuşlarını iptal etmek veya ertelemek zorunda kaldı. Genel grevi bir hata olarak nitelendiren İspanyol hükümeti yetkilileri pişkince eylemlerin “ülkenin dış imajına ve ekonomisine zarar vereceğini” söylemekten geri durmadı.

Demiryolu ulaşımı büyük oranda aksarken, havayollarının uçuşları iptal etmesi tüm Avrupa’da havayolu ulaşımını olumsuz etkiledi. Volkswagen, Opel, Nissan gibi otomobil fabrikalarında da üretim bantları durdu. İspanyol sendikaları greve katılımın yüzde 80 dolayında olduğunu duyurdu. Pekçok İspanya kentinde polis ile göstericiler arasında gerginlik yaşandı.

Başkent Madrid’de polisle göstericiler arasında zaman zaman çatışmalar yaşandı, en az 30 kişinin yaralandığı, 80’den fazla kişinin de gözaltına alındığı belirtildi. Grevin özellikle başkent Madrid ve Barcelona’da etkili olduğu görüldü.

Yürüyüşe katılan ev kadını Paqui Olmo iki oğluyla yaşadığını belirterek, “Biri yardım alıyor, diğeri 3 yıldır evde. Çalışmak istemediğinden değil, iş olmadığından” diye konuştu.

PORTEKİZ
Benzer şekilde Portekiz’de de birçok alanda yaşam durdu. Portekiz’deki genel grev son yıllarda görülen en büyük grev düzeyine ulaştı.

Portekiz’de kamu çalışanları grevdeydi. Otobüs ve trenler çalışmazken, postane, hastane ve okul gibi kamu kurumlarında hizmet verilmedi. Eylemlere katılan Portekizli bir işçi şunları söyledi: “Biz siyasi elitlerin bize her tür müdahalesine karşı çıkıyoruz. Biz yanlış bir şey yapmadık, o yüzden ülkemizin borçlarını ödemekle de yükümlü değiliz.”

İTALYA
İtalya’da binlerce kişi, grev gününe destek amacıyla meydanlara indi.

İtalya’nın 80 ayrı noktasında düzenlenen gösteriler, polisin saldırısı sonucu çatışmaya dönüştü. Başkent Roma başta olmak üzere Torino, Milano, Lombardiya ve Padova’da göstericiler polisle çatıştı. En şiddetli çatışma Roma’da yaşandı ve gözaltılar oldu.

İşçilerin yanı sıra öğrencilerin de destek verdiği Brescia’daki gösteride çok sayıda kişi yaralandı. Torino kentinde de polis işçilerle ve öğrencilerle çatıştı. Polis tazyikli su sıkarak yer yer gaz bombaları kullanırken, gençler de buldukları her şeyle karşı koyarak militan bir duruş sergilediler.

BELÇİKA, YUNANİSTAN, FRANSA, ALMANYA
Öte yandan Almanya,Yunanistan, Belçika ve Fransa’da da binlerce kişi düzenlenen eylemlerle dayanışma gününe destek verdi. İtalya’da ülke çapında düzenlenen yaklaşık 100 dolayında eyleme işçiler ve öğrenciler katıldı. Yunanistan’da da hükümetin geçen hafta kabul ettiği tasarruf paketi, parlamento önünde toplanan göstericiler tarafından protesto edildi. Genel grev yapılmayan ülkede, kamu çalışanları 4 saat iş bıraktı.

Geçen hafta yapılan ve ülkede hayatı felç eden 2 günlük grevin ardından bugün sendikalar sadece iş yavaşlatma kararı aldı. İtalya ve İspanya bayrakları da taşıyan protestocuların buluşma adresi ise yine Atina’daki parlamento binasının önüydü.

Yunanlı işçiler kapitalist sisteme tepkilerini ve taleplerini alanlarda haykırdılar:

“Biz bütün Avrupa’da işsizliği sona erdirecek yeni bir ekonomik sistem istiyoruz.”

“Ne zaman tüm Avrupa’daki işçiler sokağa inecek o zaman sorunlarıyla yüzleşecekler. Şimdilik pek anlıyor gibi durmuyorlar.
”

Fransa’da da CGT Sendikası grev çağrısında bulundu. Diğer taraftan Fransız çiftçiler devletin ve Avrupa Birliği’nin dayattığı tarıma ilişkin bazı politikalara karşı çıkmak için Strasbourg kentinde dev bir eylem gerçekleştirdi. 800 ila 1000 arasında traktörle eylem yapan tarım sendikası FDSEA-Alsace Bölgesi üyesi çiftçiler kentte hayatı felç ederken, valilik ve hükümeti uyardı.

Belçika’da ise, sendikalar greve gitmeme kararı aldı. Ancak bütün sendikalar, Almanya, İspanya, Yunanistan, Kıbrıs, Portekiz ve İrlanda’nın Brüksel Büyükelçilikleri önünde yapılması planlanan eylemlere destek verildiğini duyurdu. Valon bölgesinde demiryolu işçileri iş bıraktı. Bunun sonucu olarak ulusal ve uluslararası tren ulaşımları altüst oldu. Valon bölgesindeki eylemler bununla da sınırlı kalmadı. Tüm tramvay, otobüs işçileri de iş bıraktı. Başkent Brüksel’de de demiryolu işçileri iş bıraktılar.

İngiltere‘den Belçika ve Fransa’ya giden Eurostar tren seferleri de grevlerden etkilendi. Bazı seferler gecikmeli yapılırken, bazıları da iptal edildi.

Almanya’da da Köln, Stuttgart, Berlin, Hamburg gibi büyük şehirlerde genel grevleri destek eylemleri gerçekleştirildi.

Köln’de eylem
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’un çağrısıyla “Avrupa eylem ve dayanışma günü” adı altında birçok ülkede protesto gösterileri düzenlenirken, Alman Sendikalar Birliği DGB ise Almanya’da dayanışma eylemleri yapacağını açıklamıştı. Fakat Köln’de yapılan eyleme DGB hemen hemen hiç destek vermedi.

Köln’de eylem saat 17:30‘da DGB Sendikası'nın önünde başladı. Kürsüde kısa yapılan konuşmanın ardında Köln Ekonomi Endüstri‘nin bulunduğu yere doğru yüründü. Ford‘da çalışan bir kişi kürsüden kısa bir konuşma yaparak Avrupa ülkelerindeki eylemlere değindi:
Belçika’da bugün hiçbir tren çalışmadı. Genk Ford işçileri kısa çalışma yapmalarına rağmen bugün çalışmadılar. İspanya’da ulaşım, sağlık, eğitim, otomotiv çalışanları grev yapıp öğrencilerle birlikte polisle çatıştılar. İtalya’da binler polisle çatışarak eylemlerini yaptı. Portekiz’de askerler ve polisler de greve çıktılar. Merkel’i protestocular karşıladı. Bugün Portekiz’de, haberleşme, hastane, ulaşım, eğimde greve katılım yüzde yüz oldu. Yüzbinlerce insan sokaklara çıktı. Almanya’da ise greve çıkma yasal olmadığı için bugün grev yapılamıyor. Bizler grev hakkı için mücadele ediyoruz Almanya’da.
Konuşmanın ardından yaklaşık bin kişi yürüyüşe geçtti.

Yürüyüşte öğrenci gençlik çoğunlukta idi. Antifalar, MLPD, DKP, Tek tük İG-Metall bayraklarının yanı sıra göçmen kurumlarından Yaşamevi, MLKP, DİDİF bayraklarıyla katıldılar.

Yürüyüş boyunca Alman devletini teşhir eden sloganlar atıldı. “İspanya’da, İtalya’da, Türkiye’de her pisliğin altında Almanya var”, “Uluslararası dayanışmayı yükseltelim!” sloganları atıldı. Canlı ve coşkulu geçen yürüyüş kolu Ekonomi Endüstri’nin bulunduğu yere geldiğinde polis güvenliği artırdı ve provokasyon yaratmaya çalıştı. Burada eylemlere yeniden değinildi, Almanya’da yoksulaşmanın ve işsizliğin arttığı, Sosyalamd’a kimsenin tek gitmemesini özellikle yanına bir şahidini alarak gitmesi söylendi. Tek gittiğinde çeşitli kağıtlar imzalattırdıklarını ve yardımların kesileceği konusunda eylemciler uyarıldı.

Konuşmadan sonra Stuttgart’ta tutuklu bulunan Deniz ile dayanışma eylemi devam edeceği duyurusunun arkasında eylem bitirildi. Antifa gençlikle Yaşamevi eyleme devam etti. Dom Gar‘ına doğru yürüyüş başladı. Sık sık “Politik tutsaklara özgürlük!” sloganı atıldı. Eylemciler havai fişek yakınca polis müdahale etmek isteyerek eylemcileri çembere aldı ve eylemcilerden birini polis almak isteyince belli bir süre beklendi ve polise kimse kaptırılmadan Dom Garı’na gelindi. Kısa konuşmanın ardından eylem bitirildi.