Genel grev ve yeni eylem planlarımız

Berlin'deki direniş çadırlarımızdaki hayatı ve eylemlerimizi yeniden organize etmeye başladık.

GÜNCEL
Perşembe, 15 Kasım 2012 (13 yıl 11 ay önce)

Berlin'deki direniş çadırlarımızdaki hayatı ve eylemlerimizi yeniden organize etmeye başladık. Önümüzdeki ayın başlarında Rostok'ta eylemler gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Rostok'taki eyleme buradan otobüs tutarak gitmeyi düşünüyoruz. Eylemlerden birisi Aralık'ın 1'inde olacak. Diğeri de ayın 5'inde olacak. Bu eylemlerin ikisine de katılmak istiyoruz.

Rostok'taki eylem katliamı protesto eylemi olacak, diğer eylem de mülteci kamplarının ziyareti biçiminde olacak. Biz ikisine de katılmak istiyoruz. Bundan başka polis şiddetine karşı bir kampanya örgütlemek istiyoruz.

Bugün tüm Avrupa çapında genel grev günüydü
Almanya'da da bu gündemle ilgili olarak Brandenburger Tor'da bir yürüyüş gerçekleştirdik. Biz de Oranienplatz'daki direniş çadırlarımızdan yürüyüşün yapılacağı alana gittik. Avrupa çapında genel bir grev kararı olmasına karşın Almanya'da ciddi bir kalabalık toplanmamıştı. Bizim örgütlediğimiz eylemlerle kıyaslandığında hem kitlesel olarak çok düşüktü ve hem de coşku ve militanlık açısından oldukça zayıftı.

Eyleme çok sayıda grup katılmıştı. Die Linke, Fau, İgm, Dgm, mlpd, dkp, 4. enternasyonal, attac vb. gibi çok sayıda grup ve parti imzalı katılımlar vardı. En kalabalık kitlesi olan Die Linke idi, onu takiben Fau vardı. Ama bunların sayısı çok azdı. Müzik eşliğinde yürüyüş yapıp bitirildi. Ayrıca eylemde Türkiyeli devrimci grupların kurmuş olduğu bedep'te vardı.

Genel grevler söz konusu olduğunda Avrupa ülkeleri içinde Almanya en arka sırada geliyor. İspanya, Portekiz, Yunanistan ve Fransa gibi ülkelerde nispeten daha kitlesel ve militan eylemler oluyor. Ama Almanya'da böyle bir manzaraya tanık olmak pek olanaklı değil.

Bugün Avrupa çapında eylemler gerçekleşti. En etkili eylemler başta İspanya, Portekiz, İtalya ve Yunanistan'da gerçekleşti. İspanya ve İtalya'da yaşanan çatışmalarda çok sayıda gösterici gözaltına alındı. İspanya ve İtalya'da gerçekleştirilen genel grevde günlük yaşam önemli ölçüde felç oldu.

Avrupa'da kemer sıkma politikalarına karşı işçiler ve emekçiler tepkilerini ve uyarılarını dile getirdiler.

Bizim büyük bir materyal çadırımız var. Burada çok sayıda giysi, yatak, ayakkabı gibi malzemeler var. Bu çadırın düzenlenmesiyle Brezilyalı emekçi bir arkadaşımız ilgileniyor. Kendisi mülteci olmamasına rağmen bu iş için tüm zamanını ayırıyor. Ancak bu çadırın kullanımında sorunlar var. İnsanlar içeri girip eşyaları karma karışık yapıyorlar. Bu eşyaları düzeltmek çok zor oluyor. Toplantımızda bu konuya dikkat edilmesi gerektiğini vurguladık. Direniş çadırlarımıza çok sayıda insan gelip gidiyor. Herkesin bu alanı dikkatli bir şekilde kullanmasını sağlamak pek mümkün olmuyor.

Ama toplantılarımızda bu sorunları işliyoruz ve pratikte de insanlar buranın işleyişi için çalıştıklarında diğer insanlara da örnek oluyor ve işleri bu şekilde teori ve pratik biçimde yürütmeye çalışıyoruz.

Direniş alanımızda çeşitli sorunlar oluyor. Ama hiçbir direniş sorunsuz olmamıştır. Eğer bir harekettte sorun yoksa, o hareket hiç bir şey yapmıyor demektir. Çünkü yalnızca ölüler hata yapma şansına sahip değillerdir. Yaşayan bir organizma her zaman için hata yapma ile yüz yüze kalabilir. Hele söz konusu mücadele eden bir hareketse hata yapmak her zaman mümkündür. Önemli olan bu sorunların çözüm yöntemlerini geliştirerek ele almaktır.

Brandenburger Tor'da yeni bir kiritik aşamanın eşiğindeler arkadaşlar. Bir grup arkadaş yarın açlık grevine başlamayı düşünüyor. Daha önce başladılar ve 7 gün sonra bıraktılar. Şimdi hepsi değil ama bir kısmı yarın yeniden açlık grevine başlamayı düşünüyor. Eylem yöntemlerindeki bu dalgalanmalar ve kırılmalar bizim güçlü çıkışımızı dizginleyen bir rol oynuyor. Destek kitlemizi olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Bugün genel grev için düzenlenen yürüyüşe mülteci olmayan bir arkadaş ile birlikte gittik. Arkadaş uzun süre hapiste yatmış olanlarda sıkça rastlanan aşırı konuşma özelliğine sahip. Kısa bir zaman diliminde her şeyi anlatmaya çalıştı neredeyse. Kendisi Yugoslavya'daki savaşı görmüş. Diğer yandan çocukken bir hastalık geçirmiş ve kendisinde belli ölçüde astım var. Eylem yerine gidinceye kadar hiç durmadan konuştu.

Türkiye hapishanelerindeki açlık grevleri devam ediyor. Açlık grevi direnişine katılım sayısı artıyor. Dışardan da katılanlar var bu açlık grevine. Parlamentodaki milletvekillerinden bazıları da açlık grevine başlamış bulunuyor. Bir kısım milletvekili süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başladılar. Avrupa'nın değişik ülkelerinde de açlık grevleriyle ilgili çok sayıda eylemler gerçekleştiriliyor. Bazı ülkelerde bir yerler işgal ediliyor.

Lgbt organizasyonu aktivistleri daha önce bizim yürüyüşlerde pankart açılıp açılmadığını sordular. Eylemlere kendi pankartlarıyla katılmış oldular. Daha sonra bu arkadaşlar bir çalışma yapmak istediklerini söylediler. Çadırlardan birine bu konu üzerine bir çalışma atölyesi kurmayı önerdiler. Kimse bu istek ve öneriye karşı çıkmadı.

14 Kasım 2012
Turgay Ulu-Berlin