Sessiz kalma, tutsaklara sahip çık, Kürt Ulusu'nun kendi geleceğini tayin etme hakkı kabul edilsin!
Paris Demokratik Kitle Örgütleri Platformu, süren açlık grevi direnişine destek kapsamında 17 Kasım Cumartesi gününe eylem çağrısı yaptı. Sokaklara '67. gün, sessizlik öldürür ses ver!' afişleri asıldı.
Yine Paris sokaklarında Fransızca; "Süresiz Açlık Grevi Direnişi 65, 66, 67. gününde", "Kürt Ulusu'nun kendi geleceğini tayin etme hakkı kabul edilsin!", Türkçe; "Sessiz kalma, tutsaklara sahip çık!", Kürtçe; "Yaşasın zindan direnişimiz!" yazılı TİKB-YDK imzalı afişler asıldığı görüldü.
Konuyla ilgili DEKÖP-P'nin bidirisine yer veriyoruz:
TECRİT VE İZOLASYON ZULMÜNE KARŞI TUTSAKLARI SAHİPLEN!
SÜRESİZ - DÖNÜŞÜMSÜZ AÇLIK GREVİNİN KAZANMASI İÇİN OMUZ VER!
Türkiye ve Kuzey Kürdistan hapishanelerinde hücre hücre eriyen insan bedenleri var. Süresiz-dönüşümsüz açlık grevi direnişi 70’li günlere dayandı. Kritik eşik aşıldı, direnişçiler ölüm sınırında.
Onlar diline, kimliğine, özgürlüğüne, onuruna sahip çıkan bir halkın evlatları. Kürt Ulusu, tarih boyunca asimilasyona, katliama uğradı, yok sayıldı, zulüm gördü. Bugün özgürlükler mücadelesinin bedeli, muhalif sesleri sindirmenin yolu olarak işçisi, öğrencisi, memuru, yazarı, aydını, seçilmiş vekiliyle hapse doldurulmuşlar. Şimdi 10 bin tutsak açlığın koynunda ölüme uzanmış…
F Tipi hapishaneler sürecinde, 19 Aralık 2000 Katliamı’yla birlikte Türkiye Devrimci Hareketi şahsında, toplumsal muhalefetin belini kırmayı hedefledi... 122 devrimci öldü, 500′ün üzerinde devrimci zorla/kasti müdahale sonucu sakat kaldı.
Şimdi de Kürtlerin özgürlük mücadelesi şahsında, toplumsal muhalefeti sindirip mutlak kontrol sağlamaya çalışmaktalar. Bu nedenle Sayın Abdullah Öcalan'ın üzerinde ağırlaştırılmış tecrit, sağlık, güvenlik ve özgürlük koşulları ile süren KCK davalarında, anadilde savunma hakkının sağlanması ve Kürtçenin anadil olarak kamusal alanda kullanılması talepleriyle ortaya konulan direniş, rejimin sınırlarını ele veriyor. Rejimin katı-merkeziyetçi yapısıyla birleşik, Türk-İslam sentezine dayalı tekçi anlayışın sınırlarının patlatılması gerekir.
Sermaye, Başbakanıyla, medyasıyla süresiz-dönüşümsüz açlık grevi direnişine dönük asılsız kirli propagandalar yürüttü. Tehditler savurup, idam fermanları yayınladı. Bu yok sayma, karalama kampanyalarına karşı hapishanelerdeki 10 bin tutsak bedenini açlığa yatırdı. Direniş sokaklarda büyüdü. En son BDP’li milletvekilleri süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladı.
Yaşamı uğrunda ölecek kadar sevenlerin süresiz, dönüşümsüz açlık grevi direnişinin kazanması, işçi sınıfı ve emekçilerin, toplumsal muhalefetin kazanımı olacaktır. Bu anlamda bu savaşım, sadece eylemin taleplerinin kabul edilmesiyle sınırlı değil, topluma giydirilmiş deli gömleğinin parçalanması yönüyle de önemlidir.
Türkiye ve Kuzey Kürdistan hapishanelerinde devam eden Açlık Grevi direnişini selamlıyor, sahipleniyor ve direnişin taleplerinin kabul edilmesi için her alanda mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
- Kahrolsun faşist Türk devleti!
- Sayın Abdullah Öcalan ve tüm siyasi tutsaklar üzerindeki baskı ve tecrit politikalarına son verilsin ve özgürlükleri sağlansın!
- Anadilde eğitim ve anadilde savunma hakkı tanınsın!
- Kürt ulusunun kendi geleceğini tayin etme hakkı kabul edilsin!
- İşkence ve kötü muameleye son verilsin!
- Hücreler kapatılsın, politik tutsaklar serbest bırakılsın!
- Yaşasın devrimci dayanışma!
PARİS DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ PLATFORMU (ALINTERİ, ACTİT, ATİK-Paris, BİR-KAR, Dersim Kültür Araştırma Merkezi, Kürdistan Kültür Sanat Akademisi, ODAK)