Bugün dağdaki gerillalar, cezaevlerindeki tutuklular o kanlı savaş günlerini yaşayanlardır
Cezaevlerinde süren açlık direnişlerinin 66. gününde faşist devletin ve temsilcilerinin tutumu gün geçtikçe azgınlaşarak sürüyor. Halk arasında bir söz vardır "Eceline susayan it cami duvarına işer" derler. Tayyip ERDOĞAN ve hükümeti böyle davranmakla sonlarını yakınlaştırdıklarını ya görmüyorlar ya da görmek istemiyorlar. Ama nafile "can çekişiyorlar", tıpkı kapitalizm gibi!..
Can çekişen kapitalizm işçilerin, emekçilerin, öğrencilerin, kadınların, ilericilerin devrimcilerin kendisine biat edecek kölele olmalarını istiyor. Ancak işçi sınıfı ve ezilen halklar köle olmayacaklar! Her gün biraz daha kitleselleşerek sokağa inecekler. Bizi boyunduruk altına almalarına izin vermeyeceğiz! Bu nedenle Kürt halkının bağımsızlık taleplerini sahipleniyoruz, destekliyoruz.
Cezaevlerindeki onbin tutsağın yaptıkları açlık direnişleri bugün dışarda da büyüyen dalgalar halinde yankısını buluyor. Çünkü direnişçilerin kazanımı tüm işçi sınıfının kazanımı demektir. Bu nedenle seslerine ses olup "talepleri talebimizdir" diyoruz. Her gün Yüksel'de buluşuyor ve her gün daha da kitleseleşiyoruz.

Yüksel'deki yürüyüş her zaman olduğu gibi tam saat 18.30'da Ankara'da açlık direnişinde olanların gelmesiyle başladı. İlgi ve katılım her geçen gün artarak devam ediyor. Yürüyüş boyunca “Katil devlet hesap verecek!”, “İçeride dışarıda hüçreleri parçala!”, “Kürdistan faşizme mezar olacak!”, “Eşitlik, kardeşlik, Kürt ulusuna özgürlük!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!”, “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!”, “Biji bratıya gelan!”, “Biji berwerdana zındana!” sloganları atıldı.
Sakarya Meydanı'na gelindiğinde sloganlar hala devam ediyor, dinmek bilmiyordu; bir taraftan da alkışlar, zılgıtlar atılıyordu. Basın açıklamasını "Ölüm Değil Çözüm Platformu" adına HDK'dan bir temsilci yaptı. Konuşmasında bütün bu oyunların Ortadoğu üzerinde oynanan oyunların bir parçası, Suriye'ye müdahalenin Kürdistanı yok etme planlarının birbirini tamamlayan parçalar olduğunu söyledi. Açlık direnişlerine karşı tutum konusunda halkın Erdoğan'ın yalanlarına artık inanmadığı, açlık direnişlerine destek verdiği vurgulandı. Cezaevlerine herhangi bir müdahale haberi geldiğinde yerin yerinden oynayacağı ve bunun tek sorumlusunun AKP Hükümeti olacağı belirtildi. “Bu nedenle de bir an önce talepler doğrultusunda bir an önce çözüme girişilmeli, müzakere için masaya oturulmalı” denildi.

Ardından açlık direnişindeki bir ana şunları söyledi:
30 sene önce köylerimiz, dağlarımız, evlerimiz yakılıp yıkılırken, çocuklarımız yaşama alanlarının kalmadığını ve nasıl yaşayacaklarını biz annelerine hep sordular. Bugün dağdaki gerillalar, cezaevlerindeki tutuklular o günleri yaşayanlardır. Onlar bizim çocuklarımız şimdi özgürlük istiyorlar ve bunun için mücadele ediyorlar. Bizler de çocuklarımız ölmesin diyoruz, bizler eşit özgür yaşamak istiyoruz!Yürüyüş bitirilirken, 17 Kasım Cumartesi sabah saat 10.00'da başlayacak olan bir günlük açlık direnişi için yeniden Sakarya'da buluşmak üzere dağılındı.