Taleplerimizin ve direnişimizin siyasal niteliğini gölgelemek ve sorunu kişiselleştirmek istediler
İçişleri Bakanlığı'yla bir görüşme gerçekleşti. Arkadaşlar, hazırladığımız bildiriyi okudular ve parlamentonun temsilcileri bu bildiriyi tepkiyle karşıladılar. Neden kendilerine ırkçı yasaları çıkaranlar ve ırkçılar olarak hitap ettiğimizi sordular.
Taleplerimiz bu bildiride dile getirildi. Onlar, parlamentoda bulunan arkadaşların kendi kişisel sorunlarını anlatmalarını istedi. Başkalarının sorunlarıyla ilgilenmemeleri tavsiye edildi. Parlamento temsilcileri taleplerimizin ve direnişimizin siyasal niteliğini gölgelemek ve sorunu kişiselleştirmek istediler.
Parlamento görüşmesinden çıkan özet sonucu şöyle açıklayabiliriz: Bizim direnişimizde dile getirdiğimiz taleplerle ilgili olarak adım atmaya niyetleri yoktur.
Parlamento toplantısında 36 kişi vardı. Bütün partilerden parlamento toplantısına katılım olmuştu. Arkadaşlar içeriğe girdiğinde konukseverlik gösterisi yaptılar, parlamenterler kibar davranışlarda bulundular. Arkadaşların paltolarını askıya asma teklifinde bulundular.
CDU'dan da birileri vardı. Bu parti hükümet partisidir. Sınır dışı etme konusunda, “mültecilerin birçoğunun katil olduğu için sınır dışı edildiği”ni söylediler. Roma'ları örnek verdiler, Roma'ların Almanya'ya akın ettiğini ve bunu önlemek için Roma'ları sınır dışı etmek zorunda olduklarını söylediler.
Arkadaşlar, Avrupa'ya iltica edenlerin buralardan giden silahlarla yapılan savaşlardan korunmak için kaçıp geldiklerini söylediler. Parlamenterler ise, bunu kendilerinin yapmadığını Amerika'nın yaptığını söylediler.
Parlamenterler orada bulunan 4 arkadaşa baskı yaptılar. Sadece kendi sorunlarını dile getirmelerini istediler. Ama arkadaşlar bunu reddettiler ve bu talepleri direnişçi mülteciler adına parlamentoya taşıdıklarını söylediler.
Arkadaşlarımıza şunu söylediler: "Eğer sizin böyle konuşacağınızı bilseydik sizi parlamentoya almazdık." Parlamenterler, görüşmeyi yapan arkadaşlara; "Eyalet dışına çıkma yasağını deldiğiniz halde size ceza vermiyoruz, bize minnettar olmanız gerekirdi" dediler.
Görüşen arkadaşların elindeki bildirinin kim tarafından yazıldığını ısrarla sordular ve bu konuda arkadaşlara baskı yaptılar.
Parlamentoda bulunan sadece iki parti bizim taleplerimizi desteklediklerini ifade ettiler ve mültecilerin söyledikleri şeylerin doğru şeyler olduğunu söylediler ve parti olarak kendilerinin bu kötü yasa ve uygulamalardan sorumlu olmadıklarını söylediler. Bu partilerden biri Die Linke diğeri de Yeşilller Partisi'ydi. Bu iki parti bizim direnişimizin cesur bir direniş olduğunu ifade ettiler.
Parlamenterler görüşmede, bizim direnişimizin siyasi niteliğini silmeye ve sorunu kişisel sorunlara indirgemek istediler. Arkadaşlar bunu farkettikten sonra, neden yürüyüş ve direniş yaptığımızı anlattılar. Yapılan direnişin siyasal bir direniş olduğunu söylediler. Yaşadığı yerden kaçmanın başlı başına siyasi bir iş olduğunu söylediler ve dolayısıyla bu meselenin siyasi bir mesele olduğunu anlatmaya çalıştılar arkadaşlar.
Arkadaşlar neden mülteci kamplarında insanların uzun süre bekletildiklerini, neden gutschain (kupon) uygulamalarının olduğunu, neden çalışma yasağının olduğunu sordular onlara. İnsanlıkdışı olan bu kanunların ve uygulamaların insanların psikolojisini bozduğunu anlattılar. Bu koşullar nedeniyle intihar girişiminde bulunan mülteciler olduğunu anlattılar.
Bu direnişimiz sırasında maruz kaldığımız ırkçı saldırılar ve polisin şiddetine maruz kaldığımız parlamenterlere anlatıldı.
Görüşmenin bir bölümünde, kadın arkadaşlar mülteci kamplarında bulunan kadınların yaşadıkları sorunları da anlattılar.
Parlamenterler polisin mültecileri dövmediğini iddia ettiler. Kadın arkadaşlardan biri de bu iddia karşısında polis saldırısını kamera görüntülerinden izlettirebileceğini söyledi.
Parlamenterler oraya giden arkadaşlar için, arkadaşların kaldıkları eyaletlere birer mektup gönderebileceklerini ve bu eyalette onlara iyi davranılmasını isteyebileceklerini söylediler. Arkadaşlar bu teklifi kabul etmediler. Kendilerinin bu yasakları bilerek deldiklerini ve pişman olmadıklarını ifade ettiler.
Parlamenterler, iltica işlemlerinin uzun sürmesinin nedenini 18 bin başvurunun olmasıyla açıkladılar.
Parlamenterle açlık grevi eylemine son verilmesi çağrısında bulundular. Arkadaşlar da onlara, taleplerimizle ilgili olarak ne söylediklerin sordular. Eğer bu sorunları bu ülkede çözmeyecekseniz bize bir alternatif göstermelerini istediler.
Parlamenterler en çok kendilerine faşist diye hitap edilmesinden rahatsız oldular. Bir görüşmeci arkadaş, onların faşist olup olmadığı konusundaki tartışmayı noktalamak istedi ve başka sorunları dile getirmek istediğini açıkladı. Onlara bu kanunların ırkçı kanunlar olduğunu kabul etmelerini söyledi.
Diğer arkadaşlar da 4 talebi parlamenterlere saydılar. Ama parlamenterler bu talepleri duymak istemiyorlardı sadece şahsi konuları dinlemek istiyorlardı.
Her ay 4 bin Roma'nın Almanya'ya geldiğini ve onların geri gönderilmesinin gerekli olduğunu söyledi parlamenterler.
Parlamenterler neden mülteci kamplarında para değil yemek verdiklerini şöyle açıkladılar: Eğer para verirsek mülteciler bu parayı kaçakçılara verecek ve buraya yeni mültecilerin gelmesini sağlayacaklar, bu nedenle biz mültecilere para değil yemek veriyoruz dediler.
NATO'ya gönderilen paralarla Afganistan'ın bombalandığını ve bu nedenle kendisinin buraya geldiğini söyledi bir arkadaş. Arkadaş, savaş ve bombalar için paraların harcandığını fakat insanların insani ihtiyacının karşılanması için para verilmediğini söyledi. Bu sözü duyan Grinde isimli bir CDU'lu vekil salonu terketti.
Bome isimli bir kadın, arkadaşların kendisine teşekkür edilmesini bekliyordu. Çünkü o, arkadaşlar için eyaletlere mektup göndereceğini söylemişti. Ancak arkadaşların buna karşı olduğunu öğrenince üzüldü.
Bu parlamento toplantısını yöneten kişi toplantıyı terketti ve terketme gerekçesi olarak da Almanya ile ilgili olarak hiç pozitif bir şey söylenmemesini gösterdi.
Parlamentodaki görüşme süresi kısaydı ve orada her şeyin söylenme imkanı yoktu. Yarın bir basın açıklamasıyla direnişimizin nedenleri ve talepleriyle ilgili geniş şeyler söylenecek.
Parlamento görüşmesindeki genel atmosfer buydu. Şimdi herkes parlamento denilen olgunun ne olduğu konusunda bur fikir yürütmesi ve yargıda bulunması daha olanaklı hale gelmiş oldu. Bu görüşmedeki izlenimlerinden insanların parlamentonun burjuvazinin ahırı olduğu gerçeğini biraz olsun anlaması mümkün oldu. Böylece parlamentodan kısa sürede olumlu bir adım atacağı yanılsamasında bulunan arkadaşlar da daha gerçekçi düşünmeleri gerektiğini anlamış oldular.
Bu görüşmeden bizim çıkaracağımız en önemli sonuç şudur: Bizler kendi mücadele gücümüzle ancak özgürlüklerimizin önündeki engelleri kaldırabiliriz. Birileri özgürlüklerimizi bize bağışlamayacaktır. Taleplerimizin karşılanması ve özgürlüklerimizin önündeki engellerin kalkması ancak direnişimizin büyümesiyle gerçekleşebilecektir.
Parlamento görüşmesine gitmeden önce dört arkadaş kendi aralarında son bir kez görüştüler. Hangi konuları hangi kişinin dile getireceği konusunda son bir gözden geçirme yaptılar. Parlamento görüşmesinden sonra da Oranienplatz'a kadar yürüdük ve burada toplantımızı yaptık. Yarın da konuyla ilgili olarak bir basın toplantısı düzenleyeceğiz. Böylece herkes parlamentonun bizim direnişimiz ve taleplerimize nasıl yaklaştığını öğrenmiş olacak. Diğer yandan herkes bizim taleplerimizin ne olduğunu ve neden sokaklarda olduğumuzu daha iyi anlamış olacak.
Görüldüğü gibi parlamento yetkilileri bizim direnişimizin talepleryile ilgili olarak somut hiçbir şey söylemediler. Her zaman yaptıkları iş olan tiyatro oynamayı sürdürdüler. Mültecilerin politik argüman kullanmalarına şaşırdılar. Mültecilerin kendilerinden kişisel çıkarları için bir talepte bulunmamış olmasına şaşırdılar. Mültecilerin özgürlükleri kısıtlayan bu yasalara ve bu yasaları çıkaranlara karşı ırkçı terimini kullanmalarına şaşırdılar. Onlar mültecilerden karınlarını doyurdukları için teşekkür bekliyorlardı. Mültecilerin kendilerine teşekkür etmemesine çok alındılar.
En alttakilerin sokaklara çıkarak özgürleşmiş olmalarına ve politikleşmiş olmalarına çok şaşırdılar. Mültecilerin bildirilerinde politik argümanlar kullanmış olmasına bir türlü inanmak istemediler.
Biz bu parlamento görüşmesinden kendi mücadelemizi daha büyük bir kuvvetle vermemiz gerektiğini öğrendik. Örgütlenme alanımızı genişletmemiz gerektiğini öğrendik. Öz örgütlenmemizden ve direnişimizden başka kimsenin bizim özgürlüğümüz önündeki engelleri kaldırmaya yardımcı olmayacağı gerçeğini iyice bilince çıkardık. İşimizin bu gün başlayıp yarın bitecek kısalıkta bir iş olmadığını anladık.
22 Kasım 2012
Turgay Ulu - Berlin