İzmir Emperyalist İşgal ve Savaş Karşıtı Girişim 2 Aralık'ta eyleme çağırıyor
İzmir'de aralarında Alınteri'nin de bulunduğu İzmir Emperyalist İşgal ve Savaş Karşıtı Girişim tarafından Ortadoğu'da yaşanan savaş çığırtkanlıkları ve savaş senaryolarını protesto etmek ve 2 Aralık'ta yapılacak yürüyüşe çağrı amaçlı bir basın açıklaması yapıldı.
Eğitim-Sen ve AYÖP'ün basın açıklamalarına verilen desteğin ardından İzmir Emperyalist İşgal ve Savaş Karşıtı Girişim olarak İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünden Eski Sümerbank önüne doğru yürüyüşe geçildi. Yürüyüş;"Emperyalizm yenilecek direnen halklar kazanacak!", "Katil ABD işbirlikçi AKP!", "Emperyalistler, işbirlikçiler, 6. Filo'yu unutmayın!" sloganlarıyla başladı. Yürüyüş boyunca yapılan konuşmalarda; "Emperyalizm katletmeye devam ediyor, Ortadoğu'yu kan gölüne çevirme planlarına hergün yenileri ekleniyor, Suriye ve Filistin üzerinde oynanan oyunlar bunun göstergesidir" vurgusu yapılarak Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler teşhir edildi. Konak Sümerbank önüne gelindiğinde ise basın açıklamasına geçildi. Okunan basın açıklamasında;
İsrail devleti'nin Gazze'ye havadan ve denizden başlattığı saldırılar, yerini şimdilik sözde bir ateşkese bıraktı. Gazze'yi 2009 yılında vurarak bin 400 Filistin'liyi katleden katil İsrail, düne kadar da günlerce "Savunma Sütunu" olarak adlandırdığı operasyonla Gazze'yi bombaladı. Geride dünyanın gözleri önünde 200'e yakın insan ölü ve bini aşkın yaralı bırakarak, Gazze'yi bir enkaza dönüştürdü.Ve orada onlara tekrar hatırlatalım: "Emperyalistler, İşbirlikçiler, 6. Filo'yu unutmayın!"
Gazze direnişi ise gün geçtikçe İsrail devletinin karşısında daha güçlü ve iradeli bir şekilde ayakta durdu. Gazze halkı tüm ölüm ve acılara rağmen "direniş" dedi, boyun eğmedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yapılan ateşkes anlaşmasın "bir kağıt parçası" diye niteleyerek, aslında bir anlamda hiçe sayıyor ve o kağıt parçasının imzasız olduğunu da vurguluyor.
Yani açıktan; her an tekrar saldırabileceklerini söylemiş oluyor. Kaldı ki, biz o kağıt parçalarının imzalandığı günleri de biliyoruz. İsrail devleti, tarihindeki saldırganlıklarında resmi ateşkes anlaşmalarını da açıktan çiğnemiş, katliam girişimlerini sürdürmekte hiçbir sakınca görmemiştir. Bu süreçte ABD, israil'in saldırısını meşru gördüğünü söylemiş, Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamıştır. İsrail'in Ortadoğu halklarına karşı yürüttüğü savaşta tetikçilik yapan ve Akçakale'deki olayları bahane göstererek gizli oturumla bir gecede savaş tezkeresi çıkaran TC. devleti, İsrail'in Mavi Marmara saldırısında olduğu gibi,bugün de katil İsrail'in Filistin halkına karşı başlattığı savaşta ciddi bir yaptırımı gündeme dahi almamıştır.
Suriye'ye demokrasi götürmek isteyen TC. konu İsrail olunca da sözde İsrail karşıtı tiyatral bir oyun sergilemiştir.1948'de kurulan İsrail'i, 1949'da tanıyan Türkiye, İsrail'i tanıyan ilk Ortadoğu ülkesidir. Filistin'i Lübnan'ı harabeye çeviren İsrail pilotlarının eğitim gördüğü Konya Ovası bu ülkededir.
İsrail'in ticaret yaptığı ülkeler listesinde ilk onda olan tek Ortadoğu ülkesi Türkiye'dir. Heron casusluk uçaklarına paralarısayan bu hükümettir.İsrail'i saldırdığı ülkelerin direnişinden koruyacak Füze Kalkanını Malatya Kürecik'e kurduran, bugün de yine satın almakta olduğu Patriot füze sistemleri ile Ortadoğu'da savaş rüzgarlarını körüklemeye devam eden aynı zihniyettir.
Hükümet ve yandaşları Tayyip Erdoğan'ın "bir dakika" demesiyle övündü. Ancak İsrail'den Heron casusluk uçaklarının alınmasında, askeri personelin İsrail'deki eğitimlerinin sürdürülmesinde ekonomik ilişkilerin sürdürülmesinde, İsrail'in OECD'ye üye kabul edilmesinde bir dakikadahi tereddüt edilmedi. İsrail'in AKP Hükümeti'ne borçlu olduğu şey özür değil, teşekkürdür. Filistin halkının ve tümhalkların ihtiyacı işbirlikçilerin şovu değil, göstermelik ateşkes anlaşmaları değil, birlikte mücadele etmektir.
Emperyalizmekarşı Ortadoğu halklarının safında olmaktır. Bölgemizde, emperyalistler ve onların işbirlikçi-uşakları adına bir savaş kışkırtıldığı, Suriye ve İran'ın hedefte olduğu, İsrail'in bombalamalarının da bunun birparçası olduğu açıktır.Bu savaş, ABD emperyalizminin ve onun işbirlikçilerinin savaşıdır.
İşçi-emekçilerin, ezilen bölge halklarının emperyalistler ve onların işbirlikçileri için dökeceği tek damla kanı yoktur. İşçi-emekçilerin, ezilen halkların kurtuluşu, emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin bölgeden kovulması ile mümkün olcaktır.
2 Aralık'ta Şirinyer Tansaş önünden, NATO'ya yürüyerek, orada bunu bir kez daha ve daha güçlü haykıracağız. 2 Aralık Pazar günü NATO önünde hep birlikte "Emperyalizm Yenilecek Direnen Halklar Kazanacak!" diye haykıralım..