Öğrencilerin muhalif, sorgulayan ruhunu teslim almayı önüne hedef olarak koyan sistem, Rektörlüğü emniyet amirliğine, ÖGB’yi terör mekanizmasına, kampüsleri ise nazi kamplarına çevirmiştir
Ege Üniversitesi'nde dün (27 Kasım 2012) PKK'nin 34. kuruluş yıldönümü dolayısıyla hazırladıkları afişleri Özgür Gündem gazete standına ve okulun çeşitli astıkları iddia edilen yurtsever öğrencilere polis saldırdı. Yaklaşık yüz polis öğrencilerin bulunduğu standın etrafını sararak, burada bulanan yirmiye yakın öğrenciyi gözaltına aldı.
Okuldaki bu gözaltı terörünü protesto etmek için bugün aralarında Devrimci Proleter Gençlik okurlarının da bulunduğu devrimci demokrat yurtsever öğrenciler bir araya geldi. Ege Üniversitesi çarşısında toplanan öğrenciler ajitasyonlar ve “Polis-ÖGB terörüne son!”, “Katil polis üniversiteden defol!”, “Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Yaşasın halkların Kardeşliği!”, “Biji bratiya gelan!” sloganları eşliğinde Edebiyat Fakültesi'nin önüne basın açıklaması gerçekleştirmek üzere geldi. Basın açıklamasında şunlar söyleniyordu:
Öğrenci arkadaşlar,
Bugün ülkenin en ilerici en aydın kesimini oluşturması gereken üniversiteler bilim yuvası olmaktan çıkmış, çevik kuvvet ekiplerinin, sivil polislerin karargahı haline gelmiştir. Okulumuza her girişimizde bizleri TOMA’lar, sıralanmış çevik kuvvet ekipleri beklemektedir. Sistemin ihtiyaçları doğrultusunda ülke çapında artan faşist baskılar, Ege Üniversitesi'nde de polis-ÖGB terörü şeklinde kendini göstermiştir; okulun belirli noktalarına yerleştirilen kameralar da bu doğrultuda şekillenmiş araçlardır.
Okullarımızda en demokratik/meşru haklarımız olan yürüyüş, basın açıklaması gibi eylemler polisin saldırısıyla, gözaltılarla karşılaşmaktadır. Bunun en bariz örneği 6 Kasım YÖK protestosu yapmak isteyen öğrencilere polis-ÖGM ve çevik kuvvet ekiplerinin saldırısı olmuş, yürüyüşü engellemek için biber gazı, tayzikli su ve plastik mermilerle saldırmışlardır. Öğrencileri gözaltına almak, darp etmek, biber gazı ve tazyikli suyla etkisizleştirmek isteyen polis, aynı zamanda okulumuz akademisyenlerini tehtid etmekte, öğrencilerin haklarını savunan, okulun demokratik yapısını korumaya çalışan hocalarımızı da baskı altına almak, sindirmek istemektedir. Ama bizler biliyoruz ki, bütün bu baskı ve devlet terörü üniversitelerde ilerici-devrimci öğrencilere sökmeyecek sistemin bütün saldırganlığı biz öğrencilerin örgütlü gücüyle boşa çıkartılacaktır.
Kampüs içerisinde tutsak öğrencilere dikkat çekmek amacıyla Pazartesi günü açlık grevine başlayan ve 5 gün boyunca havuz önünde çadır kurmak isteyen öğrenci arkadaşlarımıza izin verilmemiş ve arkadaşlarımıza Polis-ÖGB işbirliğiyle saldırılmıştır. Saldırı sonucu oniki kişi gözaltına alınmış ve darp edilmiştir. Salı günü ise Edebiyat Fakültesi önünde sürekli açılan Özgür Gündem gazete standı bahane edilerek Edebiyat Fakültesi'ne saldırılmış ve rastgele gözaltılar yapılmıştır. Kampüste çay içen, kütüphaneden çıkan, sınavdan çıkan öğrencilere, üniversite akademisyenine bile tepkisinden dolayı kolundan tutup pervasızca saldıran ve gözaltına alan zihniyetin bizleri sindirmeye çalıştığı açıktır. Rektörün kameralarının işlevi bu gözaltılar yapılırken bir kez daha kendini göstermiş ve önceden kameralar tarafından fişlenen öğrenciler adeta sürek avına tabi tutulmuştur. Yukarıda da söylediğimiz gibi toplumun en aydın ve örgütlü kesimi olan üniversite öğrencilerinin muhalif, sorgulayan ruhunu teslim almayı önüne hedef koyan sistem Rektörlüğü emniyet amirliğine, ÖGB’yi terör mekanızmasına, kampüsleri ise nazi kamplarına çevirmiştir.
Suriye’de emperyalist savaş çığlıklarının yükseldiği, ülke içinde işçi ve emekçilere yönelik saldırıların arttığı bir tarihsel kesitte üniversiteler ve öğrenciler de faşizmden nasibini bu şekilde almaktadır. Önümüzdeki süreçte üniversitelerin demokratik ortamı ve öğrenci kimliğini daha büyük saldırılar, daha büyük sindirme operasyonları bekliyor. Unutulmamalıdır ki okulda bir öğrenciye yapılan saldırı, bütün üniversitenin akademik-demokratik ruhuna yapılmaktadır. Bu saldırıları püskürtecek olan üniversite öğrencilerinin birleşik kitlesel gücüdür. Tüm öğrenci arkadaşları birliği, mücadeleyi ve dayanışmayı yükseltmeye çağırıyoruz.
* Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek!
* Katil polis üniversiteden defol!
* Polis-ÖGB terörüne son!
Basın açıklamasının ardından Edebiyat Fakültesi önünde 20 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi. Oturma eyleminde marşlar söylenip sloganlar atıldı.