Politik ve siyasal krizin kaynama noktası, isyanın kalbi olmayı yine sürdürüyor
Tahrir Meydanı, dünya halklarına hitap etmeye, mücadelede yeni deneyimler yazmaya devam ediyor. Politik ve siyasal krizin kaynama noktası, yine yeniden isyanın kalbi olmayı sürdürüyor.
Mısır halkı, Mübarek dönemini aratmayacak otoriter devlet yapılanmasının inşasına karşı ölümüne yine alanlarda. Başkan Muhammed Mursi’nin, başkanlık yetkilerini pekiştirmek ve kurucu meclisi yasal yaptırımlardan korumak için çıkardığı son kararname Mısır emekçilerine adeta “deja-vu” duygusu yaşattı. Sözkonusu hükümler, başkanlık kararlarını yargı incelemesinden muaf tutuyor ve nihai kararlar haline getiriyor. İsyan, kararnamenin onaylanmasıyla birlikte, diğer şehirlere de yayılarak büyüme olasılığını potansiyel olarak şimdiden taşıyor.
Mısır halkının, daha önce isyanda ölenlerin ailelerinin emeklilik maaşında artış demagojisiyle geçirilmek istenen kararnamenin, başkanlık pozisyonunu pekiştirmek için kullanıldığını kavraması zor olmadı. Bir yıl boyunca isyancıların öldürülmesinden ve yaralanmasından sorumlu olanların yargılanması konusunda devletin ayak sürümesine karşı biriken öfke, gücü merkezileştirme ve başkanlık yetkilerindeki her türlü denetimi kaldırma manevrasına karşı patladı.

Eylemler devam ederken polis Tahrir Meydanı’nı gaz bombasına boğuyor. Meydanda ve Tahrir’e çıkan sokaklarda da çatışmalar sürüyor. Polis ve askerlerin yanı sıra, Müslüman Kardeşler üyeleri de eylemcilere saldırıyor. Kahire’nin bir mahallesinde Müslüman Kardeşler halka saldırınca direnişle karşılaştılar. Yaklaşık 300 yaralı olduğu haberleri geldi. Ölüm haberlerinin ağırlığı dünya ajanslarına düşmeye başladı. İhvan hareketinin saldırdığı kitlenin işçilerden oluştuğu açıklandı.
Eylemler sırasında aldığı kurşun yarası sonucu hayatını kaybeden Sosyalist Halk İttifakı Partisi üyesi Fatihi Gareib’in cenazesine katılan yüzlerce kişi ise, Mursi’yi devirme yemini etti.
Müslüman Kardeşler'i işaret ederek “Kahrolsun Mürşit yönetimi!” sloganları atan eylemciler, Simon Bolivar Caddesi’nde polisle çatıştı. Mursi, artırdığı yetkilerin geçici olduğunu savunurken, eylemciler ise kararnamenin iptalinde ısrarlı.
Tahrir nereye akar
Mısır devrimi ilk aylarında işçi sınıfının devasa toplumsal gücünün devreye girmesiyle, diktatörleri alaşağı edebilme, ülkedeki yaşamı baştan sona durdurabilme ve devlet terörüne karşı örgütlenebilme becerisini göstermişti.
Mısır Devrimi’nin gösterdiği bir başka acı deneyim, siyasal önderlikten yoksun isyanların sınırlarını da göstermesiydi. Siyasi önderlikten yoksun grev komiteleri, öz savunma grupları diktatörün gidip bütün kurum ve aygıtlarıyla duran kapitalizmi hedeflemeye doğru ilerleyemedi. Siyasi inisiyatif, orduya, tıkanan neoliberal politikaları yeniden onararak kapitalizmi tahkim etmeye çalışan emperyalistlere kaptırıldı.
Yaşanan bunun artçı sarsıntılarıdır. Kuşkusuz devam edecektir. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da, antiemperyalist, antikapitalist, sosyalist dinamiklerin daha ilerden bir siyasal önderlik yaratma arayışı isyan alanlarında devam edecektir.