Alınteri çıktı!..

Sınıfı ve mücadeleyi, kavgayı ve umudu solutan gazetemizi daha fazla sahiplenip omuzlamaya

GÜNCEL
Pazar, 2 Aralık 2012 (13 yıl 11 ay önce)

Yeniden merhaba…
Bir yanda Kamu Hastaneler Birliği Yasası, Belediyeler Yasası, “Kentsel Dönüşüm” saldırganlığı, diğer yanda azgınlaştırılan savaş histerileri, halklara düşmanlaştırma girişimleri... İşçi sınıfı yeni saldırılarla karşı karşıya. Bu sayımızda tüm bu saldırganlığa kapsamlı bir şekilde eğilinirken, işçi ve emekçilere çıkış yolu da gösteriliyor: Topyekün saldırılara karşı topyekün savaş!

Mısır halkı gücü merkezileştirme ve başkanlık yetkilerindeki her türlü denetimi kaldırma manevrasına karşı patladı. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da antiemperyalist, antikapitalist, sosyalist dinamiklerin daha ilerden bir siyasal önderlik yaratma arayışı, isyan alanlarında devam ediyor. Aynı şekilde Tayyip’in de peşinde koştuğu gücün merkezileştirilmesi sevdasına karşı, alanlara inmenin ve isyan ateşini tutuşturmanın yakıcılığı da birkez daha kendini gösteriyor. Yeni sayımızda bu içerikte yazılar sınıfına yön çizerek, sisler arasında yolu gösteren pusula olmaya devam ediyor.

Tüm engellemelere karşı devam eden HEY Teksil Direnişi üzerine bir değerlendirme yazısı yer alıyor bu sayımızda. Türkiye’nin kredi notunun yükseltilmesinin ardında yatan gerçeği, “Dış kaynak akışının sürekliliğini sağlayabilmek için içte katmerlenmiş bir sömürü sistemini derinleştirmek gerekir” yaklaşımıyla okuyacaksınız. “Kentsel Dönüşüm”ün yarattığı tahribatı, bunu birebir yaşayan/yaşayacak olanların sezgileri ve değerlendirmeleriyle gösteren “Kentsel Dönüşüm/Sürgün” yazısı da gazetemizde yer alan bir diğer yazı.

19 Aralık 2000... 20 cezaevine karşı girişilen ve yirmisekiz tutsağın hayatını kaybettiği tarihi saldırganlığın hafızalardan silinmeyecek tarihi. Saldırının hedefi cezaevlerindeki devrimci tutsaklar ve onların iradesinin kırılmasıyla sınırlı değildi. Topluma korku salarak dışardaki yaşamın hücreleştirilmesinin taşlarını sağlamlaştırmaktı. Gözüpek bir direniş ve boyuneğmez iradenin de dile gelişiydi. Bu konuda da bir perspektif sunan yaklaşımımız dile geliyor sayfalarımızda.

Gençlik sayfamız YÖK eylemlerini bu sayıya taşırken, kadın sayfamız “Parlak sloganlar yetmez” yazısıyla kadın sorununda reformizm, feminizm ya da oportünizmin sorunu tüm bağlantılarından kopararak ele alan yaklaşımları hedefe çakıyor. Sadece hedefe çakma değil, aynı zamanda kadın sorununa yaklaşım ve çözümde önümüzü açan bir persfektif de sunuluyor. DSB köşemiz Metal işçilerinin 2012-2014 grup toplu iş sözleşmesi dönemine yönelik çeşitli altçizmelerle konuyu işliyor. “Engellilik ve toplum” yazımız sistemin engelli algısını masaya yatırıyor.

Gazetemiz bu sayı, kitap tanıtımları, şiirlerle de oldukça renkli bir içeriğe sahip. Her sayfasında sınıfı ve mücadeleyi, kavgayı ve umudu solutan gazetemizi daha fazla sahiplenmeye, daha fazla omuzlamaya!