Bu savaş emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin savaşıdır ve bizim onların savaşlarında dökecek tek damla kanımız yok!
İzmir'de aralarında Alınteri'nin de olduğu Emperyalist Savaş ve İşgal Karşıtı Girişim, İzmir'in çeşitli semtlerinde daha önce basın açıklamaları, bildiri dağıtımları ve afişlerle duyurusunu yaptığı “Emperyalist Savaş ve İşgallere Karşı Sesimizi Yükseltelim!" şiarıyla başlatılan Suriye ve Ortadoğu halklarına dönük savaş ve operasyonlara ilişkin faaliyetini, 2 Aralık Pazar akşamı Buca Şirinyer Tansaş önünde saat 18.00'de toplanarak Şirinyer'de bulunan NATO üssüne yürüyerek sonlandırdı.
Tansaş önünde saat 17.30'dan itibaren toplanmaya başlayan Girişim Bilişenleri, "Katil emperyalizm ortadoğudan defol! Suriye ve Filistin halkları yalnız değildir!" ortak pankartı arkasında kurum flamalarıyla toplanmaya başladı.Yürüyüş, "Katil ABD Ortadoğu'dan defol!", "Yaşasın halkların kardeşliği", "Emperyalistler, işbirlikçiler, 6'ncı Filo'yu unutmayın!", "Biji bretiya gelan!", "Katil NATO Ortadoğu'dan defol!" sloganlarıyla sürdü
Tansaş önünden trafiği kapatarak başlayan yürüyüş boyunca yapılan konuşmalarda "Katil NATO Suriye Filistin ve tüm Ortadoğuyu kan gölüne çevirmeyi planlıyor. Bizler bugün İzmir'de yeniden faaliyete geçen NATO Üssü'ne yürüyoruz . Ortadoğudaki savaş İzmir'de planlanmak isteniyor bu yüzden İzmir'de bulunan NATO Üssü NATO'nun kara kuvvetleri olarak yeniden organize edilip faaliyetlerine başladı.
Bizler devrimciler olarak Ortadoğu'daki halkları birbirine düşüren ve katliamlar yapan NATO'nun dağıtılması için yürüyoruz ve tüm Buca halkını sokağa eyleme davet ediyoruz" vurgusu yapıldı.
Yürüyüş boyunca otobüs duraklarında ve yol boyunda çevreden yürüyüşü izleyenler eyleme alkışlarla destek verdi ayrıca seyir halindeki araçların da korna çalarak desteklediği eylem, NATO önünde kadar sürdü.

NATO önüne gelindiğinde ise Girişim adına basın açıklaması okundu:
Daha dün Filistin'de, hemen öncesinde ve halen Suriye'de yanıbaşımızda halklar katledildi, katledilmekte. ABD'nin ve işbirlikçileri emperyalistlerin amaçları Suriye'deki veya başka ülkelerdeki rejimler değil, bunu bugün Suriye'de görüyor, dün Irak'tan da hatırlıyoruz. Halkların üzerine bombalar füzeler göndererek mi onları özgürleştiriyorlar? Tek dertleri Ortadoğu'yu kan gölüne çevirerek paylaşmaktır ve bu hesaplarını da bizlerin yani bu topraklardaki halkların canları üzerinden yapıyorlar. Bir yandan düzmece savaş senaryolarıyla halkları birbirine düşman etmeye çalışırken, diğer yandan da yaşadığımız topraklardaki işbirlikçilerine savaş hazırlıkları yaptırıyorlar. İşte Malatya-Kürecik'te kurulan füze kalkanı, işte anlaşmaları tamamlanmış bugün yarın kurmak için yer beğenmeye çalıştıkları Patriot füze sistemleri, işte 1 Aralık'tan itibaren göreve başlamış olan NATO Kara Kuvvetleri Komuta Merkezi haline getirilen Şirinyer NATO Üssü...Basın açıklamasına Partizan, ESP, HDK, Sokak Sanatçıları Derneği ve Anarşistler destek verdi.
Bu üssün kuruluşu bize neyi anlatıyor? NATO İzmir Kara Kuvvetleri Komutanı Frederich Ben Hodges açılıştan önce düzenlediği basın toplantısında şunları söylüyor: 'TC.'nin sınır bölgesine yerleştirilmesi planlanan Patriot füze sistemlerinin kullanılıp kullnılmamasına Kuzey Atlantik Konseyi karar verecektir!' Bu üssün Türkiye'de kurulmasının tesadüf olmadığını, bu karardan büyük memnuniyet duyduklarını ve bugün 50 olan personel sayısının, önümüzdeki yıl içerisinde 350'yi bulabileceğini söylüyor. Soruyoruz: Neden? Nato'nun Avrupayı komünizmin saldırılarından korumak için kurulduğunu, ikinci aşamada küresel güvenliği korumak adına varlığını sürdürdüğünü, İzmir'de bu üssün kurulmasının ise NATO'nun 3. aşaması olduğunu söylüyor.
Bakın 3. aşamada amaçları neymiş: Siber taarruzlar, terörist saldırılar ve yerleri, kimliği belli olmayan düşmanların ellerindeki kitle imha silahlarına ve NATO'ya karşı yıkıcı eylemlere karşı mücadele vermek! Soruyoruz şimdi: Kimdir bu 'kimliği belli olmayan' düşmanlar? Kimlikleri belli değilse nasıl düşman oluyorlar? O kimyasal silahlar hangileridir? Yoksa bugün Suriye'de, dün Irak'ta olduğu gibi siz kimi işaret ederseniz o düşman, kimyasal silahlar nerede derseniz orada mı?
Düşman Roboski'de, Dersim'de Kürtlerin üzerine bombalar yağdıran, dün Sivas'ta Çorum'da, Maraş'ta Alevileri katledip bugün kapılarını işaretleyen; bilimsel eğitim isteyen öğrencilerin, haklarını savunan işçi-emekçilerin üzerine copla tazyikli suyla biber gazları ve panzerleriyle saldıranlardır. Ortadoğu'da bir kimyasal silah arayıp, bir diktatörleri gösterip 'ya bizdensin ya onlardan' diyerek füzeleri bombalarıyla halkları katlederek 'özgürleştiren'lerdir. İşte şimdi de aynı oyunlar, aynı baskı ile sindirme politikaları ve aynı katliam planları ile karşımızdalar.
Bu katliam planlarını hazırlarken, bu saldırganlıklarını sürdürürken korktukları tek şey var: Halklar! Kurdukları sahte savaş senaryolarıyla halkları birbirine düşman etmeye çalışmaları bundandır. Örneğin Akçakale'ye düşen bombaların emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından kurulmuş bir savaş makinası olan 'Özgür Suriye Ordusu' tarafından gönderilmiş olduğunu Suriye hemen ilk günlerde açıklamış, fakat bu açıklamalar basın yoluyla anında karartılarak Suriye düşman ve hedef olarak gösterilmek istenmiştir. İşte bu ve bunun gibi birçok oyunla bizleri bu savaşın kendi savaşımız olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. Çünkü halkları düşmanlaştırmadan savaştıramayacaklarını biliyorlar. Biz de biliyoruz ki,bu savaş emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin savaşıdır ve bizim, onların savaşlarında dökecek tek damla kanımız yok.
Şimdi buradan onlara bir kez daha haykırıyoruz: Sizin kurduğunuz bu kanlı planları biz halklar bozacağız. Siz sindirmeye çalıştıkça daha çok çıkacağız sokaklara. Siz savaş senaryolarınızla bizi birbirimize kışkırtmaya çalıştıkça, biz size bileneceğiz. Yaptıklarınızın hiçbirini unutmadık, unutmayacağız! Siz de unutmayın: Emperyalistler, işbirlikçiler, 6. Filo'yu unutmayın!