Kölelik sisteminde çalıştırılıyoruz

Sendikalı olmak bize güç verdi. Biz sendikaya 4/C’yi, sendika bize sendikalı olmayı öğretti

GÜNCEL
Pazartesi, 3 Aralık 2012 (13 yıl 11 ay önce)

Alınteri: Kendinizden bahseder misiniz?
Güven Türkay: Ben TÜİK Antalya Bölge Müdürlüğü’nde 4/C’li olarak çalışmaktayım. Bizler, uygulanmakta olan güvencesiz çalışmanın en somut örnekleriyiz. Hükümetin ekonomi politikasına yön veren stratejik bir kurumun 4/C kölelik sisteminde çalıştırılmaktayız. Tekel işçileriyle gündeme gelen 4/C çalışma sistemi 1972 yılından beri TÜİK’te uygulanmaktadır. Bizler disiplin yönünden 657’ye, özlük ve sosyal haklar yönünden ise kölelik koşullarına tabiyiz.

Alınteri: TÜİK’te araştırılan konular üzerine anket yapıyorsunuz. Yaptığınız anketlerde özellikle neyi ortaya çıkarmaya çalışıyor, ne gibi sorular soruyorsunuz?
G. T: Bizler, TÜFE, ÜFE, Hane halkı, bütçe, yıllık sanayi anketleri, kısa dönem sanayi ve hizmet anketleri, satın alma gücü paritesi, yaşam memnuniyeti gibi birçok anketten sorumluyuz. Yaptığımız anketler çeşitlilik göstermektedir. Her anketin sorusu ve şekli farklıdır. Örneğin ben, fiyat istatistikleri takımında çalışmaktayım. Direkt olarak enflasyonu hazırlıyoruz. Pazardan, manavdan, marketten, esnaftan enflasyon sepetine giren maddelerin fiyat takibini yapmaktayız. Buna bağlı olarak aylık enflasyon oranları belirleniyor. Aldığımız veriler, asgari ücretin belirlenmesinde, emekli ve işçilerin maaşlarının hesaplanmasında; ülke ekonomisinin kalkınma programlarının belirlenmesinde kullanılmaktadır. Yani devletin resmi istatistik rakamlarını açıklayan kurumun emekçileriyiz.

Alınteri: Bir gazetede anketlerde “Yaşamınızdan mutlu musunuz?” diye sorduğunuzu okumuştum. Peki, TÜİK, sizin yaşamınızdan mutlu olup olmadığınızdan haberi var mı?
G. T: TÜİK aslında bizim mutlu olup olmadığımızı gayet iyi bilmektedir. Bunun özel olarak bizlere sormasına gerek bile yok. Sorunlarımızın ve taleplerimizin ne olduğunu defalarca TÜİK Bölge Müdürlükleri'ne ve kurum başkanlığına ilettik. Kurum önlerinde basın açıklamaları yaptık. Kadroya geçme davaları açtık. Kölelik koşullarında çalışanların mutlu olması düşünülemez. Kurum bunu gayet iyi bilmektedir.

Alınteri: TÜİK’teki çalışma koşullarından bahseder misiniz?
G. T: TÜİK çalışma koşulları kadroludan, sözleşmeliye, 4/C’liden taşeron işçiye uzanan bir zincirin halkasıdır. TÜİK’te esas olarak 4/C, minnet duygusunun teşekkürü olarak vücut bulmaktadır. Birçok arkadaşımız işinden olma kaygısı yüzünden susmaktadır. “Çok şükür bir işim var” duygusu insanüstü çalışmaya neden olmaktadır. Sizden akşamın geç saatlerine kadar çalışmanız, eve iş götürmeniz, fazla mesaiye kalmanız beklenmektedir. Her sene sonu imzaladığımız sözleşme gereği “işin bitmesi esastır” maddesinden dolayı resmi tatillerde bile çalıştırılabiliyoruz. Yıllık izinlerimizi toplu olarak kullanamıyoruz. Hatta çoğu zaman yıllık izinlerimizi iş yoğunluğundan dolayı kullanamıyoruz. TÜİK İzmir Bölge Müdürlüğü’nde çalışan BES üyesi arkadaşımız Evren Kayaş evlilik izni kullandığı için “performans yetersizliği” sebep gösterilerek işinden kovulmuştur. Kullandığı 1 haftalık evlilik izninde performans beklenmiş, sonucunda tazminatsız bir şekilde sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilmiştir. Kurumda performansa dayalı çalışma emekçileri bölmeye çalışmaktadır. Rekabetçi, piyasacı anlayış emekçiler arasında düşmanlık yaratmaktadır.

Alınteri: 4/C statüsü emekçilerden ne götürüyor ya da güvencesizlik çerçevesinde ne “getiriyor”?
G. T: 4/C statüsü emekçilerden koca bir ömür götürmektedir. Bu kurumdan emekli olan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımız daha düne kadar tazminat, emeklilik gibi haklardan dahi yararlanamadı. 4/C statüsü, “az maaş ve sömürüyle ne kadar çalıştırabilirim”in cevabı aslında. AKP Hükümeti'yle beraber güvencesiz çalışma koşulları gittikçe ağırlaşmaktadır Bugün 48 bin 4/C’li vardır. Maalesef bu arkadaşlarımızın çoğu da, bu koşulları yaratan hükümet sendikasına (Memur-Sen), onun kuyrukçusu faşizan oluşumlara itibar etmektedir.

Alınteri: TÜİK çalışanlarının sendikalı olma sürecini anlatır mısınız? Sendikalı olmanın getirileri neler oldu?
G. T: TÜİK çalışanları TEKEL işçilerinin direnişi sonucunda çıkarılan 4/C Kararnamesi'yle sendikalı olma hakkı kazanmıştır. O güne kadar 4/C meselesi hiçbir zaman ülke gündemine gelmemişti. Özelleştirilen kurumlarla beraber mantar gibi büyüyen hükümet sendikası yüzde 900 büyüyerek 4/C’li arkadaşlarımızı da etkisi altına almıştır. Sendikalı olma hakkı kazandığımız vakit arkadaşlarımız değişik sendikalara üye oldular. Bizlerse KESK’e bağlı BES’e üye olduk. İlk zamanlar çok sıkıntı çektik. TÜİK kurum olarak sendikayı bilmediği için sendikal izin vermeye, sendikal toplantı yapmaya, basın açıklaması yapmaya engel olmaya çalıştı. Verdiğimiz kadroya geçme mücadelesinin önünde diğer sendikalarla beraber durmaya çalıştı. Kurum önünde yapılacak basın açıklamasına engel olmak için kurum önünde arabalar çekildi, faşizan sendikanın temsilcileri terörle mücadele polislerini çağırdı. Her şeye rağmen emeğin kutsallığını bilen emekçi arkadaşlarımızla basın açıklamaları düzenledik. Kadroya geçme davaları açtık. Özlük ve sosyal hakların düzeltilmesi için tüm engellemelere rağmen başvurularda bulunduk.

Sendikalı olmak bize güç verdi. Biz sendikaya 4/C’yi, sendika bize sendikalı olmayı öğretti. Hak ararken arkamızda ve yanımızda duran gücü hissettik. Devletin asli ve sürekli işini yapıyor olmamızın kadroya geçmek için yeterli olduğunu öğrendik. Sendikayla beraber basında daha çok yer bulmaya başladık. İzmir’de işten atılan arkadaşımız için işe iade davası açtık, basın açıklamaları yaptık. Meclise Levent Tüzel aracılığıyla yazılı önerge verdik. Bağlı olduğumuz Kalkınma Bakanlığı'na “TÜİK’teki performans değerlendirmesinin ölçütü nedir?”, “TÜİK’te etek boylarının ölçüldüğü doğru mu?” gibi haklılığımızı gösteren sorular sorduk.

Alınteri: Güvencesizliğe karşı ilk adımınız sendikalı olmak, bundan sonrası için güvencesizliğe karşı, çalışma koşullarınız için ne yapmayı planlıyorsunuz? Sendikanızın önüne koyduğu bir plan var mı?
G. T: Sendikalı olmadan önce işimiz gerçekten çok zordu. Sadece yazılı basında takma adla yazılar yazdık. İki arkadaşımız 4/B’ye geçme davası açtı. TÜİK devletin kara kutusu kurumlarından birisi olduğu için sendikalı olduktan sonra da özlük ve sosyal haklar açısından bir düzelme olmamıştır. Diğer kurumlarda benzer durumlarda olan 4/C’li, 50/D’li arkadaşlarımızla dayanışma içerisindeyiz. Ortak eylemler yapmayı planlıyoruz. Kalkınma Bakanlığı’nın Bütçe görüşmelerinin yapıldığı gün TÜİK önlerinde basın açıklaması yaparak kadro ve insanca yaşam talebimizi dile getirdik. BES olarak temsilciler kurulunda “güvencesizler komisyonu” oluşturmaya karar verdik. Birçok ilden gelecek arkadaşlarla beraber önümüzdeki günlerde toplanacağız. Bağlı olduğumuz Kalkınma Bakanlığı’na, TÜİK Başkanlığı’na özlük ve sosyal haklarımızın düzeltilmesiyle kadro talebimizi dilekçeyle iletmeyi düşünüyoruz.

Alınteri: Teşekkürler...
G.T: Ben teşekkür ederim.

[Alınteri'nin Aralık sayısından alınmıştır.]