Tutuklu öğrencilerin davası başladı

6 aydır tutuklu bulunan tıp öğrencilerinin duruşması Ankara Adliyesi'nde görülmeye başlandı

GÜNCEL
Çarşamba, 5 Aralık 2012 (13 yıl 11 ay önce)

tutuklu-öğrencilerSağlık öğrencileri, tutuklanmalarının üzerinden 6 ay geçmesine rağmen hala tutuklu bulunmakta ve öne sürülen gerekçelerle tam anlamıyla trajikomik bir durum sergilenmektedir.

Öğrencilerin karşısına çıkarılan suçlamalar: "Sağlık öğrenci komisyonları oluşturmak, yerellerde ücretsiz sağlık taraması yapmak, sağlıkta dönüşüm yasasına karşı çıkmak, arkadaşlarıyla yemek yemek, halkı sağlıkta dönüşüm yasasına karşı bilinçlendirmek, sağlıkla ilgili eylemlere katılmak" gibi absürd gerekçelerdir.

5 Aralık Çarşamba günü sağlık öğrencileri, doktorlar, öğretim görevlileri sabah saat 08.30'da Hacettepe Hastanesinin önünde buluşarak Ankara Adliye'sinde başlayacak olan davaya gitmek üzere yürüyüşe başladı.

Yürüyüş boyunca "Anadilde eğitim haktır satılamaz!", "Eşit parasız anadilde eğitim!", "Parasız sağlık, parasız eğitim!", "Yaşasın halkların kardeşliği!", "Tutuklu öğrenciler serbest bırakılsın!", sloganları atıldı. Yürüyüş sırasında çevrede bulunan insanlar alkışlarla desteklediklerini gösterdiler. Adliye önünde öğrencileri baklayen kalabalık bir kitle vardı, kitle Hacettepe'den gelen öğrencileri alkışlarla, zılgıtlarla karşıladı.

Yürüyüş kolu ve Adliye önündeki kitleyle birleştikten sonra "Kurtuluş yok tek başına ya hep bereber ya hiçbirimiz!" sloganı atıldı. Saat 10.00'a kadar konuşmalar yapıldı. Alanda SES Genel Başkanı ve üyeleri, KESK Genel Başkanı, yöneticileri ve üyeleri, CHP milletvekilleri, TTB ve ATO üyeleri de kitlesel bir şekilde yerlerini aldılar. Konuşmaların ardından saat 10.00'da başlayacak davayı izlemek için milletvekilleri, aileler, öğrenciler, sendika yöneticileri ve avukatlar mahkeme salonuna geçtiler.

Dışarıda kalan kitle sloganlar atarak içerdeki arkadaşlarına destek verdiklerini, yalnız bırakmadıklarını duyurmak için seslerini yükselttiler, halaylar çekildi. Duruşma başlarken arkadaşlarının özgürleşmesini isteyen sağlıkçılar bir sürü balonu havaya bırakarak özgürleştirdiler ve "Arkadaşlarımız bırakılana kadar buradan ayrılmayacağız" dediler. Alanda çocuklarıyla gelen öğrenci yakınları dikkati çekiyordu. Daha sonra basın açıklaması yapılarak mahkenmenin akışı beklenmeye başlandı.
Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz...

Basın açıklamasını aynen yayınlıyoruz:

Bizler bugün burada KCK Halk Sağlığı komitesine üye olmak suçlamasıyla yargılanıyoruz. Bu ve benzeri suçlamalarla yapılan operasyon ile toplumsal muhalefet susturulmaya, sindirilmeye çalışılmaktadır. Seçilmiş vekilleri, belediye başkanlarını, hukukçuları, basın emekçileri, kadınları, sendikal mücadeleyi ve öğrencileri kısacası toplumsal muhalefetin olduğu her alanı hedef almaktadır. Diğer bütün davalar gibi tıp öğrencileri davasının da tamamen sindirilme-susturulmaya yönelik bir siyasi davadır. Baktığımız zaman yapılan KCK operasyonların temelinde çözümsüz kalan ve kalmaya devam eden Kürt sorunu vardır. Bugün hala çözümsüzlükte ısrar ve savaş politikaları Kürdistan ve Türkiye'de başta sağlık olmak üzere hayatın bütün alanlarını tahrip etmektedir.

Sağlığın olmazsa olmazı barıştır. Toplumsal barışın ve özgürlüğün olmadığı bir yerde sağlıkta, sağlıklı olmaktan bahsedilemez. Bunun bilincinde olduğumuz için bunun mücadelesini yürütüyoruz ve bugün bu sebeple 13 arkadaşımız tutuklu bulunmaktadır. Bizlerde tutuklu bulunan arkadaşlarımızda bunların tamamen siyasi davalar olduğu ve mahkemelerin vereceği kararların da siyasi olacağını aynı zamanda diğer tüm operasyonların bir parçası olduğunun bilincindeyiz.

Yaptığımız şeyin iktidarı ve itaatkar kesimleri rahatsız ettiğinin bilincindeyiz. toplumun en vazgeçilmezi, sağlığı, cemaat sermayesine peşkeş çekerek her yerde emek sömürüsü ve itaati dayatmak muhalifleri susturmaya-sindirmeye çalışmaktadır. Fakat bunu kabul etmediğimizi-etmeyeceğimizi buradan yeniden söylemek istiyoruz.

Sağlığın metalaştırılıp kapitalist üretim-tüketim sarmalına alındığı ve bu yaklaşımın kesin doğruymuş gibi tartışıldığı bir ortamda geleceğimize ve toplumsal sağlığa dair söz söyleye bilmek ve bize dayatılan bu yanılsamayı reddetmek üzere kuruyoruz cümlelerimizi. Hekim merkezli, piyasacı, cinsiyetçi, uzlaşma odaklı sağlık eğitimini reddediyor, bunun yerine kollektif, kampüslere hapsedilmemiş, toplumla iç içe ve toplumun sorunlarını da kapsayan anadilde bir sağlık eğitimi anlayışını savunuyoruz. Aynı zamanda eşit, parasız, ulaşılabilir ve evrensel nitelikte bir sağlık hizmeti olması gerektiğini düşünüyoruz. Sağlığın metalaştırılmasına, bir tüketim alanı haline gelmesine şiddetle karşı çıkıyoruz. Kısaca kapitalist, tüketimci sağlık anlayışı, neoliberal-performansa dayalı bir sağlık sitemi ve herşeyi nesneleştiren, hiçleştiren kapitalist bakış açısını kabul etmiyoruz ve bunun mücadelesini bizden öncekiler gibi yürütüyor ve bundan sonrada yürüteceğimizi söylüyoruz.

tutuklu-öğrenciler

tutuklu-öğrenciler

tutuklu-öğrenciler

Saat 13.30'daki aradan sonra Bihat Şimşek, Perişan Akan, Mustafa Akın, Mehmet Aydın, Ahmet ve Mustafa Karakurt isimlitTıp öğrencilerinin anadilde savunma talebinde bulundukları bildirildi. Bu sebeple savunmaları diğer savunmalardan sonraya alındı.
Mahkeme salonunda savunmalar genel içeriği heyete sağlık hakkı dersi verilircesineydi. Sağlık hakkının toplumsal boyutları hemen tüm savunmalarda işleniyordu. Anadilde sağlık hakkı bütün savunmaların içeriğinde yer alıyordu.

Anadilde savunma talebi bildirildiğinde iddia makamı alışılagelenin aksine bu talebi doğrudan reddetmedi. Bu talebin meclis alt komisyonlarında şu an görüşülmesinden ötürü heyetin karar vermesi gerektiğini ifade etti. Bunun üzerine mahkeme heyeti duruşmaya 5 dakikalık ara verdi.

Aranın ardından açıkladıkları karar parlamentodan henüz böyle bir yasa geçmediği ve mevcut yasanın mahkeme heyetini haklı kıldığıydı. Böylelikle anadilde savunma hakkı heyetin oybirliğiyle vardığı karar sonrasında reddedildi. Avukatlar bunun üzerine bu "bu savunma yapmayacağız anlamına gelmiyor" ifadesini kullandılar.

Mahkemedeki genel gözlem 13 arkadaşın serbest bırakılacağı yönünde. Salondaki son durum ise öğrenci arkadaşların savunmalarının sona erdiği ve avukatların savunmalarına başladıkları yönünde. Dışarda Ankara'nın ayazında ise halaylar sürmeye devam ediyor. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

13 arkadaş tahliye edildi.