Desan direnişinde tutuklanan Limter-İş Başkanı Cem Dinç ve Eğitim Uzmanı Kamber Saygılı ile ilgili olarak 17 Haziran günü Taksim'de bir eylem yapıldı. Yapılan eylem sendikal bürokrasi çukurunun resmini bir kez daha çekti. Eyleme Limter-İş Sendikası'nın bağlı olduğu DİSK'ten, ne Genel Merkez düzeyinde, ne de üye sendikalar düzeyinde hiçbir katılım yoktu.
Eyleme sendikalar bazında, Belediye-İş İstanbul Şubeleri “Yolsuzluk ve Yoksulluğa Hayır” pankartı, Deri-İş Tuzla Şubesi de flamaları ile katıldı. Bunun dışında KESK'e bağlı kimi sendikaların şube yöneticilerinden bireysel katılımlar oldu.
Kapitalizmi seven, serbest piyasa ekonomisinden yana olan sendikal bürokrasi militan mücadelelerden her zaman nefret eder. Bu sebepten sendikal bürokrasinin bu tutumunda da, bu tutumu 15-16 Haziran direnişinin 36. yıldönümünde sürdürmelerinde de şaşıracak bir şey yok.

Eylem Galatasaray'da, “15-16 Haziran Rüzgarı Tersanelerde Esiyor Tutuklanan Sendikacılarımız Serbest Bırakılsın / Limter-İş” pankartının arkasında toplanan tersane işçileri ve destekçilerinin saat 12:00'de yürüyüşe geçmesiyle başladı. İstiklal Caddesi üzerinden devam eden yürüyüş Taksim Gezi Parkı merdivenlerinde son buldu.
Eyleme, atılan sloganlardan taşınan dövizlere, basın açıklamasına kadar sınıfın birçok temel sorun ve talebi rengini verdi:
- Tutuklanan sendikacılar serbest bırakılsın
- TMY geri çekilsin
- Taşeron sistemine hayır
- Polis terörüne son
Tersane işçileri kölece çalışma koşularıyla iş cinayetlerine kurban verdikleri işçi arkadaşları yanında ölümsüzleri Süleyman Yeter'in de resimlerini taşıdılar.
Basın açıklamasının okunmasının öncesinde 15-16 Haziran şehitleri için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Okunan basın açıklamasının ardından Belediye-İş İst. Şubeleri ve Tuzla Deri-İş de basına bir açıklama yaptılar.
Basın açıklamasında, eğitim uzmanını devrimci sendikal harekette şehit vermiş bir sendika olarak Limter-İş'in tutuklama saldırısıyla mücadeleden döndürülemeyeceği vurgulandı.