19-22 Aralık Katliam ve direnişinin 12. yıldönümünde bir kez daha sokağa, eyleme, hesap sormaya!
Yirmiye yakın hapishanede, devrimci tutsakları F tipi hücrelere hapsetmek için kimyasal silah ve gazlarla gerçekleştirilen 19- 22 Aralık katliamında ölümsüzleşenler 19 Aralık günü yapılacak eylemlerle birkez daha anılacak.
Bu saldırıyı sadece içerde tutsak olan komünist ve devrimcilere dönük bir saldırı olarak görmek, tanımlamak kelimenin tam anlamıyla “ağaca bakıp/odaklanıp/takılıp arka plandaki ormanın görülmemesi”dir. F tipi saldırıları ile içerideki komünist ve devrimciler nezdinde bütün bir topluma deli gömleğinin giydirilmesi hedeflendi. Üstelik bu tarih boyunca hapishaneler üzerinden gerçekleştirilmeye çalışılan politikalarla aynı kumaştan bir deli gömleğidir. Burjuvazinin evrensel boyutlarda kullandığı tecrit politikası, neoliberal birikim politikalarının daha bir pervasızca hayata geçirilmesi için vahşilik sınırlarını aşan kanlı bir korku mesajıdır.
Komünist ve devrimci tutsakların tecritle derin bir yabancılaşma ve çözülme içine sürüklenmeleri hedeflendi. Fakat tüm tarihsel deneyimler de gösteriyor ki devrim idealiyle bütünleşmiş insan, cezaevi duvarlarına da o duvarları daha bir daraltan tecrite de teslim olmamış, bundan sonra da olmayacaktır. Burada asıl sorun bunun ötesinde o duvarsız gibi görünen dışardaki hayatları kafeslere kapatmaktır. F tipi korkusuyla kendi içlerine büzmek, kapana kısılma korkusuyla terbiye etmektir!